AK Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Serhat Tunç, eleştirilerde bulunduğu açıklamasında, “Tepebaşı Belediyesi’nin yıllardır yaptığı şey çok net. Yıllardır şehrin en kıymetli arazileri bir bir elden çıkarılıyor… Peki karşılığında ne var? Ne yeni bir eser, ne kalıcı bir hizmet ne de vatandaşın hayatına dokunan bir yatırım. Önce şu sorulara cevap verin: Satılan onca taşınmazın parası nerede? Bu şehir o satışlardan ne kazandı? Bugün ‘kamu hassasiyeti’ diyerek konuşanlar, dün bu şehrin geleceğini satarken neredeydi? Gerçek şu; Tepebaşı Belediyesi ne kaynak üretebiliyor ne de elindeki kaynakları hizmete dönüştürebiliyor. Eskişehir bunu görüyor. Algıyla değil, icraatla konuşma zamanı” ifadelerine yer verdi.

CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım’dan ise cevap gecikmedi. Yıldırım, “AKP Tepebaşı İlçe Başkanı Sayın Serhat Tunç’un açıklaması ne yazık ki ekonomik gerçekleri görmezden gelen, Tepebaşı Belediyesi’nin hizmetlerini değersizleştirmeye çalışan klasik bir algı siyasetidir” dedi.

Yıldırım şu ifadeleri kullandı:

“Öncelikle şunu açıkça ifade edelim; Tepebaşı Belediyesi’nin taşınmaz satışları keyfi, gizli ya da hesapsız işlemler değildir. Bu satışlar; belediye meclisi kararları, yasal mevzuat ve kamu denetimi çerçevesinde yapılmaktadır. Elde edilen kaynaklar da belediye bütçesine girerek yine Tepebaşı halkına hizmet olarak dönmektedir. Eğer ortada kamu zararına, usulsüzlüğe ya da hukuka aykırı bir durum olduğunu iddia ediyorsanız, sosyal medya cümleleriyle değil, belgeyle konuşacaksınız.

Bugün asıl sorulması gereken soru şudur: Belediyeler neden taşınmaz satmak zorunda bırakılıyor?

Çünkü Türkiye’de yerel yönetimler ağır bir ekonomik baskı altındadır. Merkezi iktidarın ekonomi politikaları nedeniyle belediyelerin maliyetleri her geçen gün artmakta; akaryakıttan elektriğe, doğalgazdan asfalta, personel giderlerinden temel hizmet maliyetlerine kadar bütün kalemler katlanarak büyümektedir.

Sayın Tunç’un ‘Ne yeni bir eser ne kalıcı bir hizmet ne de vatandaşın hayatına dokunan bir yatırım var sözleri ise Tepebaşı’nın son 27 yılda geçirdiği dönüşümü bilmemekten ya da bilerek görmezden gelmekten başka bir şey değildir. Bunu söylemek bile ayıptır…”

CHP’li Yıldırım açıklamalarına şöyle devam etti:

“Tepebaşı’nın dününü hatırlayan herkes çok iyi bilir: Bu ilçede bir spor sahası bile yoktu, sosyal yaşam alanları bir elin parmaklarını dahi geçmiyordu, mahallelerinin altyapısı bile yoktu; akşam saatlerinde Şirintepe’de, Çamlıca’da, hatta Bağlar’da bile sokaklar sessizleşir, kent yaşamı erkenden biterdi.

Bugün ise Tepebaşı’nda başınızı nereye çevirseniz Ahmet Ataç’ın sosyal belediyecilik anlayışının izlerini görürsünüz. Belde Evleri’nde kadınların, çocuk merkezlerinde çocukların, gençlik merkezlerinde gençlerin, Alzheimer Konukevleri’nde yaşlıların, spor alanlarında 7’den 70’e tüm Eskişehirlilerin, kültür-sanat merkezlerinde yurttaşların hayatına dokunan bir belediyecilik modeli vardır.

Tepebaşı bugün yalnızca binalarla değil; insanın hayatına değen, mahalleyi canlandıran, kente kimlik kazandıran hizmetlerle büyümüştür. O kadar büyümüştür ki dünyada ilk küresel model dahi gösterilmiştir. Tepebaşı Belediyesi, dünyada küresel model gösterilen belediyedir. İşte belki de AKP’lilerin hazmedemediği tam olarak budur. Nasıl durduracaklarını bilemedikleri için kamuoyunu yanıltmak, algı siyaseti yapmak, Bizans oyunları oynamak en iyi yaptıkları iştir. Mesele, Sayın Tunç’un göstermeye çalıştığı gibi ‘satıyorlar ama hizmet etmiyorlar’ meselesi değildir.”

“Gerçek şudur; Tepebaşı Belediyesi, merkezi iktidarın belediyeler üzerinde yarattığı ekonomik baskıya rağmen hizmet üretmeye devam etmektedir” diyen Yıldırım, açıklamalarını şu sözlerle noktaladı:

“AKP temsilcilerinin önce şu gerçeği görmesi gerekir: Bu ülkede belediyeleri ekonomik olarak sıkıştıran, maliyetleri her gün artıran, halkı da yerel yönetimleri de yoksullaştıran düzenin sorumlusu CHP’li belediyeler değil, yıllardır ülkeyi yöneten merkezi iktidardır.

‘Kamu hassasiyeti’ dersi vermeye çalışanların önce kendi iktidarları döneminde satılan fabrikaların, limanların, arazilerin, kamu kurumlarının ve Cumhuriyet’in birikimlerinin hesabını vermesi gerekir.

Tepebaşı Belediyesi elindeki olanakları halk için kullanmaktadır. Kaynak üretiyor, hizmeti sürdürüyor, sosyal belediyecilikten vazgeçmiyor. Sayın Tunç’a tavsiyemiz şudur: Tepebaşı Belediyesi’ni karalamak yerine, belediyeleri taşınmaz satmak zorunda bırakan ekonomik düzeni sorgulayın. Hizmeti hedef almak yerine, yerel yönetimlerin kaynaklarını eriten merkezi politikaları konuşun. Eskişehir gerçeği görüyor. Tepebaşı halkı da kimin algıyla, kimin hizmetle konuştuğunu çok iyi biliyor.”

Kaynak: Haber Merkezi