Arslan; doğal gazdaki kademeli tarife, elektrikte son kaynak tedarik limiti ve enerji destekleri konusunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına iki, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bir olmak üzere üç ayrı soru önergesi verdi.
“ISINMAK ZORUNDA OLAN İNSANI CEZALANDIRMAYIN”
4 Nisan 2026’da yürürlüğe giren kademeli doğal gaz tarifesine dikkat çeken Arslan, tüketim sınırlarının il ve aylara göre değiştiğini, Eskişehir’de ekim ayı için belirlenen sınırın 46,74 metreküp olduğunu belirtti.
“Eskişehir bunun yalnızca bir örneği. Sınırlar illere ve aylara göre değişiyor; ancak uygulama Türkiye’nin dört bir yanındaki doğal gaz abonelerini ilgilendiriyor. İnsanlar artık ‘Kombiyi biraz daha açarsam sınırı geçer miyim, faturam ne olur?’ diye düşünüyor.”
Sınır aşıldığında yalnızca aşan miktarın değil, ilgili aya denk gelen tüketimin tamamının ikinci kademeden fiyatlandırıldığını belirten Arslan şöyle devam etti:
“BOTAŞ’ın resmi toptan satış tarifesinde konutlarda birinci kademe 10,625 TL/Sm³, ikinci kademe 18 TL/Sm³. Aradaki fark yaklaşık yüzde 70. Vatandaş sınırı çok küçük bir miktarla aşsa bile yalnızca aşan kısmı değil, o aya denk gelen tüketiminin tamamını ikinci kademeden ödüyor. Bunun neresi adalet?”
Arslan, “Her hanenin koşulları aynı değil. Hane büyüklüğü, binanın yaşı ve yalıtımı, çocukların, yaşlıların ve özel ihtiyaçları bulunan yurttaşların varlığı tüketimi doğrudan etkiliyor. İnsanlar keyfinden doğal gaz yakmıyor; üşümemek için yakıyor. Tasarrufu teşvik etmek başka, ısınmak zorunda olan insanı cezalandırmak başka” dedi.
“ELEKTRİKTE DE DESTEK SINIRI DARALTILDI”
Elektrikte uygulanan Son Kaynak Tedarik Tarifesine de dikkat çeken Arslan, “2025 yılında meskenler için yıllık 5 bin kilovatsaat olan sınır, 2026’da 4 bin kilovatsaate indirildi. Bu benim rakamım değil; EPDK’nın kendi açıklamasına göre Türkiye’deki yaklaşık 43 milyon mesken abonesinin 2,5 milyonu, yani yaklaşık yüzde 6’sı bu düzenlemeden etkilenecek” dedi.
Belirlenen yıllık tüketim limitine ulaşan ve ikili anlaşma yapmayan abonelerin mevzuatta öngörülen sürenin ardından Son Kaynak Tedarik Tarifesi kapsamına alındığını belirten Arslan “Bir taraftan elektrik faturalarının devlet tarafından desteklendiğini söylüyorsunuz, diğer taraftan desteklenen grupta kalmanın sınırını 5 bin kilovatsaatten 4 bin kilovatsaate indiriyorsunuz. Mesele desteğe bütçeden kaç lira ayrıldığı değil; vatandaşın ay sonunda o faturayı ödeyip ödeyemediğidir” ifadelerini kullandı.
“VATANDAŞ ENERJİ MALİYETİNİ İKİ KEZ ÖDÜYOR”
Enerji maliyetlerinin üretimin tamamını etkilediğini vurgulayan Arslan:
“Elektrik ve doğal gaz; sanayici için de KOBİ için de esnaf için de üretici için de temel girdidir. Enerjiyi pahalılaştırırsanız üretimi, üretimi pahalılaştırırsanız hayatı pahalılaştırırsınız. Vatandaş enerji maliyetini iki kez ödüyor: Önce kendi elektrik ve doğal gaz faturasında, sonra satın aldığı malın ve hizmetin fiyatında. Bu yalnızca tarife değil; geçim, üretim, istihdam, enflasyon ve sosyal adalet meselesidir” dedi.
“KIŞ BASTIRMADAN HAREKETE GEÇİN”
Doğal gazdaki kademeli tarifenin yeniden düzenlenmesini isteyen Arslan, sınır aşıldığında yüksek fiyatın tüketimin tamamına değil yalnızca sınırı aşan miktara uygulanması; elektrikte destek kapsamının daraltılmaması ve kış aylarında dar ve orta gelirli haneler ile üreticiler için ilave önlemler alınması çağrısında bulundu.
Arslan açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Isınmak lüks değildir. Elektrik kullanmak ayrıcalık değildir. Üretmek de cezalandırılacak bir faaliyet değildir.
Kış kapıda. Tedbir almak için ağır faturaların milyonlarca haneye ulaşmasını beklemeyin. İnsanları ‘ya evini ısıt ya faturayı öde’ çaresizliğine mahkûm etmeyin.
Vatandaşın kombisini, üreticinin şalterini değil; enerji faturasını aşağı çekin.”





