Eleştirecek bir şey bulamıyorlar

Meclis toplantılarında meclis üyelerine söz verme konusunda çok hassas davranıyorsunuz, hatta CHP’li meclis üyeleri meclis üyesinin sözünü kestiğinde, CHP’li meclis üyelerini uyarıyorsunuz ve AK Partili meclis üyelerinin eleştirilerini yapmalarına izin veriyorsunuz. Ancak buna rağmen meclis üyelerinin çalışmalarınıza yönelik eleştirileri olmuyor, konu bir şekilde genel siyasete geliyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

AKP meclis üyeleri hep, ‘yerel konuşalım, genel konuşmayalım’ diyorlardı bize. Ama yerelde söyleyecek sözü olmayınca ister istemez Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kurulduğu günden beri yaptıklarını anlatmaya çalışıyorlar. CHP’nin tek parti döneminde İsmet Paşa döneminde yapamadıklarını anlatmaya çalışıyorlar. Çok doğru bir politika olduğunu düşünmüyorum. Biz ona rağmen konuşma özgürlüğünü sonuna kadar savunuyoruz. Demokrasiye alışsınlar. Partilerinde söyleyemedikleri sözleri burada söylesinler istiyorum ama onu da yapamıyorlar. Belediye uygulamalarını eleştirecek somut bir şey bulamıyorlar. Gündem maddelerinin büyük çoğunluğu oy birliği ile geçiyor. Çünkü oy birliği olmayacak öneri ile gitmiyoruz, mantıklı öneri ile gidiyoruz.

Gerçeği anlatması lazım

AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın Küçük Sanayi Sitesi ile ilgili eleştirileri oldu. Bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Gürhan bey hep o işlerle ilgileniyor. Küçük Sanayi Sitesi Kentsel Dönüşüm işini Çevre ve Şehircilik Bakanlığı çözmediği sürece küçük sanayide bizim Odunpazarı Belediyesi olarak yapabileceğimiz hiçbir şey yok. O nedenle aksamalar var. Biz de para harcamaya korkuyoruz. Çünkü afet riskli bir alanda ‘neden bu masrafı yapıyorsun’ diye bize hesap sorulabilir. Orada yaşıyor insanlar, ufak tefek arızaları gidermeye çalışıyoruz. Bize sanayi çarşısı üzerinden vurarak, puan toplayacağını zannediyorsa yanılıyor. Gerçeği anlatması lazım. Küçük Sanayi Çarşısı ile proje yaptırdığını söylüyor. Sizin proje yaptırdığınız yere ben baştan sona asfalt yaptırsam çok doğru bir iş mi? Bu ekonomiyle ilgili bir şey. Sanayi çarşısı kalkmadığı sürece bizim orada işimiz aksar.

Şehrin geleceği için Ankara burnunu buraya fazla sokmamalı

Yerel yönetimlerin merkezi hükümetle birlikte hareket etmesi konusunda ne düşünüyorsunuz?

Şehrin geleceği için Ankara burnunu buraya fazla sokmamalı. Burada seçilmiş meclis üyeleri, seçilmiş belediye başkanları var, onlarla birlikte hareket etmeli Ankara. Bizim stratejik planlarımızı, yatırım projelerimizi dikkate almazsa Ankara’nın keyfine göre şehir oluşturuyoruz, bu bizim yanlışımız. Yerel mecliste, yerel yönetimler kentin ihtiyaçlarını Ankara’dan daha iyi bilir ve ona göre proje, program yapar. Neden itiraz ediyorum iki örnekle anlatmak istiyorum, AKP ilçe başkanı bize diyor ki Gündoğdu ile ilgili projeni getir ben bir inceleyeyim, bakalım… Böyle bir parti devleti yok. Ben prensip olarak buna itiraz ediyorum.

İtirazlarımın doğruluğu 10 yıl sonra anlaşılır

İkincisi TOKİ şu anda Eskişehir’de yatırımlar yapıyor, kime sordu, kimseye sormadı. Nerede yapacağına, hangi arazide yapacağına, kaç kat yapacağına, hangi statik projeyle yapacağına kendi karar veriyor. Sonra oraya ulaşımı, Büyükşehir’e diyor ki sağla, ya da oraya kanalizasyonu yap, oraya okul, cami, yeşil alan yapılacak, bunların hiçbirini yapmıyor. O nedenle Ankara’nın buraya karışması bu kaosu yaratıyor, ben de karışmaması gerektiğini söylüyorum, Eskişehir’de bir plan yapacaksa TOKİ, ilgili belediyelerle görüşmeli, ona göre buyurun şu bölgeye yapın diyelim. TOKİ ‘ilçenize konut yapacağız bize arsa verin’ dedi, biz de dedik ki, ‘bizim verecek arsamız yok’, diyor ki ‘sorduk vermedi’. TOKİ Devlet adına hazinenin bütün arsalarını para vermeden alabilme yetkisine sahip, dalga geçer gibi bize diyor ki arsa verin ev yapalım. Öyle bir şey yok. Gitti aldı, Kocakır bölgesindeki arsaları, para mı verdi, hayır vermedi, o arsaları milyon bedellerle satıyor. Bu nedenlerle ben itiraz ediyorum. Bu itirazlarımın doğruluğu 10 yıl sonra anlaşılır. Şu anda beni eleştirenler buna o gözle bakmalı, o zaman hak vereceklerdir.

Bir hukukçu olarak bu bana yakışmaz

Bir de soruşturma süreci var, hem bir belediye başkanı hem de bir Avukat olarak bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?

Açılmış olan bir kamu davası var, hukuki seyrinde devam ediyor. Mahkemede savunmamızı yapacağız. 27 Mart’ta duruşmamız var. Bu iş hukuk işi, bu iş siyasetle ilgili değildir. Bu işin siyasetini yapmak istesek çok iyi yapardık ama bir hukukçu olarak bu bana yakışmaz. Herhangi bir biçimde bir suç işlediğimizi düşünmüyorum.

Kişisel bir ihtirasla beklediğim bir görev yok

Önümüzdeki seçimlerde, genel ya da yerel seçimlerde, genel merkez size milletvekilliği, ya da Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı gibi görevler verirse kararınız ne olur, ya da sizin gönlünüzde ne yatıyor?

Ben bir siyasetçinin siyaseten alabileceği görevlerin çoğunu aldım. Milletvekili olmuşum, ilçe başkanı, yönetici, belediye başkanı olmuşum. Bundan sonra kişisel bir ihtirasla beklediğim bir görev yok. Ama bana bir görev düşüyorsa, genel merkez diyorsa ki şurada görevlisin giderim, hiç itiraz etmem. Nitekim ben milletvekiliyken belediye başkanlığına geldim. Şimdi de hangi görev verilirse yaparım.

Elbette farklı şeyler düşünenler olacak

CHP içinde bir gurup oluştu ve eleştirileri, önerileri var, ismi ‘Koca Çınarlar’ siz bu oluşum hakkında ne düşünüyorsunuz?

CHP sosyal demokrat bir parti. Eleştiri, özeleştiri mekanizmasını sonuna kadar işletebilen bir parti. Ben böyle bir gurubun oluşup parti politikaları ile ilgili görüşlerini açıklamasını çok olumlu buluyorum, doğru buluyorum, hiç itirazım olmaz. Partililik bilinci içinde yapılan her türlü eleştiriye açığım. O noktada kimseye kırgınlığımız olmaz. Doğru iş yaparlarsa partiye yararı olur. Samimi olduklarında sorun yok, bizim parti yönetimlerimiz de onlara kucak açar zaten. Sadece kişisel beklentilerle öne çıkarlarsa arkalarından kimse gelmez. Elbette farklı şeyler düşünenler olacak. Ben herkese kolay gelsin diyorum ve başarılar diliyorum.

Kazım Kurt’u görünce CHP’yi hatırlıyor insanlar

CHP eski il başkanlarının zaman zaman belediye başkanlarının seçimlere ve aday belirleme süreçlerine katılmaması yönünde açıklamaları oluyor. Siz bu açıklamaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Belediye başkanları, il başkanı, milletvekili karışmasın demek doğru bir yaklaşım değil, biz bu partinin bir üyesiyiz. Bu partinin sorumluluk alan hesap veren üyeleriyiz onun için biz karışırız. Bizim karışmamız demek kötü anlamda yorumlanmamalı. Biz partinin kamuoyu önündeki yüzüyüz. Kazım Kurt’u görünce CHP’yi hatırlıyor insanlar. Kazım Kurt’un her yerde olması lazım ki CHP’nin simgesi haline gelsin. Kongrelere de karışmamız lazım, aday tespitlerine de karışmamız lazım. Çünkü yanlış bir aday seçimi kaybettirir. Biz iyi niyetle halkın içinde gördüklerimizi anlatıyoruz. Anlattığımız için de bazılarının işine gelmiyor, işine gelmeyince de karışmasın diyorlar. Şimdi karışmasın diyen arkadaşların çoğunu biz karışarak seçtirdik.

Biz Eskişehir’de birinci parti oluruz

Vatandaşlarla da iç içesiniz, onların beklentilerine göre önümüzdeki seçimlerde kaç vekil çıkarabilirsiniz, ya da yerel seçimlerde, ‘biz Eskişehir’de daha fazla belediye alırız’ diyebiliyor musunuz?

Öncelikle Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimi olacak her ikisinde de biz birinci parti oluruz Eskişehir’de. Milletvekili sayımız 7 oldu. Şu anda 3 olan vekilimiz 4 olur, beşinci vekili doğru adaylarla çıkarırız. Tabi sistemdeki bazı dağılımların da dengeli olması lazım. Biz önümüze beş milletvekili hedefini koyduk, bu doğrultuda çalışıyoruz ve inşallah beşi çıkarırız. Belediye seçimi ondan sonra ki dönemde olacağı için Cumhurbaşkanlığı seçimi birçok şeyin değişmesine neden olur. Biz Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanır ve iktidar olursak, belediyelerin tümünü alırız, olamazsak elimizdeki mevcutları korumaya çalışırız.

Son olarak ne söylemek istersiniz?

Bütün Eskişehirlilere saygılarımı sevgilerimi sunuyorum. Şehir Gazetesi’nde çalışan bütün emekçilere de selamlarımı iletiyorum.

Kaynak: Haber Merkezi