“Etkileri bireylere göre farklılık gösteriyor”
Serebral palsinin beynin oksijensiz kalmasından kaynaklanan ve ömür boyu devam eden bir durum olduğunu belirten Sönmez, hastalığın bireylerde farklı şekillerde görülebildiğini ifade etti.
Sönmez, “Bazı bireyler konuşamazken bazıları konuşabilmesine rağmen yürüyememektedir. Bunun yanı sıra daha ağır zihinsel etkilenimi bulunan bireylerimiz de bulunmaktadır” dedi.
“Erişilebilirlik konusunda çeşitli sorunlarla karşılaşıyoruz”
Kentlerde erişilebilirlik konusunda çeşitli sorunlarla karşılaştıklarını dile getiren Sönmez, özellikle eğitim hayatına devam eden çocukların sorunlarının sürdüğünü belirtti.
Sönmez, “Okula giden çocuklarımızın yaşadığı problemler de sürekli devam ediyor. Açıkçası bu konularda oldukça sıkıntı yaşıyoruz” diye konuştu.
“Eskişehir’de yaklaşık 130 aileye ulaşabiliyoruz”
SERÇEV’in Ankara, İstanbul ve Eskişehir’de faaliyet gösterdiğini aktaran Sönmez, dernek olarak ailelere ulaşmaya ve destek olmaya çalıştıklarını söyledi.
Eskişehir’de şu anda yaklaşık 130 aileye ulaşabildiklerini belirten Sönmez, kent genelindeki sayının ise çok daha fazla olduğunu bildiklerini ifade etti. Sönmez, Türkiye genelinde ise yaklaşık 10 milyon engelli bireyin bulunduğunu söyledi.
Yerel yönetimlerle iş birliği
SERÇEV’in kamu yararına çalışan dernek statüsünde olduğunu kaydeden Sönmez, bakanlıklarla yürütülen çalışmaların yanı sıra yerelde valilikler ve belediyelerle de iş birlikleri gerçekleştirdiklerini belirtti.
6 Ekim Dünya Serebral Palsi Farkındalık Günü kapsamında Çanakkale’de serebral palsili çocuklar ve çoklu engel gruplarına yönelik kamp programının devam ettiğini aktaran Sönmez, programın bakanlık ve SERÇEV iş birliğiyle gerçekleştirildiğini söyledi.
“Önceliğimiz erken tanı”
Serebral palside erken tanının önemine özellikle dikkat çeken Sönmez, ailelerin bilinçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Sönmez, “Önceliğimiz erken tanı. Aileleri bilinçlendirmemiz ve farkındalık seviyelerini yükseltmemiz gerekiyor. Çünkü küçük yaşlarda konulan tanı, çocukların gelişim sürecini çok farklı bir noktaya taşıyabiliyor” ifadelerini kullandı.
Erken tanının ardından doğru müdahale ve doğru fizyoterapinin önemine değinen Sönmez, bu üç başlığın serebral palsili çocukların gelişim sürecinde önemli rol oynadığını belirtti.
“Yeşil, bizim için azmi ve umudu temsil ediyor”
Serebral palsi farkındalığının sembolü olan yeşil rengin kendileri için özel bir anlam taşıdığını belirten Sönmez, yeşilin azmi, yeniden doğuşu ve umudu temsil ettiğini söyledi.
Sönmez, “Serebral palsili bireylerin ve ailelerinin hayata tutunmasını simgeliyor. Toprak nasıl filizlenip yeşeriyorsa bizim için de aynı anlamı taşıyor” dedi.





