Ulucan, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin verilen mutlak butlan kararı ile ilgili şu açıklamada bulundu, “Türkiye’nin 150 yıllık demokrasi geleneği ve 103 yıllık Cumhuriyet tarihi bugün kritik bir kırılma noktasındadır. CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin verilen karar, yalnızca bir siyasi partiyi değil; Türkiye’nin çok partili siyasal hayatını, milletimizin seçme ve seçilme hakkını ve demokratik geleceğini doğrudan hedef alan bir gelişmedir.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte ülkemizde kuvvetler ayrılığı zayıflatılmış, hukuk devleti ilkesi ağır yara almış, iktidar ise gücünü koruyabilmek adına hukuk dışı yöntemleri olağan hale getirmiştir. Bugün yaşanan süreç yalnızca mevcut siyasi tabloyu değil, seçim sistemini ve anayasal düzeni de tehdit eden tehlikeli bir noktaya ulaşmıştır.
Bizler İYİ Parti olarak; tek adam rejimine karşı parlamenter demokrasiden, hukukun üstünlüğünden, adil devlet anlayışından, bağımsız ve tarafsız yargıdan yana tavrımızı kararlılıkla sürdürmekteyiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısını koruma ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’e sahip çıkma irademiz dün olduğu gibi bugün de sarsılmazdır.
Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun ortaya koyduğu kararlı, cesur ve milli duruş; bugün demokrasiden yana tavır alan milyonlarca vatandaşımıza umut olmaktadır. Sayın Genel Başkanımızın hukukun üstünlüğünü esas alan anlayışı, millet iradesine sahip çıkan net tavrı ve kutuplaştırıcı siyasete karşı birleştirici dili; Türk siyasetinde vicdanın ve sağduyunun sesi olmuştur.
Söz konusu “mutlak butlan” kararı; çok partili Türk demokrasisine yönelik açık bir müdahale, millet iradesine kurulmuş bir pusu niteliğindedir. Nitekim “mutlak butlan” denilen anlayışın bizzat kendisi demokrasi ve hukuk açısından mutlak bir sakatlıktır”
Ulucan açıklamasına şöyle devam etti, “İYİ Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak süreci yakından takip ettiğimizi, milletimizin siyasete ve adalet mekanizmasına olan güveninin her geçen gün daha fazla zedelendiğini üzülerek gözlemliyoruz. Türkiye çok kritik günlerden geçmektedir. Milletimizi siyasetten soğutmaya, umutsuzluğa sürüklemeye çalışan anlayışa karşı aziz milletimiz gereken cevabı sandıkta ve demokratik zeminde mutlaka verecektir.
Kurban Bayramı öncesinde ne yazık ki demokrasimiz adeta kurban edilmek istenmektedir. Yıllardır aynı vatanın evladı olarak kardeşçe yaşayan, birbirine “kardeşim” diye hitap eden milletimiz; bugün bilinçli bir şekilde ayrıştırılmaya, kutuplaştırılmaya ve karşı karşıya getirilmeye çalışılmaktadır.
Siyasi hesaplar uğruna toplumsal huzurun hedef alınması, adalet duygusunun zedelenmesi ve millet iradesinin yok sayılması kabul edilemez. Türkiye’nin bugün ihtiyacı olan şey gerilim değil; birlik, sağduyu, hukuk ve demokrasidir.
Bizler inanıyoruz ki bu aziz millet, oynanmak istenen oyunların farkındadır. Bayramın manevi iklimine gölge düşürmek isteyenlere karşı; kardeşliğimizi, Cumhuriyetimizi ve demokratik değerlerimizi korumaya devam edeceğiz.
Demokrasiye, Cumhuriyet’e ve millet iradesine sahip çıkmaya devam edeceğiz”





