Albayrak’ın açıklamasına cevap veren Yalaz, “Dış politikada bağımsızlık nutukla, hamasetle değil; ilke ve tutarlılıkla olur.
Dün “kardeşim” denilen Maduro’ya bugün tek kelime edememek bağımsızlık değildir. Peki nedir?
Bir dönem “asla vermeyiz” denilen Rahip Brunson’un, Trump’ın tek bir mektubuyla apar topar uçağa bindirilip gönderilmesi mi bağımsızlıktır? İstanbul’da işlenen Kaşıkçı cinayetinin, önce “belgeleri vermeyiz” denilipte birden Suudi Arabistan’a devredilmesi mi anti-emperyalizmdir?
Dış politikada bir öyle bir böyle savrulanların, başkalarını “Batı’ya şikâyet etmekle” suçlaması ancak trajikomiktir. Cumhuriyet Halk Partisi kimseyi şikâyet etmez; millet adına hesap sorar.
Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkenin anti-emperyalist hafızasıdır. 6. Filo’yu denize döken iradedir.
“Küresel lider” masallarına ihtiyaç duymadan, işgale de darbeye de açık ve net tavır alanların partisidir.
Hamasetle yerel yönetimleri hedef alarak konuyu saptırmak, dış politikada içine düşülen çaresizliğin üzerini örtme çabasından başka bir şey değildir.
“Masada varız, masayı biz kurarız” diye slogan atmak kolaydır.
Zor olan, emperyal güçler karşısında dik ve tutarlı durabilmektir.
O dik duruş; Kurtuluş Savaşı’ndan 2. Dünya Savaşı’na, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan 1 Mart Tezkeresi’ne kadar CHP’nin tarihsel misyonunda açıkça ortadadır.
Emperyalizmi yedi düvele karşı diz çöktüren bir gelenek, hamasetle siyaset yapmaz.
CHP’liler slogan atmaz; bedel öder.
CHP biat etmez; boyun eğmez.
CHP korkmaz; susmaz.
Haddini bilmesi gereken;
dış politikadaki savrulmayı “bağımsızlık” diye pazarlamaya çalışanlardır” diye konuştu.





