Skandal bir açıklama
Ulucan açıklamasında şu ifadelere yer verdi, “Eskişehir'de her gün kaos, her gün skandal bir haberle güne uyanıyoruz. Biz göreve geldiğimiz günden itibaren Eskişehir'de gerek milletimizin, halkımızın, sokaktaki vatandaşımızın, gerekse ulusal boyutta kamuoyunun beklediği ve halkın talepleri doğrultusunda gerekli açıklamaları ve saha çalışmalarını sürdürüyoruz.
Yerinde, doğru, ulaşılabilir ve vatandaşın dili olarak hareket etmeye devam ediyoruz.
Maalesef mevcut iktidarın il başkanı da mevcut ana muhalefetin il başkanı da magazinsel haberlerle devam ederken biz, gerek ilçe teşkilatlarımız gerekse il teşkilatımızla birlikte kamuoyuna gerçek odaklı, milletin istediği haberleri yansıtmaya devam ederken geçen hafta Odunpazarı İlçe Başkanımız Gürol başkanımızın yapmış olduğu bir açıklamaya Adalet ve Kalkınma Partisi İl Başkanından skandal bir cevap gelmiştir”
Millet yoksullukla boğuşurken kendileri boş yapmasınlar
Ulucan açıklamasına şöyle devam etti, “Bugün baktığımızda Adalet ve Kalkınma Partisinin Eskişehir'e bırakmış olduğu tek bir şeye tablo olarak baktığımızda konut ve betonlaşmadan başka bir şey değildir. O da TOKİ ile övünerek hareket etmeleridir.
Diğer taraftan 2017 yılından beri yapımına başlanmış, hala 15 kilometresi tamamlanmış, ölüm yolu olarak adlandırılan Alpu-Mihalıççık-Beylikova yolunun durumu ortadadır.
Seyitgazi-Kırka yolu da aynı durumdadır. Bugün kırsal ilçelerimizden Mihalgazi-Sarıcakaya yoluna baktığımızda, 31 kilometrelik yolun yaklaşık yedi senede 15 kilometresinin tamamlandığını görüyoruz.
Diğer taraftan, “Yol medeniyettir.” derken kuzey ve güney çevre yolu projeleri adı altında Güney Çevre Yolu Projesi kaldırılmış, yerine Kuzey Çevre Yolu yapılacak derken bu yol da, yap işlet devret niteliğinde çevre yolu olma niteliğinden çıkarılmış, birilerine peşkeş çekilmiş ve projeler hazırlanmaktadır.
Diğer taraftan yine kamuya ait olan ancak sanki iktidarın kendi yeriymiş gibi gösterilen ‘Temmuzda başlıyoruz, Ağustos’da başlıyoruz’ denilen Hatboyu keşmekeşi vardır.
Eskişehir; bilinçli, duyarlı, kendini bilen, gerçekten çağdaş, medeniyetle gelişen ve yaşayan bir şehirdir.
Bu tabloya baktığımızda, 2026 yılı içerisinde hepimiz gördük ki hastanelerin özelleştirilmesiyle ilgili duruma bütün milletimiz ve Eskişehirli hemşehrilerimiz tepki göstermiştir. Bu tepkiler karşısında karar geri çekilmiştir.
2007 yılında Eskişehir'in göz bebeği olan Kazım Taşkent Şeker Fabrikası, yani Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Eskişehirlilere armağan ettiği bir yer, diğer birçok ilimizde yapılan özelleştirmeler gibi özelleştirilecekti.
2007 yılında yine Eskişehirli hemşehrilerimizin tepkisiyle bu durum ertelendi. Şimdi ise Adalet ve Kalkınma Partisi İl Başkanı gerekli yerlerde şuan iştah kabartarak dillendirmeye başlamıştır.
Bakın, ben buradan şunun altını çiziyorum: İyiler ve Cesurlar Hareketi olarak göreve geldiğimiz günden itibaren sahada yaptığımız çalışmalarda kamuoyunu yanıltıcı bilgilerle, yalan, yanlış, asparagas ya da magazinsel haberlerle gündeme gelmek istemedik.
Eskişehir'de mevcut iktidarın ve mevcut belediyelerin yapamadıklarını, eksikliklerini yerinde eleştirirken öneri ve tavsiyelerde de bulunduk. Yapmış oldukları doğru işleri de yerinde ve zamanında takdir etmeyi bildik.
Bugün de böyle olacağız, yarın da milletimizin yanında olacağız.
İlçe başkanımıza karşı söylemiş olduğu sözü kendisine iade ediyor, kınıyorum,. Biz boş konuşmayız, kendileri boş yapmasınlar. Millet açlıkla, sefaletle, yoksullukla boğuşurken kendi gündemlerini kurtarmaya çalışmasınlar."
Albayrak’ ‘ O zaman fabrikayı özelleştirelim’ demiş
İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer ise açıklamasında şu ifadeleri kullandı, “Yaptığımız açıklamalar tamamen gerçeğe, soruna, aksaklığa, eksikliğe ve probleme dayalı; üzerinde incelenerek, konuşularak, fikir alınarak içerik oluşturulmuş ve kamuoyuyla paylaşılmıştır. 05.10.2026 günü bu salonda yaptığımız açıklamayla şeker pancarı alım fiyatı ve ürün nakliyesi yapan nakliyeciler ile esnaflarımızın talep ve problemlerini aktarmış, bunun son cümlesinde ise bir “acaba” koyarak kamu elinde kalan son şeker fabrikalarından olan Eskişehir Kazım Taşkent Şeker Fabrikası için “Birilerinin yeniden iştahı mı kabarıyor?”diyerek bir son bölüm eklemiştik.
Biz İYİ Parti olarak duruşumuzdan, fikrimizden, zikrimizden o kadar eminiz ki bugüne kadar hiç boş konuşmadık ve hiç boşa düşmedik. Özelleştirme konusunu niye bültene yazdığımızın açıklaması ise şöyledir.
3 Ekim 2026 tarihinde şeker fabrikası arkası kantar bölgesinde nakliyeci ve üreticilerin fiyat tepki açıklamalarına partimiz adına katıldık ve destek verdik.Orada muhataplarıyla konuşurken Gürhan Albayrak'ın 1 Ekim 2026 saat 15.30'da bir çiftçi derneğini ziyaretinde kendisine iletilen pancar sorun ve tepkilerine “O zaman fabrikayı özelleştirelim.” dediği ve bu sözü yaklaşık 30 kişinin bulunduğu bir ortamda zikrettiği beyanla bize iletildi.Daha öncesinde Eskişehir'in ve paydaşların yaşadığı, bizim de hafızamızda net olarak bulunan 2007 özelleştirme travmasını bu söylemler ışığında hatırlatmak düşüncesiyle konuya ekledik.
Yani Gürhan Albayrak'ın kalabalık bir ortamda söylediği sözü biz kamuoyuna aktardık. Hâl böyle olunca boş konuşanın biz olmadığımızı sanırım ispatlamış oluyoruzdiye ekliyoruz. Kaldı ki Eskişehir Şeker Fabrikasının bağlı olduğu Türkşeker şu an Varlık Fonu bünyesinde bulunuyor. Yani bir gece 00.01'de Resmî Gazete'de bir satış kararı yayımlanır ve Gürhan Albayrak bizimle beraber Resmî Gazete'den bunu öğrenirse sürpriz olmaz.
Kim boş konuşmuş, kararını kamuoyuna ve değerlendirmelere bırakıyoruz. Bizim boş konuşacak anlayışımız ve vaktimiz yok”
Yer’in açıklamalarına cevap veren Albayrak, Şeker Fabrikası’nın özelleştirilmesi söz konusu mu sorusunu şu şekilde yanıtlamıştı;
“Böyle bir şey söz konusu değil. Gürol başkanda bu son dönemde şu başladı, ‘Konuşmak için konuşmak’, gündeme nasıl gelebilirim diye çaba gösteriyor ancak öyle bir şey söz konusu değil. Daha farklı şeyleri gündeme getirmesi lazım”





