Prof. Dr. İlber Ortaylı, Eskişehir eski Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in çalışmalarını anlattığı yazısında, yaşının ileri oluşunu öne sürerek bir nevi pasif müşavirlik görevine alınmış gibi davranılması yanlıştır şeklinde ekleme yapması dikkat çekti.

Ortaylı yazısının tamamında şu ifadelere yer verdi;

Büyükerşen, Türkiye belediyecilik tarihinin efsanevi büyükşehir belediye başkanıdır. Bunu tartışacak olanla münazaraya girmeye hazırım. Büyük başkanlardan biri de Şehremini Topuzlu Cemil Paşa’dır. Onun bıraktığı şehir; üniversiteleri, müesseseleri, müzeleri, konser salonlarıyla artık bir Avrupa şehri gibidir. Tabii benim zevkimin dışında hep bir Alman şehri gibi görünür. Ama her kaldırım taşına, şehrin mezarlığından çarşısına kadar uzanan gayreti tükenmeyen büyük bir belediye başkanının eseri ortadadır.

EN MÜKEMMELİNİ YAPTI

Onunla ilk tanıştığım zaman üniversite rektörüydü. Doğrusu, rektörlerin çoğuna ısınmamıştım. Doğramacı’nın isabetli bir tayin yaptığını düşünmüştüm. Açıköğretime başlamıştı; öbürlerinden farklıydı. Hatta bir ara bu yüzden Eskişehir’de bu kuruma girmeyi düşündüm çünkü ısrarla istemişti. İyi ki o da gitmemiş, ben de yerimde kalmışım. İstifa ettiğim günlerde kısmetimi ülke dışında aradım ve bu bana yaradı da.

Eskişehir Anadolu Üniversitesi’ni bambaşka bir muhite çevirdi. Etraftaki kahveleri üniversiteye entegre etmekle işe başladı. Ne kadar spor ve havacılık aktivitesi varsa organizasyonunu üstlendi. Yeni bölümler kurdu. Gazetecilik ve iletişim gibi bölümler her yerde vardı ama böylesi yoktu. İstanbul-Ankara arasında sıkışmış bir taşra üniversitesine yapılabilecek ne varsa en mükemmeliyle yaptı. Ve bütün bunları yapan insan, kendisi hiçbir zaman İstanbul veya Ankara’da okuma şansına erişememişti. Okuduğu yüksek tahsil kurumu da Türkiye’nin taşradaki ilk ticari-iktisadi ilimler akademilerindendi. Bu vasfını da hiçbir zaman inkâr etmedi. Güler yüzlüydü; insanlar kendisini seviyordu. Daha başka bir şey yaptı; birtakım yerler en kıymetli azalarını komutanlara ihbar edip attırırken o, Konya’dan atılanları Eskişehir’e aldı. Buradan da belli ki gözü pek bir adamdı.

BİR SÜRÜ GENÇTEN DAHA DİNÇ

Dönemi bittikten sonra kendisine şehrin belediye reisliği önerildi ve bu görevi en âlâsından yaptı. Ortaya çıkan şehir ortadadır. Elimde olsa başka büyükşehir belediye başkanlığına da aday gösteririm. Yaşının ileri oluşunu öne sürerek bir nevi pasif müşavirlik görevine alınmış gibi davranılması yanlıştır. Bir sürü gençten daha dinç. Bu hafta 88 yaşına girdi. Yerine bıraktığı bir kadro var. 88 yaşına armağan olarak çıkarılan bu eser, büyük belediye başkanımızın icraatına ait birinci vesikadır. İkinci vesika ise zaten kendi kurduğu müzedir. Büyükerşen’siz Türk belediyeciliği düşünemiyorum.

Kaynak: Haber Merkezi