Eskişehirli Genç Rençberler Sözcüsü Burak Kuşan tarafından okunan açıklamada, artan üretim maliyetlerine rağmen açıklanan alım fiyatlarının çiftçiyi mağdur ettiği savunuldu.
Kuşan, TÜİK verilerine göre yıllık enflasyonun yaklaşık yüzde 32 seviyesinde olduğunu hatırlatarak, TMO’nun arpa fiyatına yaklaşık yüzde 16, buğday fiyatına ise yaklaşık yüzde 22 oranında artış yaptığını belirtti.
Buna karşılık gübre, mazot, tohum, ilaç, işçilik ve enerji gibi temel girdilerdeki maliyet artışlarının yüzde 50’nin üzerine çıktığını ifade eden Kuşan, “Maliyeti yüzde 50 artan çiftçi, ürününe verilen yüzde 16-22’lik artışla nasıl ayakta kalacak?” diye sordu.
“ÇİFTÇİ SADAKA İSTEMİYOR!”
Kuşan şöyle konuştu:
“Bizler ülkemizin gıda güvenliğini sağlayan, her türlü zorluğa rağmen üretmekten vazgeçmeyen çiftçileriz. Kuraklıkla mücadele ediyoruz, donla mücadele ediyoruz, hastalıklarla mücadele ediyoruz, artan maliyetlerle mücadele ediyoruz. Ancak bugün geldiğimiz noktada çiftçinin en büyük mücadelesi, ürettiği ürünün para etmemesi haline gelmiştir.
TÜİK’in açıkladığı verilere göre yıllık enflasyon yaklaşık yüzde 32 seviyesindedir. Buna rağmen Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan alım fiyatlarında arpaya yaklaşık yüzde 16, buğdaya ise yaklaşık yüzde 22 oranında artış verilmiştir.
Çiftçinin kullandığı gübre, mazot, tohum, ilaç, işçilik ve enerji maliyetleri ise geçen yıla göre yüzde 50’nin üzerinde artmıştır.
Maliyeti yüzde 50 artan çiftçi, ürününe verilen yüzde 16-22’lik artışla nasıl ayakta kalacaktır? Bu hesabı yapanlar, çiftçinin nasıl üretmeye devam edeceğini de açıklamalıdır.
Son günlerde Tarım ve Orman Bakanımız tarafından yapılan açıklamalarda, bu yıl yağışların iyi gitmesi nedeniyle rekoltenin yüksek olacağı, açıklanan fiyatların da bu durum dikkate alınarak belirlendiği ifade edilmektedir. Ayrıca hububat fiyatlarında güncelleme yapılmayacağı, ancak destekleme miktarlarının artırılacağı belirtilmektedir.
Biz buradan açıkça ifade ediyoruz; çiftçi destek adı altında verilen kaynaklarla ayakta kalmak istemiyor. Çiftçi sadaka istemiyor. Çiftçi emeğinin, alın terinin ve ürettiği ürünün gerçek değerini istiyor.
Eğer yüksek rekolte gerekçe gösterilerek fiyatlar baskılanacaksa, çiftçiye verilen mesaj şudur: ‘Üret ama kazanma.’
Biz bu anlayışı kabul etmiyoruz. Çünkü yüksek rekolte çiftçinin suçu değil, başarısıdır. Üretimin fazla olması çiftçinin cezalandırılmasının değil, ödüllendirilmesinin gerekçesi olmalıdır.
Sorunun bir diğer boyutu da piyasa fiyatlarında yaşanan gerilemedir. TMO fiyat açıklamadan önce Ticaret Borsalarında buğday yaklaşık 16 TL, arpa ise 14 TL seviyelerinde işlem görmekteydi.
Ancak fiyat açıklamasının ardından Eskişehir Ticaret Borsasında buğday yaklaşık 13,5 TL’ye, arpa ise 11 TL seviyelerine kadar gerilemiştir.
Çiftçinin beklentisi fiyatların yükselmesi ve piyasanın desteklenmesiydi. Ancak yaşanan süreçte çiftçi ürününü daha düşük fiyatlardan satmak zorunda kalmıştır.
“ÇİFTÇİ KAZANAMIYORSA KAZANAN KİMDİR?”
Bu tablo karşısında şu soruyu sormak zorundayız: Bu fiyatlar kimin lehine çalışmaktadır? Çiftçi kazanamıyorsa, üretici zarar ediyorsa, ürün fiyatları geriliyorsa kazanan kimdir?
Maalesef bugün oluşan algı, üreticinin değil sanayicinin korunduğu yönündedir. Biz sanayicinin kazanmasına karşı değiliz. Elbette sanayici de kazanacaktır. Ancak zincirin ilk halkası olan çiftçi zarar ederken tarımın sürdürülebilir olması mümkün değildir.
Buradan özellikle belirtmek isteriz ki; bugün gerçekleştirdiğimiz bu eylem Eskişehir TMO Başmüdürlüğü çalışanlarını, personelini veya yöneticilerini hedef almamaktadır. Eskişehir TMO Başmüdürümüze ve tüm personelimize üreticilere gösterdikleri ilgi, çözüm odaklı yaklaşımları ve özverili çalışmaları nedeniyle teşekkür ediyoruz.
Bizim itirazımız sahada görev yapan kamu çalışanlarına değil, çiftçinin beklentilerini karşılamayan fiyat politikalarınadır.
Çünkü çiftçi artık ayakta kalmakta zorlanmaktadır. Çünkü çiftçi artık üretirken kazanamamaktadır. Çünkü çiftçi artık geleceğini görememektedir.
Bugün burada sadece kendi hakkımızı değil, yarınlarımızı da savunuyoruz. Buradan yetkililere sesleniyoruz: Çiftçinin sesini duyun. Üreticinin maliyetlerini görün. Tarımın stratejik önemini unutmayın. Bu nedenle buradan güçlü şekilde sesleniyoruz: Çiftçi bu yıl arpa ve buğday değil, zarar hasat ediyor.”





