Eskişehirspor süper lige adım attığı günden bu yana ligde dört kez karşı karşıya geldiği G. Saray ile sadece bir kez berabere kaldı, üç kez de rakibini mağlup etmeyi başardı.
Geçtiğimiz yıl 4-2 ve 1-0’lık sonuçlar ile rakibini sürklase eden Eskişehirspor dünde G. saray’ı öyle bir oyundan sonra yendi ki herkesin dili tutuldu.
Şimdi bugünkü İstanbul gazetelerinin köşelerinde Eskişehirspor’un bu başarısından, oynadığı oyundan çok G. saray’ın yapamadıklarını okuyacaksınız.
Koray Arslan’ın kim olduğunu değil, Jo’nun, Keıta’nın, Servet’in, Caner’in, Santos’un, Arda’nın neleri yapamadıklarını yazacaklar..
Daha düne kadar G.Saray forması giyen Volkan’ın, Ümit Karan’ın esami listesindeki yerinden başka belki ismini bile görmeyeceksiniz. Alper Potuk’u, Sezer Öztürk’ü anlatmayacaklar.. Rijkaard nerede hata yaptı, hakem maçı nasıl yönetti hep bunları gündemlerine taşıyacaklar..
En iyisini ben size anlatmaya çalışayım.. 11 yürekli adam dün sahaya çıktı Arslanlar gibi mücadele etti, rakibine bir buçuk pozisyon verdi ve sahadan alnının akıyla, anasının ak sütü gibi helal üç puanı alıp “Ben bir efsaneyim!” hatırlatmasında bulundu.. 1970’lerden esintiler sunarak.
Taraftara gelince, onlar zaten rüştlerini sadece bugün değil her zaman ispat ediyorlar.. Bir alkışta maçın hakemine.. Bülent Yıldırım dün bir ara bocaladıysa da.. görevini iyi yaptı..