TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu adına açıklama yapan Salih Eğerci, son yıllarda uygulanan ekonomi politikaları sonucu milyonlarca emekçi ve emeklinin her geçen gün daha da yoksullaştığını söyledi. Ücretlerin yüksek enflasyon karşısında hızla eridiğini belirten Eğerci, “Temel tüketim maddeleri, kira, enerji, ulaşım ve diğer zorunlu yaşam giderlerindeki artış, halkın alım gücünü her geçen gün daha fazla düşürmektedir. Açıklanan resmi enflasyon rakamları ile yurttaşlarımızın çarşıda, pazarda ve markette yaşadığı gerçek hayat pahalılığı arasındaki uçurum giderek büyümektedir” dedi.
Temmuz ayında kamu emekçileri ve emeklilerin maaş artışlarının açıklanacağını hatırlatan Eğerci, “Ücret artışları tartışmalı resmi enflasyon verilerine, bütçe kısıtlarına ya da sermayeyi önceleyen ekonomi politikalarına göre değil, halkın yaşadığı gerçek yaşam koşullarına göre belirlenmelidir. Emekçiye ve emekliye, insan onuruna yaraşır bir yaşamı sağlayacak ücret verilmelidir” ifadelerini kullandı.
Kamuda çalışan mühendis, mimar ve şehir plancılarının yıllardır ekonomik ve sosyal hak kayıpları yaşadığını belirten Eğerci, “Kamuda çalışan meslektaşlarımız; sahip oldukları eğitim, uzmanlık, teknik bilgi, imza yetkisi ve üstlendikleri hukuki sorumluluklarla kıyaslanamayacak düzeyde düşük ücretlerle çalıştırılmaktadır. Mesleki sorumlulukları sürekli artarken maaşları ve özlük hakları her geçen yıl gerilemekte, ücretleri yoksulluk sınırının altında kalmaktadır” diye konuştu.
Birçok mühendisin, mimarın ve şehir plancısının ekonomik nedenlerle mesleğini bıraktığını ya da yurt dışında çalışma arayışına girdiğini ifade eden Eğerci, “Kamunun yetişmiş teknik insan gücünü kaybetmesi, ülkemizin geleceği açısından ciddi bir sorundur. Nitelikli kamusal hizmet, ancak nitelikli teknik personelin insanca yaşayabileceği çalışma koşullarıyla mümkündür” dedi.
Yapılan maaş artışına tepki gösteren Eğerci, “Bugün açıklanan; memur ve memur emeklilerine reva görülen yüzde 13,51 zam oranını kabul etmiyoruz. Hayat pahalılığının her geçen gün arttığı, temel ihtiyaçların sürekli zamlandığı bir ortamda bu artış, alım gücünü korumaktan uzaktır. Ücret artışlarının belirlenmesinde esas alınan TÜİK enflasyon verilerinin gerçek yaşam maliyetlerini yansıtmadığına inanıyor ve bu verileri kabul etmiyoruz. İnsanca yaşamaya yetecek, refah payını da içeren adil bir ücret artışı talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.





