HABER AKIŞI

Yılda bir gün değil her gün “gazeteci dostu” olunsa

 Tarih: 11-01-2020 12:30:00
Vedat Alp

Türkiye’de “özel gün bolluğu” var.

“Özel gün sahibi olmayan yok” dense olur…

10 Ocak da gazetecilere tahsisli özel bir gün…

“Çalışan Gazeteciler Günü” olarak tanımlanıyor.

Kutlamalar bir gün öncesinden başladı, dün de doruk noktaya ulaştı.

Mesajlar, açıklamalar, kahvaltılar, yemekler ve daha neler… Bir biri arkasına sıralanıyorlar.

Çakışanlar da oldukça fazla…

Gazeteciler tercih yapmakta zorlanıyorlar.

Organize edenler gazeteci örgütlenmeleri falan değil… Saymaya kalksak uzunca bir liste oluşur. Onun için gerek yok.

“Gazeteci dostları” diyelim…

İki güne sığdırılanlara bakınca “ne de çok gazeteci dostu varmış” dememek elde değil…

Keşke gerçekten öyle olsa…

Yılda bir kere gösterilen “gazeteci dostluğu” yılın her gününe yayılsa keşke…

Ama ne gezer…

Dedik ya, gün kutlayanlar gazeteciler değil…

Nasıl olsunlar ki?

Gün kutlayacak halleri yok.

Anti demokratik engeller saymakla bitirilecek gibi değil…

Özgürce gazetecilik yapma olanağı yok.

Hemen herkes “basın özgür olmalı” diyor da, özgüllüğün önündeki engelleri kaldırmayı aklının ucundan bile geçirmiyor.

Tam aksine sözde “basını özgürleştirme” adına yeni engeller çıkartılıyor.

İşin kötüsü tek engel antidemokratik yasalar değil…

Onun yanı sıra bir de sahip olunan makamların gücü ile konulan fiili engeller var.

İster yerelde isterse genelde olsun hiç fark etmez… “Makam gücü” olanlar arasında “eleştiriye tahammül” diye bir şey söz konusu bile değil…

En küçük bir eleştiri ile karşılaşmaya görsünler… Makamın verdiği gücü sonuna kadar kullanıyorlar.

Hani şaka ile “gazeteciyle iyi geçinmek gerek” denilir ya…

Tam tersine…

Gazeteciler “makam gücüne sahip olanlar ile iyi geçinmek” zorunda bırakılıyorlar.

Olacak şey değil…

Ne yazık ki, acı gerçek de bu…

Tespit etmek zor değil… Hemen burnumuzun ucundaki gelişmeler bakmak bile yeterli…

Bu konuda söylenecek daha çok şey var.

Ama neyse…

Gazetecilerin tek sorunu “yasal” ve “fiili” engeller de değil…

Ekonomik ve sosyal haklar açısından da tablo aynı…

Ekonomik güçleri her geçen gün biraz daha zayıflıyor.

Sosyal haklar derseniz budandıkça budanıyorlar.

Yıpranmadan indirime kadar dün var olan hakların büyük bölümü bugün yok.

“Ekonomik güçleri zayıf” dedik ya… Fatura hemen gazete sahiplerine çıkartılmasın… Onların durumu da ortada…

Eskişehir’deki yerel gazeteler arasında sahibine kazanç sağlayan yok.

Kazanç şöyle dursun “geliri giderini karşılayan” bile bulunmuyor.

“Destek görmeleri” şart…

Ama ne gezer…

“Destek” olarak tanımlanacak en küçük bir şey yok.

Tam aksine “köstek” üzerine “köstek” konuluyor.

“Resmi ilan” için “kalmadı” dense yeridir.

İşin kötüsü var olanları da kaldırma girişimleri var.

Bugün artık gazete sahibi olmak “dert sahibi olmak” gibi bir şey oldu.

Söylenecekler oldukça fazla…

Ancak sözü daha fazla uzatmaya gerek yok.

Gazeteci dünyasındaki tablo gözler önünde…

Neresinden bakılırsa bakılsın görülen renk kap kara…

Böylesi bir tablo varken gazeteciler nasıl gün kutlasınlar?

Kutlayamıyorlar elbette ki…

Kara tablo “değişmez” değil…

Elbette ki, değişebilir.

Bunun yolu da belli…

Uzun uzadıya tarif etmeye gerek yok…

Hani her yıl 10 Ocak’ta “gazeteci dostu” olup, gazeteciliğe övgü yağdıranlar var ya… İşte onlar gerçekten “gazeteci dostu” olsalar yeter…

O zaman tabloda karanın zerresi bile kalmaz

NOT: Yurt dışına çıkacağım için yazılarıma bir süre ara veriyorum. Görüşmek dileğiyle esen kalın…

HABER ARŞİVİ
Yukarı