“Unutulan deprem, bitmeyen risk”
Konuşmasına deprem gerçeğiyle başlayan Genç, 6 Şubat depremlerinde yaşanan büyük kayıplara rağmen toplumun ve yöneticilerin zamanla bu tehlikeyi gündemden düşürdüğünü söyledi. Depremin Türkiye’nin değişmeyen bir gerçeği olduğuna vurgu yapan Genç, bu konunun siyasi tartışmaların ötesinde ele alınması gerektiğini dile getirdi. 1999 ile 2023 yılları arasında toplanan deprem vergisinin 89,1 milyar TL olduğunu hatırlatan Genç, aradan geçen zamana rağmen 271 bin vatandaşın hâlâ konteynerlerde yaşamaya devam ettiğini ifade ederek, “Toplanan kaynağın sahadaki karşılığı yok” dedi.
“İlk günlerin hesabı hâlâ verilmedi”
Depremin hemen ardından yaşanan koordinasyon sorunlarına da değinen Genç, bazı can kayıplarının net şekilde açıklanamadığını, enkaz altından çıkarılamayan vatandaşların olduğunu söyledi. Bu nedenle deprem konusunun siyasi polemiklerden uzak, somut ve şeffaf çözümlerle ele alınması gerektiğini vurguladı.
“Rezerv alanlar kime, ne için?”
Rezerv alanların TOKİ’ye devredilmesini eleştiren Genç, bu alanların kentsel dönüşüm amacıyla planlandığını ancak satışa çıkarılmasının kamuoyuna açıklanmadığını ifade etti. Eskişehir özelinde ise fay hatlarının net olarak belirlenmemiş olmasının ciddi bir risk oluşturduğunu dile getirdi. Genç, Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin yıllardır gündemde olan deprem riskine dikkat çekerek, bu konuda somut bir adım atılmadığını söyledi.
“Yetki sizdeyse, sorumluluk da sizde”
Kentsel dönüşümle ilgili yapılan açıklamalara da değinen Genç, yetkinin merkezi yönetimde olduğunu hatırlatarak, “Yetki kimdeyse, sorumluluk da ondadır. Buyursunlar, yapsınlar” ifadelerini kullandı. Fotoğraf çekerek ya da açıklama yaparak çözüm üretilemeyeceğini vurgulayan Genç, çevre yolu ve Seyitgazi yolu gibi projelerin de takipçisi olacaklarını söyledi.
“Tasarruf kime, harcama kime?”
Kamu kaynaklarının kullanımına yönelik eleştirilerde de bulunan Genç, Adalet Bakanlığı’na tahsis edilen bir alanda bina yapılması gerekirken otopark olarak kullanıldığını, Eskişehir Adliyesi’nin ise beş ayrı binaya bölünmesinin ciddi bir kira yükü oluşturduğunu dile getirdi. Tasarruf genelgelerine rağmen bakanlık bütçelerinde açıklar oluştuğunu belirten Genç, Ramazan ayında düzenlenen iftar programlarının tasarruf gerekçesiyle eleştirilmesini de doğru bulmadıklarını ifade etti.





