Eskişehir Sanayi Odası’nın vizyonu…
İllerin Teknolojik Gelişmişlik Endeksi sonuçlarında Eskişehir’in Türkiye genelinde üçüncü sırada yer almasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Eskişehir önemli üretim merkezlerinden bir tanesi. Özellikle savunma sanayi, havacılık, beyaz eşya, yine makine sanayimiz Eskişehir’de oldukça güçlü sektörler. Bu sektörlerin yarattığı artı değer oldukça fazla. Ar-Ge yatırımları oldukça fazla ve Eskişehir’imizi ön plana çıkarıyor. Özellikle motor teknolojileri konusunda Eskişehir, Türkiye’nin en önemli kentlerinden bir tanesi. Eskişehir bu anlamda her ne kadar yeterince sanayi-üniversite iş birliğini geliştirememiş olmasına rağmen yine de aslında entelektüel sermayesi güçlü ve sanayicinin de entelektüel sermaye ile iş birliği içinde olduğu, danışmanlık hizmetlerini aldığı illerden bir tanesi. Dijitalleşme oranı Eskişehir’de, fabrikalar açısından söylüyorum, belki ilk sırada değil ama birçok ilden çok daha üst seviyede, en azından ilk ona girdi. Bunların hepsini bir ekosistem olarak düşündüğümüzde aslında Eskişehir, bundan sonra teknoloji odaklı bir sanayi gelişmişlik endeksini sürekli artıran kentlerden bir tanesi. Çünkü eski klasik üretimlerle bir sanayi kenti olmak artık mümkün değil. Kocaeli, Bursa, İzmir, İstanbul bunu başardı; biz Eskişehir olarak bir miktar geri planda kaldık bu anlamda ama teknoloji eksenli büyüme ve sanayileşme anlamında Türkiye’nin ilk üçünden biri ki İstanbul, Ankara’dan sonra böyle bir seviyede olması son derece kıymetli, önemli. Yeni sanayi devrimleri artık teknoloji odaklı olacak. Sanayi Odası’nın vizyonu da dijitalleşme, sürdürülebilirlik, yeşil dönüşüm, dijital ve zihinsel dönüşüm. Derdimiz, hedefimiz Eskişehir’in yeni nesil bir sanayi kenti olması. Bu teknolojik gelişimi ıskalamamak gerekiyor Eskişehir açısından.
Şehrin içinden çıkamayız, içine de giremeyiz
2026 Eskişehir Yılı ilan edildi, sizce bu dönem Eskişehir’in acil çözülmesi gereken sorunları nelerdir?
Tabii ki Eskişehir’in bir trafik problemi var. Hem kent içi hem de çevre yolunun Eskişehir’in gelişmesi açısından önemli olduğunu düşünüyorum. 100 bin çalışanımız var; 100 bin çalışanımızın iş yerlerine gidiş gelişleri konforlu değil. Bir, bir buçuk saati buluyor. Bugün bir felaket, bir deprem olsa bu trafik koşullarında şehrin içinden çıkamayız, içine de giremeyiz.
Eskişehir’in bir serbest bölgeye ihtiyacı var
İkinci olarak mutlaka kentimizin Gemlik Limanı’na bağlantısı... Şu an Organize Sanayi Bölgesi Hasanbey bağlantısı yapılıyor ama hızlı bir şekilde Eskişehir’imizin limanlara bağlantısı şart. Bu hem maliyetler açısından hem yeni yatırımcılar açısından hem de yeşil nakliye açısından son derece önemli. Üçüncü konu, Eskişehir’in bir serbest bölgeye ihtiyacı var. Bu konuyla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Anketler yapıldı. Fizibilite çalışmaları başlayacak. Eskişehir’in kalkınması açısından bir serbest bölgeye ihtiyacı var.
Eskişehir’in gelecek vizyonunda bu olması gerekiyor
Bir diğer konu, Eskişehir’e yeni bir vizyon gerekiyor. Özellikle bu yaratıcı endüstrilerle yazılım sektörünün içinde olduğu, Eskişehir’de mutlaka yeni teknoloji üslerinin kurulması gerekiyor. Şeker Fabrikası’nın sosyal tesislerinin olduğu alan var mesela, yeşiller içinde, şehre çok yakın; yeni nesil gençlerimiz orada uygulamalar yapabilir. Hem tarihi dokusunu ellemeden şehre yakın, Eskişehir’in bilişim vadisi tarzında, teknoloji üreten, inovasyon gerçekleştiren bir bölgeye ihtiyacı var. Bence Eskişehir’in gelecek vizyonunda bu olması gerekiyor. Artık dünya değişiyor. Yeni nesil teknoloji üreten bir sanayi kenti olabiliriz. Bunun için alt yapımız da var. Eskişehir’e yapılan en büyük iyilik bu olur.
Kent problemlerini konuşuyoruz
Eskişehir’in sorunlarının çözümü konusunda birlik sağlanabildiğini düşünüyor musunuz?
Bu konuyla ilgili bir çalışmamız var Eskişehir Konseyi olarak, Eskişehir Kalkınma Konseyi oldu adı, orada çalışıyoruz. Oda başkanlarımız orada, valilik ve belediyeden temsilciler katılıyor, dönem dönem vekillerimiz katılıyor. Ama biz sürekli bir araya gelmeye başladık. Kent problemlerini konuşuyoruz. Kent problemlerini konuşurken çok mikro konular değil, onlar bizim işimiz de haddimiz de değil; daha çok ulaşım problemleri, geleceğe dönük olarak vizyoner neler yapabiliriz, kentin geleceğini daha nasıl sağlıklı hale getirebiliriz, kenti daha nasıl zenginleştirebiliriz, kalkınmayı nasıl önceliklendirebiliriz, hayatımızı kentte nasıl kolaylaştırabiliriz... Yaptığımız projelerin hepsi gelecek için. Bugünün projelerini zaten yapmaya etkin, yetkin birçok insan birçok kurumun başında.
Siyasetin içindeyiz ama siyaset yapmıyoruz
Eskişehir kamuoyu sizi tanıdıktan sonra belediye başkan adayı olarak da milletvekili adayı olarak da isminiz anıldı. Ama siz siyaseti düşünmediğinizi söylemiştiniz, bu konuda düşünceleriniz değişti mi?
Siyaset kurumu başka bir şey, siyaset üretmek başka bir şey. Biz son beş altı senedir zaten siyasetin içindeyiz hepimiz. Bizler politikalar üretiyoruz ve bu politikaları da aslında Eskişehir’i temsil eden siyasilere iletiyoruz. Burada ürettiğimiz politikaları vekillerimize iletiyoruz. Aslında siyasetin içindeyiz ama siyaset yapmıyoruz. Onu zaten halk seçiyor; bizlerin görevi onları destekleyeceği politikalar üretmek.
Siyasetin içinde olmayı düşünmüyorum
Siyasetin içinde olmayı düşünmüyorum; orası çok zor, çok farklı bir mecra. Oranın aktörleri başka, o aktörlerın içinde bizlerin çok yeri yok. O başka bir meslek, başka bir dünya orası. Siyasetin içinde değil, politika üreten tarafta onlara destek vermek için bulunuyoruz. O nedenle de kentin gündemine geliyor.
Doğru söylediğimiz şeyler yanlış anlaşılıyordu
Sosyal medyayı aktif olarak kullanıyordunuz ve şehir adına önerilerinizi, eleştirilerinizi buradan yapıyordunuz; ancak sosyal medyayı kullanmayı bıraktınız, bunun nedeni nedir?
Sosyal medyayı aktif olarak kullanıyordum ama çok polemik çıkıyordu, aslında doğru söylediğimiz şeyler yanlış anlaşılıyordu. Çünkü bir şey söylediğiniz zaman buna doğru diyen yüzde elli çıkıyor, yüzde ellisi yanlış… Halbuki bizim söylediğimiz her şey verilere dayalı. Ama birçok insan verilere dayalı bilginin dışında çok dogmatik bilgilerle ya da çok cahilce olan şeylerin etkileşimiyle farklı şeyler yazıyorlar ya da anlaşılamıyor. Doğal olarak o söylediğiniz doğru şeyler de heba oluyor. Bu nedenle sosyal medya üzerinden değil, Eskişehir Sanayi Odası olarak raporlar hazırlıyoruz, sunuyoruz; bunları yine sosyal medyada paylaşıyoruz ama okuma özürlü olduğumuz için çoğu okumuyordur onları, yine internet sayfamızda var, ilgili kurumlara gönderiyoruz.
Bu yüzden çekildim
Sosyal medyada bireysel kullandığınız zaman bu iş biraz polemiğe dönüyor, yanlış anlaşılıyor, “siyasi bir gelecek kaygısı var, o yüzden böyle konuşuyor” deniliyor. Halbuki derdimiz orası değil, siyaset farklı bir dünya, biz aslında kent politikaları üretmeye çalışıyoruz. Ama bunu siz bireysel olarak açıklama yaptığınız zaman kentte, Eskişehir’de yanlış anlaşılıyor, bu yüzden o taraftan çekildim. İletişimimizi daha kurumsal hale getirmeye çalıştık.
Şahsileştiriyorlar konuları
Yani Eskişehir’de bir isim ön plana çıktığı zaman “dur” mu deniliyor?
Empati yapıyorum, birçok insanın siyasi kariyer beklentisi olabiliyor, bir makamda mevkide olmak talebi olabiliyor. Doğal olarak sizi rakip olarak görebilir ve anlayabilirim bunu ve saygıyla da karşılarım. Fakat bizim yapmış olduğumuz nitelikli, veriye dayalı çalışmalar heba oluyor. Onları da anlayabiliyorum, rakip olarak görünce de bu sefer iyi yazan da oluyor, çok fazla bel altı yapan da oluyor. Şahsileştiriyorlar konuları, bunu anlamsız buluyorum.
Devlet teşviklerine ihtiyaç var
Türkiye’deki ekonomik durum Eskişehir’i nasıl etkiledi? Eskişehir’de sanayici önünü görebiliyor mu?
Bu yeni bir konu değil, pandemiyle başlayan bir süreç, sonra bir iki yıl biraz toparlanma süreci oldu ve arkasından büyük bir deprem, bunun yaralarını sarmaya çalışırken ve savaşlar. Doğal olarak kolay işler değil, sanayicinin finansmana erişimde sıkıntıları var, nakit akışı problemleri var. Ödenmeyen çekler senetler miktarları sürekli artıyor. Kapanan şirket sayısı sürekli artıyor. Konkordato sayıları artıyor. Bunlar güzel veriler değil. Türkiye’nin enflasyonu çok yüksek, yatırım ortamı çok uygun değil şu anda. Bu dönemin içerisinde önemli olan stabil kalıp piyasaları çeşitlendirmek çok önemli, geç kalmamak lazım, ürün ve müşteri çeşitliliğini artırmak gerekiyor. Bunları yaparken herkes Devlet teşviği bekliyor. Şu anda yaratıcı Devlet teşviklerine ihtiyaç var. Düşük faizli kredi alanları yaratmak gerekiyor ki, biz sanayimizi koruyabilelim. Sanayi daralıyor. Tarımı çözmek gerekiyor. Endüstriyel tarım, planlı havza tarımının geliştirilmesi gerekiyor. Tarım odaklı olmamız gerekiyor. Doğal olarak da tarım enflasyonunu çözmek gerekiyor. Domatesin 150-200 lira olmaması lazım. Roket ürettiğimiz, savunma sanayisinin bu kadar güçlü olan bir ülkenin domates üretmemesini, ucuz salatalık, ucuz et üretmemesini düşünemeyiz. Mutlaka tarım politikalarının gözden geçirilmesi gerekiyor. Yeni nesil sanayi artık teknolojide gizli, yeni sanayi devrimine geç kalmadan hepimizin başlaması lazım.
Eskişehir Sanayi Odası şu an çok kurumsallaştı
Seçim süreci de yaklaştı ve bu dönem neden adaysınız?
Benim derdim Eskişehir Sanayi Odası’nı kurumsallaştırmaktı. Eskişehir Sanayi Odası şu an çok kurumsallaştı. Eskiden başkan odaklı bir odaydı burası, şimdi kurumsal, herkesin işini gören, bütün konulara odaklanmış bir sanayi odası var. Önümüzdeki dönemin birkaç yılı benim için son derece önemli. Eskişehir Sanayi Odası’nın bütçesi çok düşük. Diğer odalara göre onda bir. Birçok odaya göre çok düşük bütçemiz var. Adalar’da bir projemiz var ve bir, bir buçuk yıl içinde bu projemiz bitecek ve odamızın sürdürülebilirliği açısından o projeyi bitirip teslim etmek en büyük arzum. Çünkü sadece zeka yetmiyor, para da lazım. Eskişehir Sanayi Odası’nda o zeka var, o alt yapı var, o kurumsallık oluştu ama para lazım. Buranın maddi olarak sıkıntı yaşamadığı, stabil bir bütçeyi de bırakıp işimize bakacağız. Bizden sonra kim gelirse gelsin para sıkıntısı çekmeyen bir oda olsun. Çünkü biz çok para sıkıntısı çektik burada, yönetim kuruluma bu anlamda çok teşekkür ediyorum, herkes bireysel olarak da çok katkılar sağladı. Ama Eskişehir Sanayi Odası bundan sonra kim gelirse gelsin maddi olarak da güçlü bir oda olsun, şimdi onun için uğraşıyoruz.
Kimse umudunu kaybetmesin
Son olarak ne söylemek istersiniz?
Üretimden kopmasınlar, gençlere özellikle şunu söylemek istiyorum: Bundan sonraki gelecekte teknoloji sanayide ve üretimde, gelsinler sanayiyi değiştirsinler, dönüştürsünler. Yol üretimden, sanayiden geçiyor, bugünden bu ailenin bir parçası olsunlar, kimse umudunu kaybetmesin. Türkiye’nin geleceği sanayileşmede.





