İddiaya göre, geçmiş yıllarda Kütahya ve Ordu'da benzer yöntemlerle vatandaşları mağdur ettiği öne sürülen M.A.Z., 2018 yılında Eskişehir'e geldi. Sicilinin bozuk olduğunu öne sürerek şirketleri ve ofisleri başkalarının ile aile fertlerinin üzerine açan şahıs, lüks rezidanslarda ofisler kiralayıp pahalı araçlarla güven tazeledi. Çevresindeki vatandaşlardan borç alıp gününde ödeyerek sağlam bir güven bağı kuran şahıs; arsa sahipleri, taşeronlar, inşaat işçileri ve gayrimenkul almak isteyenleri vadettiği projelerle ağlarına düşürdü. 2 Eylül tarihi itibarıyla eşi ve çocuklarıyla birlikte sırra kadem basan şahsa bir daha ulaşılamazken, yüzlerce mağdur ortada kaldı. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı'na koşan mağdurlar; 'nitelikli dolandırıcılık' ve 'güveni kötüye kullanma' iddialarıyla şikayetçi oldu.
"Eskişehir'de 200 milyona yakın maddi zarar var"
Şahıs tarafından yaklaşık 9 milyon TL zarara uğratıldığını ve savcılığa resmi şikayette bulunduğunu belirten emlakçı Furkan Taş, "Kendisini 2020'den beri tanırım. Sicilinin bozuk olduğunu söyleyerek şirketleri başka vatandaşlar üzerine açıyordu. Eskişehir'in lüks rezidansında ofis, annesinin üzerine emlak ofisi açtı. Hayatı zaten lüks içindeydi. İnsanlara borç alıp vererek güven oluşturuyordu. Ailece görüşüyorduk; 'Zora düştüm, tefecilerden kurtulmam lazım' diyerek beni ikna etti. Kredi kartımı kullandı, borçlandırdı. 2 Eylül günü bir baktık ki eşine, çocuklarına ve kendisine ulaşılamıyor. 9 milyon lira civarında şahsi zararım var. Toplamda ise esnaf ve arsa sahipleri dahil 200 milyon liraya yakın maddi zarar bulunuyor. Sonradan öğrendik ki bu şahıs 2005-2011 arası Kütahya'da, 2011-2018 arası Ordu'da da aynı şekilde mağduriyetler yaşatıp kaybolmuş" dedi.

"Boyalar geldi dediler, ne gelen var ne giden"
İnşaatın yarım bırakıldığını ve evine taşınamadığını belirten arsa sahiplerinden Fevziye Öter, "İnşaatı başlattı, 'yapacağım' dedi ama yapmadı. Kaç defa söyledim; 'bugün yapacağım, yarın yapacağım' diyerek oyaladı. En son tartıştım, telefonunu kapattı bir daha aramadı. Maddi zararımız çok büyük. Kapılar, mutfak dolapları, duşakabin ve asansör yapılmadı. 'Bütün yaz boşuna geçti, niye yapmıyorsunuz?' dedim; 'ölçüler alındı, boyalar geldi' dediler ama ne gelen var ne giden" ifadelerini kullandı.
"Alacaklılar sürekli bizi arıyor"
Sözleşme yaptıkları daireleri teslim alamadıklarını ve borçluların kapılarına dayandığını dile getiren Murat Başaran ise, "Sözleşmeyi yaptık ancak devir hakkı olmadığı halde başkasına yetki vererek arsayı devretti. Şu anda mağduruz, daireleri teslim alamıyoruz. Daire başı yaklaşık 1 milyon lira, toplamda en az 10 milyon lira tamamlanması gereken masraf var. Üstelik kendi borçlu olduğu alacaklılara da bizim numaramızı vermiş, alacaklılar sürekli bizi arayıp paralarını istiyor" şeklinde konuştu.

"Ekmek paramı yedi, mağdur durumdayım"
İnşaatın bekçiliğini ve temizliğini yapmasına rağmen parasını alamayan işçi İsmail Atsat da, "Benim bekçilik paramı, 500 bin liramı yedi. Elektrik parasını vermedi. İnşaatın temizliğini yaptık, her şeyini yaptık onun parasını da vermedi. Beni zor durumda bıraktı. Her gün 'İsmail amca paranı vereceğim' diyerek aldattı. Ekmek paramı yedi, motorumu çekin halime bakın, çukurda çalışan bir insanım. Ben paramı istiyorum" diyerek tepkisini dile getirdi.





