Rahat çalışabilmek adına küçük bir ev kiralayıp atölyeye dönüştüren Irak, eserlerini sosyal medyada sergiledi, muhafaza edecek yerinin azlığı ve talebin yoğunluğundan dolayı eserlerini satmaya başladı. Osmanlı zamanın da inşaları rehabilite etmek için önerildiğini söyleyen Kadir Irak, günümüzde de eserlerine olan ilgiden oldukça memnun. Tek sorunları ise filografinin zanaat olarak kabul edilmesi. Diğer sanatçılarla iletişimde olduğunu söyleyen Irak, Kültür Bakanlığı’na gerekli başvuruları yapacaklarını belirterek, “Filografi sanatı ahşap bir zemin üzerine kadife, deri gibi bir nesnenin giydirilip üzerine çiviler çakıldıktan sonra, desene göre belli tekniklerle bu tellerin çiviler arasından geçirilmesi sanatına biz filigrofi diyoruz. Filografi Osmanlı zamanında ruhsal sıkıntısı olan insanlar, bu insanları rehabilite etmek için de kullanılmış. Filografi zanaat olarak geçiyor. Bir desen üzerinde çalışma yaptığımız için kendimiz bir şey üretmemiş gibi gözüküyor, Kültür Bakanlığı tarafından geleneksel el sanatları statüsüne alınmamış. Bizim bu konuyla ilgili çalışmalarımız var” diye konuştu.

“İnce işlere karşı merakım var”

Kısa sürede kendini geliştirmesi hakkında konuşan Kadir Irak, önceden beri ince işlere ve el sanatlara ilgisinin olduğunu belirterek, filografi sanatın da aldığı yolun bu işe olan ilgisinden kaynaklı olduğunu dile getirdi. Kadir Irak “Aslında ben makine teknisyeniyim. Bir yerde bu çalışmayı gördüm, beni çok cezbetti. İnternet üzerinden araştırdım, bir buçuk hafta içerisinde çalışmalarıma başladım. İnternet üzerinden öğrencim oldu, onlarda pazar günleri ders veriyorum. Ben herhangi bir yerde bu konuyla ilgili kurs almadım. Kendim sosyal medya üzerinden öğrendim. Biraz da insanın bu işe yatkınlığı önemli. İnce İşlere karşı merakım var” dedi.

Editör: Haber Merkezi