Eskişehir’in tarımsal ve gastronomik değerlerini korumak, tanıtmak ve geleceğe taşımak amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında Kızılinler Balkabağı için Coğrafi İşaret Belgesi Takdim Töreni gerçekleştirildi.

Eskişehir Ticaret Borsası ev sahipliğinde düzenlenen törende, kentin yerel ürünlerinin markalaşması ve ekonomik değerinin artırılması gündeme geldi.

Oğuz: “Şehrimizin her bir değerini markalaştırmak için çalışıyoruz”

Eskişehir Ticaret Borsası Başkanı Ahmet Oğuz, kentin kültürel ve gastronomik mirasına sahip çıkmayı temel görevlerinden biri olarak gördüklerini belirtti. Eskişehir’in yalnızca tarımsal ürünlerini değil, kendine özgü lezzetlerini de koruyarak gelecek nesillere aktarmayı hedeflediklerini ifade eden Oğuz, Balaban Kebabı'nın coğrafi işaret başvurusunun da başarıyla tamamlandığını açıkladı. Tescil belgesini almak için gün saydıklarını belirten Oğuz, Eskişehir’in değerlerini markalaştırma çalışmalarının kararlılıkla sürdürüleceğini söyledi. Oğuz, bu süreçte emeği geçenlere teşekkür ederek etkinliğin kent, tarım sektörü ve üreticiler açısından bereketli sonuçlar getirmesini temenni etti.

Güler: “Önemli olan ürünleri ekonomik değere dönüştürmek”

Törende konuşan Metin Güler ise coğrafi işaret çalışmalarının yalnızca tescil belgesi almakla sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı. Eskişehir’de bugüne kadar 15 coğrafi işaret tescilli ürün bulunduğunu belirten Güler, asıl hedefin bu ürünleri ticarileştirmek, üretim yöntemlerini geliştirmek ve ekonomik değerlerini artırmak olduğunu ifade etti. Eskişehir’in yaklaşık 5 bin yıllık geçmişe sahip köklü bir kent olduğunu hatırlatan Güler, kentin kültürel birikimi içerisinde coğrafi işaret alabilecek çok sayıda ürün bulunduğuna dikkat çekti. Bu ürünlerin ortaya çıkarılması, geliştirilmesi ve nitelikli hale getirilmesi için kurumlar arasında iş birliğinin önem taşıdığını dile getirdi.

Kızılinler Balkabağı'nın ticari potansiyelinin yeterince değerlendirilemediğini belirten Güler, ürünün farklı çeşitlerinin geliştirilmesi, işlenmesi ve paketlenerek katma değerinin artırılması gerektiğini söyledi. Coğrafi işaret tesciliyle birlikte ürün standartlarının oluşturulmasının ve etiketleme süreçlerinin geliştirilmesinin de önemine değindi.

Durak: “Türkiye coğrafi işaretlerde dünyada ikinci sırada”

Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Muhammed Zeki Durak da coğrafi işaretlerin bir kişiye ya da şirkete değil, doğrudan bir bölgenin ve o bölgenin kültürel zenginliğine ait değerler olduğunu ifade etti.

Türkiye'nin coğrafi işaret alanındaki güçlü konumuna dikkat çeken Durak, ülkenin 1912 coğrafi işaret tesciliyle Çin'in ardından dünyada ikinci sırada bulunduğunu, Avrupa'da ise en fazla coğrafi işaret tesciline sahip ülke olduğunu belirtti. Türkiye'nin Avrupa Birliği'nde tescilli 46 ürünü bulunduğunu ve bu alanda da Avrupa Birliği dışındaki ülkeler arasında üçüncü sırada yer aldığını kaydetti. Coğrafi işaretli ürünlerin yalnızca tescil edilmesinin yeterli olmadığını vurgulayan Durak, bu değerlerin tanıtılması, markalaştırılması ve katma değere dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.

Avrupa'daki başarılı ürünleri örnek gösteren Durak, İtalya'nın Parmesan peynirinin yıllık cirosunun 2,4 milyar avroya ulaştığını belirterek, yerel ürünlerin doğru markalaşma ve pazarlama çalışmalarıyla büyük ekonomik değer oluşturabileceğini ifade etti. Türk Patent ve Marka Kurumu olarak coğrafi işaretli ürünlerin uluslararası alanda tanıtılması için de çalışmalar yürüttüklerini aktaran Durak, Paris'teki gıda fuarında Türkiye'nin coğrafi işaretli ürünlerinin ve üreticilerinin tanıtıldığını, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) ile de çeşitli projeler gerçekleştirildiğini söyledi.“Eskişehir’in değerlerini Avrupa’ya taşımalıyız”

Eskişehir'de 15 coğrafi işaretli ürün bulunduğunu hatırlatan Durak, kentin gastronomik değerlerinin daha güçlü tanıtılması gerektiğini vurguladı. Eskişehir'e gelen ziyaretçilerin kentin hangi yöresel ürünlerini tatması gerektiğini bilmesinin, şehir markasının güçlendirilmesi açısından önemli olduğunu dile getirdi.

Eskişehir'in coğrafi işaretli ürünlerinden en az birinin Avrupa Birliği'nde de tescil edilmesi için çalışmaların başlatılması gerektiğini belirten Durak, kurum olarak kentin değerlerinin uluslararası alanda tanıtılması ve markalaşması için destek vermeyi sürdüreceklerini kaydetti. Eskişehirli olduğunu ve geçmişte BEBKA Genel Sekreterliği görevinde bulunduğunu da hatırlatan Durak, kentte daha önce birçok projeye katkı sunduklarını belirterek Eskişehir'in fikri mülkiyet kapasitesinin geliştirilmesi için iş birliğine hazır olduklarını ifade etti.

Dönmez: “Bu topraklar birbirinden farklı ve özel ürünlere ev sahipliği yapıyor”

Eskişehir Milletvekili ve TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih Dönmez de törende yaptığı konuşmada, coğrafi işaretlerin ve yöresel ürünlerin tescil edilmesinin önemine dikkat çekti. Marka ve patent denildiğinde genellikle ticari ve sınai mülkiyet haklarının akla geldiğini belirten Dönmez, son dönemde coğrafi işaretlerin ve yöresel ürünlerin tescilinin de kamuoyunda daha fazla gündeme geldiğini söyledi.

Anadolu'nun bitki çeşitliliği açısından önemli bir zenginliğe sahip olduğunu ifade eden Dönmez, Türkiye'de yaklaşık 13 bin 700 bitki türü bulunduğunu, bunların 3 bin 700'ünün endemik olduğunu kaydetti. Bu bitkilerin yalnızca Anadolu coğrafyasında yetiştiğine işaret eden Dönmez, Eskişehir'in de bu zenginlikten önemli ölçüde pay aldığını dile getirdi.

Kızılinler Balkabağı'nın kendine özgü özellikleriyle öne çıktığını belirten Dönmez, ürünün yetiştiği toprağın, suyun ve iklimin lezzet üzerinde etkili olduğunu ifade etti. Tescil sürecinde emeği geçen Eskişehir Ticaret Borsası başta olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.

Eskişehir'in genellikle sanayi, teknoloji ve yöresel sınai ürünleriyle gündeme geldiğini belirten Dönmez, Kızılinler Balkabağı tescilinin kentin farklı bir alandaki değerlerini de ön plana çıkardığını söyledi.
Geçmişte enerji borsasının kuruluşunda görev aldığını hatırlatan Dönmez, Anadolu'nun ticaret ve borsa kültürünün köklü bir geçmişe sahip olduğunu anlattı.

Çocukluk yıllarından örnek veren Dönmez, köylerden pazara getirilen ürünlerin fiyatlarının piyasa oluştuktan sonra belirlenmesini, Anadolu'nun kendi ticaret ve borsa anlayışının örneklerinden biri olarak değerlendirdi. Dönmez, Kızılinler Balkabağı'nın coğrafi işaret tescilinin Eskişehir'e ve bölgeye hayırlı olmasını dileyerek konuşmasını tamamladı.

Yılmaz: “Hedefimiz 14 ilçemizin tamamının coğrafi işaret haritasında yer alması”

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz ise coğrafi işaretlerin yalnızca bir ürünü kayıt altına alan belge olmadığını, aynı zamanda o ürünün toprağını, iklimini, üreticisinin emeğini ve yıllar içerisinde kazandığı itibarı koruduğunu söyledi.

Coğrafi işaretlerin taklit ürünlere karşı koruma sağladığını, tüketiciye güven verdiğini ve üreticinin ürününü hak ettiği değerden satmasına katkı sunduğunu belirten Yılmaz, tescilin bir son değil, başlangıç olduğunu vurguladı. Eskişehir'de 15 tescilli coğrafi işaretli ürün bulunduğunu, 5 ürünün ise başvuru sürecinin devam ettiğini açıklayan Yılmaz, tescilli ürünlerin 9'unun Sivrihisar ilçesine ait olduğunu ifade etti. Sivrihisar'ın tek başına bir gastronomi ve kültür rotası oluşturabilecek potansiyele sahip olduğunu belirten Yılmaz, Çiğbörek'in 2012 yılında Eskişehir'in ilk coğrafi işaretli ürünü olarak bu yolculuğu başlattığını, ardından met helvası ve Eskişehir simidinin geldiğini söyledi. Güllaç'ın da 1999 yılından bu yana menşe adıyla Eskişehir'in adını duyuran önemli bir değer olduğunu kaydetti.

Geçen yıl tescillenen Kızılinler Balkabağı'nın kadın emeği ve alın teriyle yetişen, yerel kalkınmanın önemli örneklerinden biri olduğunu belirten Yılmaz, Mihalıççık Sorgun çömleğinin de 7-8 asırlık bir geleneği günümüze taşıdığını dile getirdi. İnönü manda kaymağı, Halilbağı mühürlü kavunu, Seyitgazi Sancar fasulyesi ve Çukurca kozalak yoğurdunun başvuru süreçlerinin devam ettiğini belirten Yılmaz, Balaban Kebabı'nın da tescil sürecinde son aşamaya geldiğini ifade etti.
Alpu, Çifteler, Günyüzü, Han, Mahmudiye, Mihalıççık ve Sarıcakaya ilçelerine de çağrıda bulunan Yılmaz, her ilçenin toprağında, mutfağında ve ustalarının emeğinde tescillenmeyi bekleyen değerler bulunduğunu söyledi. Yılmaz, hedeflerinin Eskişehir'in 14 ilçesinin tamamının coğrafi işaret haritasında yer alması olduğunu vurguladı.

“Coğrafi işaretli ürünler turizmle buluşmalı”

Coğrafi işaretli ürünlerin turizmle birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Vali Yılmaz, Sivrihisar'ın kültürel mirasının, Sorgun'un çömlekçilik geleneğinin ve Eskişehir'in gastronomi zenginliğinin ziyaretçilere bütüncül bir deneyim olarak sunulmasının önemini anlattı. Bu sayede ziyaretçilerin kentte daha uzun süre kalabileceğini, yerel işletmelerden, esnaftan, pansiyonlardan ve kooperatiflerden daha fazla alışveriş yapabileceğini belirten Yılmaz, turizm gelirinin yalnızca birkaç işletmeyle sınırlı kalmayıp köylere ve üreticilere de ulaşması gerektiğini ifade etti. Küçük üreticilerin tanıtım, pazarlama, ambalaj, lojistik ve geniş pazarlara erişim konularında zorluk yaşayabildiğini kaydeden Yılmaz, birlikte hareket edilmesi halinde ortak kalite standartlarının oluşturulabileceğini ve üreticilerin pazarlık gücünün artırılabileceğini söyledi.

Özellikle kadın üreticilerin, kırsalda emek veren vatandaşların ve geleneksel sanat ustalarının bu süreçte daha fazla yer almasını destekleyeceklerini belirten Yılmaz, yerel kalkınmanın üreticiden esnafa, kamu kurumlarından topluma kadar herkesin ortak çabasıyla mümkün olacağını dile getirdi.
Vali Yılmaz, coğrafi işaretli ürünlerin Eskişehir'in kültürünü, üretim gücünü ve ilçelerinin zenginliğini bir araya getiren ortak bir hazine olduğunu belirterek, bu değerleri korumanın geçmişe, ekonomik güce dönüştürmenin bugüne, gelecek kuşaklara aktarmanın ise yarınlara yatırım olduğunu ifade etti.
Konuşmasının sonunda Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak'a, akademisyenlere, üniversitelere, meslek kuruluşlarına, üreticilere, ustalara, esnafa ve sektör temsilcilerine teşekkür eden Yılmaz, Eskişehir'in yerel değerlerinin ulusal ve uluslararası alanda daha fazla tanınmasını temenni etti.

Program belge takdimiyle devam etti

Konuşmaların ardından Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, etkinliğe ve coğrafi işaret ekosistemine katkılarından dolayı TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı ve Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez'e, Eskişehir Ticaret Borsası Başkanı Ahmet Oğuz'a ve Ticaret Odası Başkanı Metin Güler'e takdimlerde bulundu.

Muhabir: Ceren Atıcı