HABER AKIŞI

Tam da budur; dijital zehir….

 Tarih: 10-10-2019 11:55:47
Mehmet Göktekin

Teknoloji insan hayatında özellikle de 21’inci yüzyılın ilk çeyreğinde olmazsa olmazlardan biri haline dönüşmüştür… Bizim neslin çocukları masallarla, hatta “ocak başı masalları” ile büyümüş, ardından gelen 20’inci yüzyılın son kuşağı ise televizyon kuşağı olarak hayata merhaba demiştir… Ocak başı masallarını dinleyerek büyüyen kuşağın muhakeme yeteneği ve hayal dünyası ve gücü aslında önce televizyon kuşağını, ardından da teknoloji kuşağına yol ve vizyon açmıştır…  Ocak başı masalları kuşağı eğer bugünleri öngörebilseydi, belki de daha temkinli davranabilirdi… Bir ölçüye kadar televizyon kuşağını da normal karşılamak mümkün… Ancak teknoloji kuşağı için iki büyük tehlike var… Birincisi bu teknoloji dediğimiz şeyin bugünden yarına eskimesi ve en kötüsü bizim ülkemiz çocukları için ciddi bir bağımlılık tehdidi oluşturması… Bağımlılık hikayesine çözüm aranıyor…. Özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler kuşağının nesillerini tehdit eden dijital zehire karşı alınmak istenen önlemler olsa da bu konuda çok ciddi sıkıntılar bizi beklemektedir. Çünkü teknoloji üretenler, teknolojinin tüketilmesi karşısında adeta ellerini ovuşturmaktadır. Onlar teknolojiyi gelişim ve değişim alanında kullanırken biz toplumsal bir felaketle karşı karşıyayız…

+++

YAŞ ORTALAMASI SÜREKLİ DÜŞÜYOR

Elindeki cep telefonu ile ilgilendiği kadar yemekle, içmekle, anne-babasıyla ilgilenmeyen bir kuşağımız var.  Sosyal medya bağımlısı olmuş bu kuşağın yaş ortalamalı nerede ise 3 yaşa kadar indi. Anne babalar, çocukları sussun, kendilerini rahatsız etmesin diye çocuklarının ellerine kendilerinin tutuşturdukları android sistemlerin nelere mal olduğunu daha yeni yeni fark ediyorlar… Bu durumu Anadolu Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Şafak Ertan Çomaklı şöyle tanımlıyor, “Dijital Zehir uyuşturucu kadar tehlikeli!” Oyun ve sosyal medya üzerine kurulu “dijital zehir” platformu ile ilgili Anadolu Üniversitesi’nin SODİGEM vasıtayla yaptığı çalışma bugün pek anlaşılmamakla birlikte yakın gelecekte çok önemli verilerle tehlikenin boyutunu hepimize öğretecek. Tüketen toplum değil de üreten toplum olsak mesele yok… Ama teknolojiyi kullanmakla, üretmek arasında dağlar kadar fark var.

+++

ÜRETEN TOPLUM OLMALIYIZ

Teknoloji çağımızın olmazsa olmazlarından birisidir. Teknoloji elbette satın alınabilir ancak teknolojiyi kıyısından, köşesinden üretmiyorsanız sadece tüketici olarak kalırsak tehlikenin büyüklüğü daha da artıyor. Bugün üretemediğimiz teknoloji tıpkı yerli ve milli otomobil meselesi gibi bundan belki 10-20 yıl gibi süre sonra karşımıza farklı bir sorun olarak çıkabilir… Teknoloji üretebilecek zeka üstünlüğüne sahip bir neslin olduğunu hepimiz biliyoruz… Önümüzdeki kuşağı dijital zehirden  dijital teknoloji üreten nesle evrilmesi konusunda sağlıklı adımlar atabilirsek ki atmalıyız bugünkü dezavantajımızı  çevirebiliriz… Bugün karşı karşıya olduğumuz tehlikeyi pozitif enerjiye çevirme konusunda sadece SODİGEM’in çabaları yetmez. 

Bu çabalara yenilerini eklemek ve toplumsal uyanış fırsatını iyi değerlendirmek için olmazsa olmazlarımızdandır. Eminim bu yazıda bugün güçlükle fark edilen ve gündemin ancak alt sıralarında yer bulan SODİGEM araştırma sonuçları gibi çok fazla dikkate değer bulunmayacaktır. Ancak hakikatle yüzleştiğimiz de birileri dönüp “sahi siz ne demiştiniz?” sorusunu sormak zorunda kalacaklar. Umarım ben ve benim gibi düşünenler yanılır…

HABER ARŞİVİ
Yukarı