CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Mihalıççık ilçesinde faaliyet gösteren Doruk Madencilik emekçileri ve sendika temsilcileri ile görüşerek yaşadıkları mağduriyetleri Meclis gündemine taşıdı. Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu’ndan (TMSF) Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik Şirketi’ne tüm işçi alacaklarıyla devredilen Yunus Emre Termik Santrali ve kömür madeninde emekçilerin yaşadığı sorunlarının yıllardır hâlâ çözülemeyişine sert tepki gösteren Süllü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı tarafından yanıtlanması istemiyle TBMM’ye soru önergeleri sundu.

Jale Nur Süllü, 2008 yılında Naksan Holding’e bağlı Adularya Enerji tarafından işletmeye açılan linyit madeni ve termik santralin 2016 yılında FETÖ soruşturmaları kapsamında kayyım atanarak 2022’ye dek TMSF döneminde emekçilerin haklarında yaşanan sorunların rödavans sözleşmesi ile Doruk Madencilik’e devredildikten sonra artarak sürdüğünü söyledi. İşçilerin yaşadığı mağduriyetler hakkında Bağımsız Maden-İş Sendikası yetkilileri ve Mihallıççık’ta yaşayan Doruk Madencilik çalışanlarından bilgi alan Süllü, emekçilerin yaşadığı hak kayıplarına dikkat çekti.

İşçiler yaşadıkları mağduriyeti özetlerken, “Emekli olanlar emeklilik ikramiyelerini, işten ayrılanlar kıdem tazminatlarını alamıyor. Maaşlar aylarca ödenmiyor. Maaşlar düşürüldü, sigorta primleri eksik yatırıldı,” diyerek tepki gösteriyor. Haklarını talep ettikleri için işten çıkarıldıklarını ve ücretsiz izne zorlandıklarını; içeride 2-3 maaşlarının tutulduğunu ifade ediyorlar. Ayrıca plakasız servislerle taşınma, hijyenik olmayan ortamlarda yemek hizmeti, eksik ekipmanla zorlu çalışma koşullardan da yakınan işçiler, borç batağı içinde çok zor durumda olduklarını anlatıyorlar. Adalete başvuranların sonuç elde edemediğini, muhatap bulamadıklarını, hak kazananların ise şirket devirleri ile alacaklarını tahsil edemediğinden şikâyet ediyorlar.”

“Siyasi şov boş çıktı”

Süllü, kendisine aktarılanlar sonrasında “Anlaşılan o ki, çalışanların devir öncesi tüm haklarını alacağı yönünde verilen sözler tutulmadığı gibi, işçi eylemlerini sonlandırmak için şirket yetkililerinin vaatleri yerine gelmemiş; iktidar mensuplarının şovları da boş çıkmış. Üstelik, bu mağduriyetler sadece Yunus Emre Termik Santralinde değil, firmanın ülkemizin çeşitli yerlerinde ihaleyle devir aldıkları tüm işletmelerde yaşanıyormuş. Anlatılanlardan anlaşıldığı üzere, şirket iktidar gücünü arkasına almış; çalışanın emeğini gasp etmeyi kendinde hak görüyor” dedi.

“İktidara çağrı: Bakanlık sorumluluk, işçiler haklarını almalı”

Emekçinin alın terinin gasp edilemeyeceğini ve çaresiz bırakılamayacağını söyleyen Süllü, yaşanan mağduriyetin sorumlusunun işverene göz yuman kamu idareleri olduğuna dikkat çekerek “İşçiye ödenmeyen maaş, ihmal edilen denetim emek sömürüsü ve hukuksuzluğun simgesidir” vurgusu yaptı.

TBMM’ye sunduğu soru önergelerinde Süllü, ödenmeyen ücretler ve tazminatlarla ilgili şikâyet sayısının, yapılan denetimlerin ve sorumluların tespit edilmesini talep etti. “Kamunun sessizliği işçilerin sorunlarını büyütüyor. Bu hukuksuzluğa göz yummak mümkün değil” diyerek mağduriyetlerin giderilmesi iktidara da çağrıda bulunan Süllü, “Doruk Madencilik işçilerinin mücadelesi, yalnızca Mihalıççık’ı değil; Türkiye genelindeki on binlerce işçiyi ilgilendiriyor. Bu gasp son bulmalı, Bakanlıklar sorumluluğu; işçiler haklarını almalıdır” dedi.

Kaynak: Bülten