İYİ Parti Eskişehir İl Başkan Yardımcısı Leyla Çam, Türkiye’nin demografik yapısına ilişkin yaptığı açıklamada, nüfus meselesinin yalnızca doğum sayılarına indirgenmemesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye’de aile kurmayı planlayan vatandaşların yalnızca çocuk sahibi olup olmayacağını değil, çocuklarını hangi koşullarda büyüteceklerini de düşündüğünü belirten Çam, “Nüfus meselesi aslında bir güven meselesidir” dedi. Çam, doğurganlık oranındaki düşüşe dikkat çekerek, “İnsanlar neden aile kurmayı ve çocuk sahibi olmayı her geçen gün daha fazla erteliyor?” sorusunun yanıtlanması gerektiğini söyledi. Çam’a göre yüksek konut maliyetleri, hayat pahalılığı, gelir belirsizliği, çocuk bakım giderleri ve kreş ihtiyacı, ailelerin çocuk sahibi olma kararlarını etkileyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor.

“Dört rakam akılda kalmalı”

Türkiye’nin nüfus yapısına ilişkin değerlendirmesinde dört rakama dikkat çeken Çam, 2025 yılında 895 bin 374 bebeğin dünyaya geldiğini, toplam doğurganlık hızının 1,42’ye gerilediğini ve 65 yaş ve üzerindeki nüfusun 9 milyon 583 bine ulaştığını ifade etti. Çam ayrıca mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde Türkiye nüfusunun yüzyılın sonunda yaklaşık 76,8 milyon seviyesine gerilemesinin beklendiğini söyledi. Çam, “Bugün aklımızda dört rakam kalsın: 1,42, 895 bin 374, 9 milyon 583 bin, 76,8 milyon” ifadelerini kullandı. Nüfus politikasının yalnızca demografiden ibaret olmadığını belirten Çam, konunun ekonomi, sosyal devlet, istihdam ve aile politikalarıyla birlikte ele alınması gerektiğini savundu.

“Mesele çocuk istememek değil”

Ailelerin çocuk sahibi olma kararında ekonomik koşulların yanı sıra güvenlik ve gelecek beklentilerinin de etkili olduğunu ifade eden Çam, ebeveynlerin çocuklarının eğitim, barınma ve güvenlik koşullarını da değerlendirdiğini söyledi. Çam, “Türkiye'nin nüfus sorunu, insanların çocuk istememesi değildir. Türkiye'nin nüfus sorunu, aile kurmayı ve çocuk sahibi olmayı güven içinde planlayamamasıdır” değerlendirmesinde bulundu. Ailelerin yaşadığı kaygının yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını belirten Çam; çocukların şiddetten, bağımlılık risklerinden ve dijital dünyanın tehditlerinden korunmasının da ailelerin kararlarında etkili olduğunu dile getirdi.

“Artık sloganları değil, sonuçları konuşma zamanıdır”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülen politikalara da değinen Çam, 2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesini ve 2026-2035 dönemini kapsayan “Aile ve Nüfus On Yılı” vizyonunun açıklanmasını değerlendirdi. Aileyi güçlendirmeye yönelik çalışmaları önemsediklerini belirten Çam, uygulamaların sonuçlarının da takip edilmesi gerektiğini söyledi.Çam, “Artık sloganları değil, sonuçları konuşma zamanıdır” diyerek şu soruları yöneltti: “ Aile kurmak kolaylaştı mı? Çocuk yetiştirmenin yükü hafifledi mi? Ailelerin hayatında gerçekten ne değişti?” Aile politikalarının başarısının açıklanan programlardan ziyade ailelerin günlük hayatında meydana gelen değişimle ölçülmesi gerektiğini savunan Çam, kreş hizmetlerine erişim, çocuk bakım maliyetleri ve kadınların çalışma hayatında kalabilmesine yönelik politikaların önemine dikkat çekti.

İYİ Parti’nin nüfus politikası önerileri

Çam, açıklamasının devamında İYİ Parti’nin nüfus politikalarına ilişkin önerilerini de sıraladı. Genç aileler için erişilebilir konut modellerinin yaygınlaştırılması ve aile odaklı sosyal desteklerin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Çam, çocuk bakım hizmetlerinin sosyal devletin temel görevlerinden biri olarak ele alınması gerektiğini ifade etti. Kreş hizmetlerinin ülke genelinde yaygınlaştırılmasını öneren Çam, yaşlı ve engelli bakım hizmetlerinin de güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bakım yükünün yalnızca kadınların üzerinde kalmaması gerektiğini savunan Çam, çalışma hayatında esnek çalışma modellerinin geliştirilmesi ve ebeveyn izinlerinin güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Çam ayrıca çocukların şiddet, bağımlılık ve dijital dünyanın risklerinden korunmasına yönelik önleyici sosyal politikaların güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Türkiye çocuk istiyorsa, önce aileye güven vermelidir”

Nüfus politikasının yalnızca doğum oranlarını artırmaya yönelik olmaması gerektiğini belirten Çam, doğumdan yaşlılığa kadar uzanan kapsamlı bir sosyal devlet anlayışının oluşturulması gerektiğini söyledi. Çam, açıklamasının sonunda, “Türkiye çocuk istiyorsa, önce aileye güven vermelidir” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin ihtiyacının daha fazla slogan değil, daha güçlü bir sosyal devlet, güçlü aileler ve geleceğine güvenen bir toplum olduğunu belirten Çam, İYİ Parti’nin bu hedef doğrultusunda siyaset yaptığını söyledi.

Muhabir: Nilay Erdoğan