ADD Eskişehir’den “Mutlak Butlan” tepkisi: “Demokrasi kurban edilmiştir!”
Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci, Kurban Bayramı sonrasında yaptığı açıklamada kamuoyunda tartışmalara neden olan “mutlak butlan” konusuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Avci, yaşanan sürecin herhangi bir siyasi partinin değil, doğrudan hukuk devleti, demokrasi ve millet iradesi meselesi olduğunu savundu.
Yazılı açıklamasında Kurban Bayramı’nı kutlayan Avci, bayram öncesinde gündeme gelen ve kamu vicdanında rahatsızlık yarattığını ifade ettiği gelişmelerin bayram boyunca da toplumun gündeminde kaldığını belirtti.
Avci’nin konuşması şöyle:
“Kurban Bayramı geride kaldı...
Tüm yurttaşlarımızın kurban bayramı kutluyoruz. Ancak bayram öncesinde ülkemizin gündemine taşınan ve kamu vicdanında derin rahatsızlık yaratan "mutlak butlan" olayı, bayram boyunca da milletimizin zihnini meşgul etmeye devam etti. Türk Milleti bir kez daha gördü ki mesele herhangi bir siyasi parti meselesi değildir. Mesele, doğrudan doğruya hukuk devletinin geleceği, demokrasinin saygınlığı ve millet iradesinin dokunulmazlığı meselesidir.
Bayram öncesinde ortaya çıkan tablo karşısında söylediğimiz sözü bugün daha yüksek sesle tekrarlıyoruz:
"BUTLAN ADIYLA DEMOKRASİ KURBAN EDİLMİŞTİR!"
Çünkü demokrasilerde meşruiyetin kaynağı millet iradesidir.
Çünkü Cumhuriyetin temeli millet egemenliğidir.
Çünkü Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesi, hiçbir gücün millet iradesinin üstüne çıkamayacağı gerçeği üzerine inşa edilmiştir.
Bugün yaşananlar yalnızca siyasi bir tartışma değildir.
Bugün yaşananlar, Cumhuriyetin temel değerlerinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
Tam da bu nedenle, bayram sonrasında milletimizin dikkatle üzerinde düşünmesi gereken konu şudur:
Türkiye'nin yaşadığı her kriz döneminde olduğu gibi bugün de çözüm kişilerin etrafında değil, ilkelerin etrafında birleşmektir.
Son günlerde Anıtkabir'e yapılan yürüyüşlerin ve verilen mesajların taşıdığı anlam da budur.
Anıtkabir'e yürümek yalnızca geçmişe saygı değildir.
Anıtkabir'e yürümek, Cumhuriyetin kuruluş ayarlarına dönme çağrısıdır.
Anıtkabir'e yürümek, hukukun üstünlüğünü savunmaktır.
Anıtkabir'e yürümek, milli egemenliğe sahip çıkmaktır.
Anıtkabir'e yürümek, "çare Atatürk'tedir" demektir.
Bizler Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi olarak çok iyi biliyoruz ki;
1919'da Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri nasıl milletin bağımsızlık iradesinin örgütlü sesi olduysa,
Atatürkçü Düşünce Derneği de bugün Cumhuriyetin, laikliğin, hukukun ve milli egemenliğin örgütlü savunucusudur.
Atatürkçü Düşünce Derneği, yalnızca bir dernek değildir.
Atatürkçü Düşünce Derneği;
Müdafaa-i Hukuk'un günümüzdeki vicdanıdır.
Kuvayı Milliye'nin günümüzdeki kararlılığıdır.
Cumhuriyetin yılmaz bekçisidir.
Bugün Türkiye'nin ihtiyacı daha fazla gerilim değil, daha fazla hukuk;
Daha fazla kutuplaşma değil, daha fazla demokrasi;
daha fazla kişiselleşme değil, daha fazla Cumhuriyettir.
Buradan tüm yurttaşlarımıza sesleniyoruz:
Cumhuriyeti savunmak bir siyasi tercih değil, bir yurttaşlık görevidir.
Milli egemenliği savunmak bir siyasi tutum değil, Cumhuriyet nesillerinin tarihsel sorumluluğudur.
Ve unutulmamalıdır ki;
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
Bu ilkenin istisnası yoktur.
Bu ilkenin alternatifi yoktur.
Bu ilkenin pazarlığı yoktur.
Bir çift mavi gözün ışığında;
hukuka,
demokrasiye,
Cumhuriyete,
ve tam bağımsız Türkiye idealine sahip çıkmaya devam edeceğiz.
YAŞASIN CUMHURİYET!
YAŞASIN MİLLİ EGEMENLİK!
YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE!”





