Hayati konuda kapris yapmaya hakkımız yok

İstanbul’da yaşanan sel felaketi ve kısa süre öncesinde de bir binanın çökmesi, betonlaşma ve alt yapı sorunlarını bir kez daha gündeme getirirken İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Oytun Gökten, önemli açıklamalarda bulundu. Gökten açıklamasında, “Depremle alakalı onlarca defa açıklamalar yaptık, 9 Kasım'da da kentsel dönüşüm forumu düzenliyoruz. Afyon, İnegöl, Gemlik, İstanbul ve Eskişehir'in olduğu, burada artık gerçekten kentsel dönüşüm modellerini uygulayan ilçeler, belediyeler gelecekler, bunlardan bahsedecekler. Bir model oluşturup üstüne gideceğiz. Çünkü şunu fark ettim biz gerçekten birbirimizle diyaloğu kolay kurmuyoruz. Yani yapmıyoruz. Burada teknik konular var ve gerçekten insanların hayatını etkileyecek konular. Bizim böyle bir durumda birbirimize karşı kapris yapmaya, mücadele etmeye haddimiz de yok, hakkımız da yok” ifadelerine yer verdi.

Tam anlamıyla tartışılıp çözüme getirilmiyor

Gökten açıklamasına şöyle devam etti, “Biz İnşaat Mühendisleri Odası olarak kentsel dönüşümü defalarca vurguladık. Strateji belgesini, elli iki bin binayı, beş bin binanın hemen yıkılması gerektiğini, hemen dönüşüme girmesi ama artık, sözden de laf söylemekten de artık sıkıldık. İcraata geçmeye çalışıyoruz. Bu icraatın da düzgün olabilmesi için birbirimizden destek almamız lazım. Kuzey Anadolu fay hattındaki kırılmadan en çok etkilenecek şehirlerde ve bu bölgedeki kentsel dönüşümle alakalı arkadaşlarımızı davet ettik. 9 Kasım’da bu etkinlik iki oturumlu olacak. İlkinde anlatılacak, ikinci oturumda da teknik insanlar kentsel dönüşümün önündeki engelleri tartışacağız, önerilerde bulunacağız. Bunları da bakanlıklara söyleyeceğiz. Bakanlık düzeyinde şundan emin olun, gerçekten tam anlamıyla tartışılıp çözüme getirilmiyor bazı şeyler ve şunu da gözlemledim, Eskişehir muhalefetin elinde olduğu için iktidar zaman zaman "Şimdi bir de buradan bana bir sürü laf söyleyecekler. Tamam siz ne söylüyorsunuz? Gelin dinleyelim" modunda yaklaşabiliyor. Bunu kullanmak lazım”



Etraftan merkeze gelmemiz gerekiyor

“Artık kentsel dönüşüme önce etraftan başlamamız gerekiyor” diyerek sözlerine devam eden Gökten, “Bugün evet en sıkıntılı yerler, Atatürk Caddesi, Yunus Emre Caddesi. Ama bugün burada kentsel dönüşüm modelini oturtmak çok zor. Ama Yenikent'te bunu başlatabiliriz. Tepebaşı'ndaki Uluönder’den başlatabiliriz. Yine Muratkent bakın, Eskişehir'de Muratkent gerçekten çok sıkıntılı bir zemine oturuyor. Buranın ilk başta ilk birinci sırada dönüşmesi gerekiyor. Çok da kolay dönüştürülebilecek arazi anlamında. Artık etraftan dolaşıp yeni merkezler yaratılmalı. Şimdi Yenikent'te ben ticari alanlar oluşturdum. Ciddi bir merkez oluşturdum. Ne olacak bu sefer? Merkezdeki ticaretin bir kısmı oraya kaçacak. Merkezdeki ticaret o bölgeye kaçarsa senin merkezde dönüşüm yapma ihtimalin daha da artacak. Yani etraftan merkeze gelmemiz gerekiyor”


70 yıllık bir barajdan bahsediyoruz

Yaşanan sel felaketleri ile ilgili de uyarılarını yapan Gökten, “İkinci bir konu sel noktasında, Eskişehir bundan yetmiş seksen yıl önce hem bir deprem görmüş hem de büyük bir sel yaşamış. Bu selin sebebi de ne? Porsuk Barajı taşıyor ve ciddi anlamda bir sele sebep oluyor ve bu birçok defa olmuş. Sonrasında da 1940'lı yıllarda başlamış, 70'li yıllarda da ek yaparak bugün Porsuk Barajı yapılmış. Şimdi yeni deprem fay hatları tespit edildi ve çok yakınından geçen İnönü fay zonunun yine, Kütahya'daki depremselliğe çok yakın olan bir barajdan bahsediyoruz ve yaklaşık yetmiş yıllık bir barajdan bahsediyoruz, Porsuk Barajı. Eskişehir'in de tek büyük su kaynağı olan bir barajdan bahsediyoruz. İki sene önce biz kuraklıktan bahsederken bugün sel taşkınları ve afetlerden bahsediyoruz. O zaman ortaya şu çıkıyor: Bizim acilen Porsuk Barajı'nın alüvyon tutma oranının, Porsuk Barajı'nın gövdesinin stabilizasyonunu, fay hattının gerçekten tam anlamıyla gövdesinden mi geçiyor, yanından mı geçiyor ve bu durumun olacak bir depremde baraja olan etkisinin tespiti ve DSİ'nin bu kontrolleri yapması. Çünkü yaşanacak bir depremde biz iki şeyi kaybederiz. Eğer Porsuk Barajı yıkılırsa Eskişehir sular altında kalır. Bu durum çözüldükten sonra da Eskişehir susuz kalır. Bakın iki konu var: Birinde sular altında kalır, öbüründe susuz kalır. Alternatifleri arttırmamız gerekiyor. Ancak Çifteler Sakaryabaşı alternatif üretilmeye çalışılmıştı. Orada da yine DSİ'nin kaçak kuyulara izin vermesi sebebiyle, bunun kontrolünü doğru yapmaması sebebiyle maalesef ki yeraltı su kaynakları ciddi anlamda tüketildi ve bugün Sakarya başı kan ağlar vaziyete geldi. Bütün bunları alt alta koyduğumuzda benim derdim burada DSİ'yi suçlamak, hükümeti suçlamak, belediyeyi suçlamak değil. Ben bir tespit yaparım. Ben teknik insanım. Bu teknik detaylar üzerinden de şehrimizi ve ülkemizi korumaya çalışırım, en büyük gayem bu. Yani bugün Eskişehir'de altyapı sorunu çözülmeye çalışıyor ama ancak hâlâ var. Bugün planlı bir TOKİ'yi şu anki TOKİ'den çok daha fazla tercih ederdik. Bugün planlı bir kentsel dönüşümü şu anki yık yaptan daha çok tercih ederdik. Çünkü bizler, bir planlama içerisinde hayatımızı sürdürmeye çalışan inşaat mühendisleriyiz, mühendisleriz. Onun için şehrimize de bu konuda artık mutlaka artık birinci adam olamıyorsa da ikinci adam aklıselim, herkesle görüşen akademik kadrolarla, akademik odalarla iyi ilişkiler kuran birilerinin artık siyasette de ikinci adam olsun, üçüncü olsun ama artık olsun. Çünkü artık, her depremden sonra ilk aranan ve hep bedel ödetilen insanlar oluyoruz. Buradan da artık rahatsızız”

Bir kör dövüşüne dönüştü

Şehirdeki ‘Kentsel dönüşüm kimin görevi’ tartışmalarını da değerlendiren Gökten, “Buna çok üzüldüm, bakın artık bir kör dövüşüne, bir kayıkçı kavgasına dönüştü, gerçekten çok geç olacak. Bizim artık bu kayıkçı kavgasından çıkmamız gerekiyor. Kentsel dönüşüm kısmen belediyede ama çoğunluk hükümette. Bunu bir şekilde yürütmemiz gerekiyor. Ama bizler müdahale etsek, bizler bunu siyaset malzemesi yapmadan teknik bir şekilde açıklasak bunlar olmayacak. Bir hakem olsak bunlar olmayacak. Seçim döneminde bunlar ciddi malzeme yapıldı biliyorsunuz. Hadi o yapmadı. Peki sen ne yaptın? Burada herkesin bir adım atması gerekiyor. Her iki tarafın da bazı siyasi sivri uçlarını törpülemesi gerekiyor sonuç alabilmemiz için” dedi.

Kaynak: Nevin Bulut Atak