Adil ve eşit hizmet en temel ilkem

Belediye Başkanı seçildiğiniz günden buyana sahadasınız, sık sık Eskişehirli vatandaşlarla bir araya geliyorsunuz, vatandaşların yapmış olduğunuz çalışmalara tepkileri nasıl, size daha çok hangi yönde talep geliyor ve yoğun temponuzda sizi motive eden şey ne?

Makamdan daha çok sahadayım. Konuşuyorum, dinliyorum, notlarımı alıyorum. Merkez mahallelerimizden ilçelerimize, en uzak noktadaki her bir vatandaşımızın söyleyecek bir sözü olduğunu biliyorum. Tepkiler gayet olumlu. Çünkü yapacağımız projeleri onların görüşleri, istekleri ve talepleri ile oluşturuyoruz. Bu nedenle hemşehrilerimle seçim öncesi olan güçlü dayanışmamız giderek büyüyor. Taleplerde çeşitlilik çok ama genelde ekonomik zorluklar ilk sırada. Toplu ulaşım, yol, eğitim, yeşil alan gibi farklı ihtiyaç talepleri oluyor. Zaten Dengeli Kalkınma Modeli dediğimiz projelerimiz eksik olan ile fazla olanı bir dengeye getirmekle ilgili. Buna çok dikkat ediyoruz. Adil ve eşit hizmet en temel ilkem. Buna çok dikkat ediyorum. Beni motive eden ise hemşehrilerimin güveni, sevgisi ve desteği. Gücümü de bu şehre duyduğum aşktan alıyorum. Her yeni güne en büyük enerji kaynağım bu diyebilirim.

Eskişehir fark yaratacak

Eskişehir’i önümüzdeki 10 yılda nasıl bir şehir olarak görüyorsunuz?

10 yıl dedim ama uzun bir süre, sizin Eskişehir ile ilgili uzun vadeli projeleriniz olacak mı? Çünkü kısa süre içinde Ankara’da farklı görevlerde de olabileceğiniz kamuoyunda konuşuluyor. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?

Eskişehir’in geleceğini her yönden çok iyi görüyorum. Elbette yapılacaklar var. Ancak altyapıdan, üstyapıya, ulaşımdan sanayiye, kültür ve sanattan turizme, eğitimden sağlığa, tarımdan ticarete, havacılıktan raylı sistemlere her alanda bir fırsatlar şehri. Şehrimizi, gelecek 10 yıl ve diğer izleyen yıllarda yatırımcılar için yeni bir alan olarak görüyorum. Özellikle eğitim, turizm ve yüksek katmadeğere sahip ürünler konusunda fark yaratan illerden biri de Eskişehir olacak. Diğer yandan biz, projelerimiz kısa, orta ve uzun vadeli olarak oluşturduk. Adım adım ilerliyoruz. Her şey bir plan dahilinde devam ediyor. Zamanı geldikçe hayata geçiriyoruz. Ankara meselesine gelirsek…

Henüz yerel seçimin üzerinden 2 yıl bile geçmedi. Hemşehrilerim beni “Beş yıl Eskişehir’i sen yönet” diyerek görevlendirdiler. Ortada somut bir sonuç var. Ve ben sadece şehrime odaklanmış durumdayım. Verdiğim sözler var ve onları bir bir yerine getiriyorum. Elbette ki ben Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir neferiyim. Partim bir görev verir vermez bunlar tartışılır, konuşulur. Ama ben hemşehrilerimin bana verdiği göreve sadık kalarak beş yıl bu şehre hizmet etmek için çalışıyorum. O yüzden siyasi dedikodulara kapalıyım. İşimize bakıyoruz.

Birlik ve beraberlik beni mutlu ediyor

Bu dönemde en çok gurur duyduğunuz proje hangisi oldu?

Göreve geldiğim andan itibaren birçok projeyi hızlıca hayata geçirdik. Kent Lokantaları, parklar, yüzlerce kilometre yol, altyapı üstyapı, tarım, eğitim, spor yatırımları kısacası tek tek saysam röportajın tümünü kaplayabilir. Ama bir adım geriye çıkıp bakarsam şunu görüyorum. En büyük projem Eskişehir’in birlik ve beraberliğini güçlendirmek olduğunu düşünüyorum. Her konuya, her projeye Eskişehir’in Başkanı olarak yaklaştım. Asla siyasi bir gözle bakmadan, şehrimin menfaatine göre hareket ettim. Şu ana kadar beni en çok mutlu eden şey şehrimizde oluşan birlik ve beraberlik havasıdır. İşte bu sebeple de 2026 yılını Eskişehir Yılı ilan ettik.

Belediye başkanlığınız sürecinde sizi en çok zorlayan karar neydi?

Şunu yapmak istedim ama çok zorlandım dediğim bir karar olmadı. Çünkü her işi ortak akılla hayata geçmesini sağlıyorum. ‘Ben yaptım oldu’ mantığıyla hareket etmediğim için şu konudan dolayı zorlandım dediğim bir şeyle karşılaşmadım. İfade ettiğim gibi, bunun temelinde de şehri birlikte yönetme anlayışı var. Biz, kararları kapalı kapılar ardında değil, mümkün olduğunca paydaşlarla, meslek odalarıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla ve doğrudan hemşehrilerimizle birlikte almayı tercih ettik. Bu yaklaşım süreci zaman alsa da uzlaşma, tek başına karar vermekten her zaman daha meşakkatlidir. Ama asla vazgeçmeden, dayanışma içinde zor olanı yapmaya devam edeceğiz.

Merkezi hükümetin yerel yönetimlerle hareket etmesi hayati bir konu

Bazı çalışmalarda merkezi yönetimin de desteği gerekiyor. Bu konuda yeterli desteği alabiliyor musunuz?

Bazı çalışmalar gerçekten de yerel yönetimlerin imkânlarını aşıyor ve bu noktada merkezi yönetimin desteği büyük önem taşıyor. Biz, şehrimizin menfaatine olan her konuda iş birliğine açık olduk ve olmaya da devam ediyoruz. Teknik ve kurumsal düzeyde temaslarımızı sürdürdük, projelerimizi somut verilerle ortaya koyduk. Elbette her başvurunun aynı hızda ya da aynı kapsamda karşılık bulduğunu söylemek zor. Örneğin uzun süre onay bekleyen elektrikli otobüs konusu gibi. Zaman zaman beklediğimiz ölçüde destek alamadığımız alanlar da oldu. Ancak biz bunu bir polemik konusu hâline getirmek yerine, diyalog ve çözüm odaklı bir yaklaşım benimsedik. Çünkü burada mesele siyasi tartışmalar değil, bu şehirde yaşayan insanların ihtiyaçları. Özellikle iklim krizine bağlı şehrin yakın gelecekte yaşayacağı su sıkıntısı, yeni su kaynaklarına erişim ve kentsel dönüşüm konularında ne yazık ki gereken adımlar atılmıyor. Deprem gerçeği kapımızda. Merkezi hükümetin yerel yönetimlerle birlikte hareket etmesi çok hayati bir konu. Özetle bunu söyleyebilirim.

Ben Cumhuriyet Halk Partisinin bir parçasıyım

'CHP Eskişehir eski il başkanlarının belediye başkanları seçimlere karışmamalı’ gibi söylemleri oluyor zaman zaman. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Şunu unutmamak gerekiyor. Ben Cumhuriyet Halk Partisinin bir parçasıyım. Bu örgütün bir üyesi ve neferiyim. Elbette benim de görüşlerim, düşüncelerim var. Kongrelerimizi yaptık. O zaman da ifade etmiştim. Karışmakla, karıştırmayı karıştırmamak lazım. Kongreler sürecinde düşüncelerimi dile getirdim. Ancak bu isim seçilsin, bu seçilmesin gibi bir şeyin içerisinde olmadım. Bu şehrin Cumhuriyet Halk Partili Büyükşehir Belediye Başkanı olarak her zaman fikirlerimi söyler, en iyisi olması için çabalarım. Ancak bu asla örgütün, partimizin iradesine gölge düşürecek seviyede olmaz.

Düşüncelerini paylaşan kimseden rahatsız olunmamalı

Yine son günlerde CHP Eskişehir’de eleştiri ve önerilerde bulunan ve kendilerine Koca Çınarlar ismini veren bir gurup oluştu. Bu oluşumun birlik ve beraberliğe zarar verdiğini düşünüyor musunuz?

Cumhuriyet Halk Partisi demokrasiyi işleten, gücünü farklı düşüncelerin ortak hedefe yürümesinden alan köklü bir çınardır. Haliyle herkesin düşüncelerini özgürce dile getirmesinden doğal bir şey olamaz. Bu bir kişi olur, ya da bir araya gelen insanlar olur fark etmez. Partimizde hiç kimse birlik, beraberlik bozulsun diye adım atmaz. Kaldı ki Koca Çınarlar grubunun içinde partimize yıllarını vermiş çok değerli isimler var. Bir ve beraber olduktan sonra, hedefi şehrinin, ülkesinin ve partisinin iyiliği olduktan sonra düşüncelerini paylaşan kimseden rahatsız olunmamalı. Benim o konuda negatif bir bakışım yok. Olmaz da. Partililerimiz hür iradeleri ile çok sesliliği ve parti içi demokrasinin gereğini yerine getiriyorsa burada bir sorun olacağını düşünmüyorum.

Böyle bir hedefe destek verir, bu vizyonu paylaşırız

2026 Eskişehir Yılı projeleri lansmanınızda yapay zeka günleri düzenleyeceğinizi görmüştüm. Eskişehir milletvekili Fatih Dönmez Nisan ayında üç üniversite iş birliği ile yapay zeka zirvesi düzenleyeceklerini açıkladı.. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Evet, Sayın Bakan’ın bu açıklamasını duydum. 2026 Eskişehir Yılı projelerimiz arasında Yapay Zekâ Günleri etkinliği olacağını duyurduk. Çalışmalar sürüyor. Asıl amacımız bir etkinlik yapmaktan çok, Eskişehir’in yapay zekâ teknolojileri için öncü bir şehir ve merkez üssü olması konusundaki vizyonumuzdu. Bu etkinliği böyle bir strateji üzerine tasarlamıştık. Şimdi yine 2026 Eskişehir Yılı içinde, üç üniversitemizi de kapsayan böyle bir zirve düşünülmüş ve duyuruluyor olmasını memnuniyetle karşıladık.. Demek ki böyle bir vizyonu ortaya koymakta yalnız değilmişiz diye düşündük. Böyle bir zirvenin Eskişehir’de, üstelik 2026 Eskişehir Yılında yapılacak olması bizi heyecanlandırdı. Bizim kamuoyuna yılbaşında yaptığımız çağrı tam da bunun içindi. Bu yıl sadece Büyükşehir’in değil, şehrin tüm bileşenlerinin katkı sağlayacağı büyük bir hikayeye dönüşebilir böylece. Üretken yapay zekânın en heyecan verici günlerini yaşıyoruz. Fırsatları, riskleri ve potansiyeliyle bu teknoloji tıpkı elektrik, internet gibi bir altyapı teknolojisi olacak. Neden Eskişehir, Türkiye’de bu teknolojinin merkez üssü olmasın. Öğrenci kenti olmamız, bilim şehri olmamız ve Türkiye’nin en yaşanabilir şehirlerinden biri olarak öne çıkmamız bizi cesaretlendiriyor. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak böyle bir hedefe destek verir, bu vizyonu paylaşırız. Zaten Yapay Zeka Günleri etkinliğimizin amacı da buydu.

Son olarak ne söylemek istersiniz?

Sizlerin aracılığıyla bir kez daha 2026 Eskişehir Yılında şehrimizin tüm dinamiklerini birlikte hareket etmeye davet ediyorum. Güzellikleri paylaşalım, şehrimizin enerjisini tüm ülkeye yayalım. Açıkladığımız projelerle birlikte her fikre, her görüşe açık olduğumuzu belirtmek istiyorum. Son olarak bizlere inanan, güvenen tüm hemşehrilerime sevgi ve saygılarımı iletiyor; çalışmaya, üretmeye ve geleceği birlikte inşa etmeye devam edeceğimizi vurgulamak istiyorum.

Keyifli söyleşi için de şahsınızda Şehir Gazetesi ailesine teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

Kaynak: Haber Merkezi