Sivri 2025 yılı bütçe kesin hesabı ile ilgili şu açıklamada bulundu;
“Bu belge bir muhasebe işlemi değil, bir yılın siyasi karnesidir. Gerçekleşenlerin belgesidir. Vazgeçişlerin defteridir. Bir yılın nasıl harcandığının, daha da önemlisi nasıl harcanamadığının tutanağıdır.
Sayın Başkan, bu belgede en çok geçen kelime “iptal” olmuştur. Müdürlüklerin önemli bir kısmı kendilerine ayrılan ödeneği kullanamamış; harcanamayan milyarlar, kimsenin haberi olmadan yıl sonunda kalemin ucunda iptal edilmiştir. Bütçe yapan irade ile bütçeyi uygulayan irade arasında bir uçurum görüyoruz”
Sivri konuşmasına şöyle devam etti;
“Daire Başkanlıkları 2025 yılında toplam 14.933.022.558,50 TL net bütçe ödeneklerinin yüzde 63,96’sını, tahmini bütçelerinin ise yüzde 70’ini kullandıkları anlaşılarak bazı daire başkanlıklarında gerçeklemenin tahmine yakın bazılarında tahminin üstünde bazılarında ise tahminlerin çok altında kalındığı anlaşılmıştır.
Örneğin; Tahmin edilen bütçelerde Kültür ve sosyal işler bütçesinin yüzde 93’ünü, toplu taşıma bütçesinin yüzde 91’ini, basın yayın bütçesinin yüzde 73’ünü, yol yapım işleri bütçesinin yüzde 72’sini, sosyal hizmetler bütçesinin yüzde 69’unu kullanmış iken makine ikmal bütçesini aşarak yüzde 109 bütçe kullandığı anlaşılmıştır. Bunun yanında şehir için öncelik arz eden Kentsel dönüşüm dairesi bütçesinin ancak yüzde 12,46’sını kullanabilmiş yüzde 87,54 ise iptal edilmiştir. Aynı şekilde imar şehircilik bütçesinin yüzde 31’ini kullanmış yüzde 69’u iptal edilmiş, emlak istimlak dairesinin bütçesinin ancak yüzde 36’sını kullandığı yüzde 64’ünün iptal edildiği, kent tarihi dairesinin bütçesinin yüzde 50’sinin kullanıldığı yüzde 50’sinin iptal edildiği, fen işleri dairesinin bütçesinin yüzde 51’ini kullandığı yüzde 49’unun iptal edildiği görülmüştür. Bunun anlamı kesinlikle planlama, bütçeleme, performans ve en önemlisi yönetim başarısızlığıdır. Algı ile belediye yönetilemez algı ile başarı yakalanamaz.
Sayın Başkan, bütçenin görünür yüzüne baktığımızda harcamalar var. Görünmeyen yüzüne baktığımızda kalemler var; kim için, ne için harcandığı belli olmayan kalemler. "Diğer hizmet alımları," "diğer tüketim malzemeleri," "hane halkına ekonomik amaçlı transferler." Bir yılda bu kalemlerin bazısı ikiye, bazısı dörde katlanmıştır. Hangi vatandaşa hangi kriterle, hangi mevzuata göre yapıldığının dökümü meclise hiçbir zaman getirilmemiştir. Buna biz görünür gizlilik diyoruz. Rakam vardır, ama hesabı yoktur.
Öngörüsüz ve güvenilir olmayan bilgi ile yapılmış olduğunu, gelirlerin fayda maliyet analizi yapılarak doğru kullanılması için acilen önlem alınması gerektiğini söylemiş idik. Geldiğimiz noktada kesin hesabınız bu tespitlerimizin doğruluğu ortaya çıkarmıştır.
Bu bütçede yatırımın izi solgun, hizmet alımının gölgesi ağırdır. Belediyenin harcamalarının en büyük kalemi müteahhitlik, müşavirlik, taşıt kiralaması ve benzeri dışarıdan hizmet alımlarına gitmiştir. Bir tarafta iptal edilen yatırım ödenekleri duruyor; diğer tarafta belediyenin asli işi olan hizmeti bizzat üretmek yerine, milyarlarca lirası dışarıdan satın aldığı bir tablo duruyor. Bu, bir belediyenin değil bir aracı kurumun harcama tablosudur.
Siz bütçe fazlası verdiniz değil mi, söz verdiğiniz yatırımlar nerede sayın başkan? Tüm yatırım sözlerinizi yerine getirerek mi bütçe fazlası verdiniz yoksa yatırımları başka baharlara sallayarak algı yönetimimi sergilediniz?
Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin gelirlerinin neredeyse tamamı, kendi cebinden değil, dışarıdan gelen kaynaktan oluşmaktadır. Belediyenin kendi varlığından, kendi hizmetinden ürettiği gelir cüzi kalmıştır. Elinizde milyarlarca liralık bir taşınmaz envanteri duruyor ama bu envanterden tahsil ettiğiniz kira, ecrimisil, işletme bedeli sembolik düzeydedir. Sahibi olduğunuz şirketler, gelir kapısı olmak şöyle dursun, bütçenin sırtında bir yük olarak durmaktadır. Bu, üreten bir belediye değildir; bekleyen bir belediyedir. Dışarıdan gelen parayı dağıtan, eline geçeni harcayan, gelir yaratmak yerine gelir tüketen bir belediyedir”
Sivri konuşmasını şöyle bitirdi;
“Sayın Başkan, biz AK Parti olarak bu belediyenin yönetimini sadece eleştirmiyoruz. Eleştirinin arkasında bir alternatif duruyoruz. Bu şehrin ihtiyacı slogan değil çalışmaktır; vitrin değil hizmettir; vaat değil teslim etmektir. Çünkü belediyecilik bir öğrenme yeri değil, bir hizmet yeridir.
Bu kesin hesabı bir muhasebe işlemi olarak görmüyoruz. Bunu vazgeçilen bir yılın resmî tutanağı olarak görüyoruz. Vazgeçtiğiniz her kalem, Eskişehirliye yapılmış bir borçtur. Bu borcun hesabını bir gün Eskişehirli vatandaşımız, sandıkta soracaktır”





