Ektaş açıklamasında şu ifadelere yer verdi, “Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün katılımıyla 1932 yılında düzenlenen I. Türk Dili Kurultayı’nın açılış günü olan 26
Eylül’ü, her yıl “Türk Dil Bayramı” olarak kutluyoruz. Yarın da 94. Türk Dil Bayramını kutlayacağız.
Türkçe, ilk kez Karamanoğlu Mehmet Bey’in 1277 yılındaki fermanıyla resmi dil olmuştur. Ardından 1876 Anayasasıyla Osmanlı İmparatorluğu da Türkçeyi resmi dil olarak benimsemiştir Cumhuriyetin Kuruluşu ile de 1924 Anayasasından itibaren Türkiye Cumhuriyetinin Resmi Dili Türkçe olmuştur.

Cumhuriyetle birlikte Türk Milletini kültürel, sosyolojik ve siyasi yönden yeniden inşa eden Mustafa Kemal ATATÜRK, 'Türk dilini de, Türk milletinin kalbi, zihni' olarak görmüş, dilin Milletin birliği noktasındaki önemini bildiğinden Türk Dili araştırma, geliştirme ve yaygınlaştırma etkinliklerine büyük önem vermiştir. Daha 1932 Yılı Türk Dil Kurumunu kurmuş ve hemen akabinde Türk Dili Kurultaylarını başlatmıştır.

Türkçe, sadece resmi değil ulusal dilimizdir. Milli dil, bir milletin kimliğini ve kültürünü yansıtan ana dildir. Milleti bir arada tutan en önemli milli birlik yapı taşıdır. Milli dil, kurucu olan milletin egemenlik hakkının göstergesidir. Resmi dil ise, bir devletin şekilsel, hukuksal yazışma dilidir. Anayasamızda Resmi Dil olarak ifade edilse de Türkçe; ATATÜRK’ün ifadelerinde yer verdiği şekliyle ve Anayasamızda yer alan tek millet kavramıyla birlikte değerlendirildiğinde bizim ulusal(milli) dilimizdir.

Türklerin bağımsız karakteriyle uyuşan Türkçe; Türk’ün olduğu her coğrafyada ses bayrağı şeklinde dalgalanmaktadır. Bugün itibarıyla Dünyada 250 milyon civarında insan. Türk Dil ailesinden olan bir dille konuşmaktadır. Bu haliyle Türkçe, dünyada en fazla konuşulan 5. dildir.

Türkçenin hakimiyetinin ve güçlü kültürel yönlerinin farkına varanlar masum bir talep gibi sunulmaya çalışılan “ana dilde” eğitim tuzağıyla Milli birliğimizi tehdit etmeye çalışmaktadırlar. Özünde milli dilimiz, Anayasal olarak da resmi dilimiz olan Türkçe üzerine hamle yapılmak istenmesi dil üzerinden birliğin hedef alındığının ispatıdır”


Ektaş açıklamasına şöyle devam etti,

“Türk Milleti, Anayasa değişikliği yapılarak Türkçe dışında eğitim ve öğretim yoluyla etnisiyetinin önünü açacak “kurnazlığa” izin vermemekte, bu dayatmayı kabul etmemektedir. Milli dilimizin karşı karşıya kaldığı diğer bir saldırı da sokaklarda, caddelerde, televizyon ekranlarında, sosyal medya platformlarında sarmaşık gibi her yerimizi saran yabancı dil içerikli tabelalar, afişler, tanıtımlar. Günlük hayatımızda kullandığımız bir çok alanda, sanki Türkiye de değil de İngiltere’de, Amerika da yaşıyormuşuz gibi bir duyguya kapılmaktayız. Kültürel bir erozyon yanında dilimizi sarsan bu durum, gerek belediyelerin gerekse yerel yönetim birimlerinin umursamazlığı sonucunda gittikçe büyümektedir. Bu konuda da yasalarımızın gereğini yapmakla görevli kurum ve kuruluşlar görevlerini yapmalı, Türkçe dışında tabela, reklam, ilanlara izin vermemelidir. Yüce bir millet olarak geçmişten geleceğe yürüyüşümüzün en kıymetli değerlerinden olan dilimiz, zengin bir yapısı, tarihi ve her özelliği ile medeniyetimizin en büyük yapı taşlarından biridir. Özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin Türkçe’nin doğru kullanımı konusunda bilinçlendirilmesi, günlük hayatta kullandıkları Türkçe kelime dağarcığının arttırılması dilimizin korunması ve geliştirilmesi açısından çok önemlidir. Bu vesileyle, güzel Türkçemizi doğru ve bilinçli kullanan bütün kişi ve kuruluşlara teşekkür ediyor, Türkçemizin gelişmesine ve zenginleşmesine katkı sunması temennisiyle tüm vatandaşlarımızın Türk Dil Bayramı’nı kutluyoruz”

Muhabir: Ceren Atıcı