Sezer, şöyle devam etti:
“15 Temmuz; ezanımızın susturulamayacağının, bayrağımızın indirilemeyeceğinin, Türkiye Cumhuriyeti’nin teslim alınamayacağının bütün dünyaya ilan edildiği tarihi bir gündür. 15 Temmuz; bağımsızlığımızın, hürriyetimizin ve millî irademizin gerektiğinde can pahasına savunulacağını gösteren büyük bir direniş ve kahramanlık destanıdır. O karanlık gecede, milletimizin silahını yine bu millete doğrultan hainler; Türk milletinin vatan sevgisini, cesaretini, ferasetini ve sarsılmaz iradesini hesaba katamamışlardır. Tanklarla milletimizi sindirebileceklerini düşündüler. Uçaklarla irademizi kırabileceklerini zannettiler. Bombalarla devletimize olan bağlılığımızı yok edebileceklerini sandılar. Ancak unuttukları bir gerçek vardı: Karşılarında Türk milleti vardı.
Bin yıllık devlet geleneği vardı. Vatanı için canını ortaya koymayı şeref bilen kahraman bir millet vardı. Ay yıldızlı bayrağı uğruna gözünü kırpmadan mücadele eden milyonlar vardı. İşte o gece meydanlara çıkan aziz milletimiz sadece bir darbe girişimine karşı koymadı. Onlar çocuklarının geleceğine sahip çıktı. Onlar devletine sahip çıktı. Onlar Cumhuriyetimize sahip çıktı. Onlar şanlı al bayrağımıza sahip çıktı. Çünkü bu millet bilir ki devlet varsa huzur vardır. Millet varsa gelecek vardır.
Bayrak varsa bağımsızlık vardır. Vatan varsa umut vardır.
Kıymetli hemşerilerim Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin her zaman ifade ettiği üzere; mesele şahıslar değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin bekasıdır. Mesele makamlar değil, milletimizin birliği ve kardeşliğidir. Mesele günlük siyasi hesaplar değil, bin yıllık devlet mirasımızın güvenle geleceğe taşınmasıdır.
Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak dün olduğu gibi bugün de devletimizin yanında, milletimizin emrinde olmaya devam edeceğiz. Cumhur İttifakı olarak da ülkemizin bekası, milletimizin huzuru ve Türkiye’nin güçlü yarınları için cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan ve liderimiz sayın Dr Devlet Bahçeli beyfendinin emrinde kararlılıkla yürümeyi sürdürüyoruz. Bu birliktelik; millî iradenin üstünlüğünü, devletimizin güçlü yapısını ve ülkemizin istikrarını önceleyen bir anlayışın tezahürüdür. Çünkü bizim siyaset anlayışımızın merkezinde; Türk devleti vardır. Türk milleti vardır. Türk vatanı vardır. Türk bayrağı vardır. Kahraman şehitlerimizin emaneti vardır. Bu değerler pazarlık konusu yapılamaz. Bu değerler tartışmaya açılamaz. Bu değerler herhangi bir siyasi hesabın malzemesi olamaz. İşte bu sebeple her zaman ve her yerde: Ebed müddet devlet diyoruz.
Değerli hemşehrilerim; 15 Temmuz’u sadece anmak yeterli değildir. 15 Temmuz’u anlamak, ders çıkarmak ve gelecek nesillere aktarmak zorundayız. Çünkü ihanet farklı yöntemlerle ortaya çıkabilir. Farklı isimlerle karşımıza çıkabilir. Farklı görünümler altında kendisini gizleyebilir.
Ancak alcakların hedefi değişmez. Hedef; Türkiye Cumhuriyeti’nin birliğini, milletimizin kardeşliğini ve devletimizin gücünü zayıflatmaktır. Bu nedenle her zamankinden daha fazla birlik içinde olmak zorundayız. Daha fazla kenetlenmek zorundayız. Daha fazla kardeşlik hukukumuza sahip çıkmak zorundayız.
Bugün aynı zamanda 15 Temmuz vesilesiyle ülkemizin huzur ve güvenliği için ortaya konulan Terörsüz Türkiye hedefinin önemini de vurgulamak istiyorum.
Türkiye; terörün, şiddetin ve ayrıştırıcı anlayışların gölgesinden tamamen kurtulmuş, kardeşliğin, huzurun ve güvenin hâkim olduğu güçlü bir geleceğe yürümektedir. Bu hedef; büyük Türk milletinin birlik ve beraberliğini daha da güçlendirecek, devletimizin kudretini artıracak ve ülkemizin istikrarını daha da sağlamlaştıracaktır. Müreffeh, güçlü ve muasır bir Türkiye idealimiz; tarihimizden aldığımız güçle, geleceğe taşıdığımız büyük bir iradenin ifadesidir.
Değerli hemşehrilerim;
Eskişehir, tarih boyunca devletine sadakatiyle, vatanına bağlılığıyla ve millî duruşuyla örnek olmuş bir şehrimizdir. Millî Mücadele’de olduğu gibi,
Cumhuriyetimizin kuruluş sürecinde olduğu gibi, 15 Temmuz gecesinde de Eskişehir, vatan sevgisinin ve millî iradeye bağlılığın en güzel örneklerinden birini göstermiştir. Bu aziz şehir; Birlik ve beraberliğin şehridir. Sevginin, saygının ve Kardeşliğin şehridir. Türkiye sevdalılarının şehridir. Bizler bu kutlu mirasa sahip çıkacağız. Gençlerimize güçlü, güvenli ve müreffeh bir Eskişehir ve lider ülkemiz Türkiye ülküsünü bırakacağız. Şehitlerimizin emanetini daima koruyacağız. Gazilerimizin fedakârlığını hiçbir zaman unutmayacağız. Bugün burada bir kez daha kararlılıkla ifade ediyoruz: Türkiye Cumhuriyeti devleti ilelebet yaşayacaktır.
Türk bayrağı sonsuza kadar göklerde dalgalanacaktır. Türk milleti birlik ve beraberlik içinde olduğu müddetçe hiçbir güç bu devleti yıkamayacaktır. Hiçbir ihanet odağı milletimizin iradesini teslim alamayacaktır. Hiçbir karanlık hesap Türkiye’nin yükselişinin önüne geçemeyecektir. Çünkü biz büyük Türk milletiyiz.
Bu duygu ve düşüncelerle; Başta Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanımız için mücadele eden bütün kahramanlarımızı rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. 15 Temmuz gecesi şehadete yürüyen aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum.
Kahraman gazilerimize sağlık, huzur ve uzun ömürler temenni ediyorum. Rabbim devletimizi payidar, milletimizi aziz, bayrağımızı ebediyen semalarda dalgalanan bir değer olarak muhafaza eylesin. Birliğimiz daim olsun. Kardeşliğimiz kaim olsun. Terörsüz, huzurlu ve güçlü bir Türkiye idealimiz daim olsun.
Türkiye Cumhuriyeti ilelebet var olsun.
Hepinizi saygı, hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.
Sağolun varolun Allah’a emanet olun.”





