Yalaz açıklamasında şu ifadelere yer verdi,
Tepebaşı Belediye Meclisi’nde yaşanan olayları iyi irdelemek lazım. Burada hiç kimsenin bir görüş bildirmesi ya da fikrini söylemesi ile ilgili bir sıkıntı söz konusu değil. Bugüne kadar da olmamıştır. Burada hakaret boyutuna varan artık belediye meclis üyeliğinin görev tanımı ve belediyenin iş ve işleyişi dışında başkanımız Ahmet Ataç’a asılsız karşılığı olmayan itham ve iddialarda bulunmakla ilgili olarak gösterilen bir tepki söz konusu. Bu bahsi geçen arladaşlar da gerekli sözü alıp orada ifade etmişler.”“
Şaşırmamak elde değil
Yalaz, “Mevkidaşım Gürhan Albayrak’ın açıklamalarına baktığımız zaman da şaşırmamak elde değil. Sanki orada bir konuşturmayı engellemiş gibi bir durumu ifade ediyor. Kesinlikle doğru değil. Gürhan beyle bir süredir münasebetimiz olmuyor son gelişmelerden, onların daha çok yargı kollarıyla uğraşmak durumundayız. Ama görevimiz anlamında, şehirdeki siyasetin nabzını tutmak anlamında gereken hassasiyeti, aynı bu süreçlerden önceki haliyle devam ettiriyoruz. Önümüzdeki haftadan itibaren de ciddi ve yoğun bir şekilde sahada, çarşıda, pazarda olmaya devam edeceğiz. Yine kendisinin adliyeye çok sık gittiğini kulağımıza gelmeye başladı. Adliye koridorlarında yine çok geziniyor. Bence siyaset sahada, çarşıda, pazarda halkın arasında yapılır. Yiğitçe, mertçe yapılır. Kaçak dövüşmekle, yargının üzerine tahakküm kurmaya çalışıp , yargısal nezde ortaya atılan iddialar sanki ispatlanmış, bu hususta bir mahkeme kararı verilmiş gibi bir intiba üzerinden siyaset yapmak sadece ona değil hiç kimseye yakışmaz. Sonuçta iktidar partisinin bir il başkanından bahsediyoruz, bunlar bizim alışageldiğimiz siyasi tavırlar değildir. Siyaset, yiğitçe, mertçe, halkın arasında ve elde bilgilerle belgelerle yapılır. Böyle dedikodu üzerinden siyaset olmaz. Adliye koridorlarından menfaat bekleyerek siyaset olmaz. Siyaset halkın arasında gümbür gümbür, gerekirse kelle koltukta yapılır ama sahada, çarşıda, pazarda yapılır. Açıklamalarını yakıştıramadım. Ahmet Ataç’a karşı buradan bir şey elde edeceklerini düşünüyorlarsa yanılıyorlar. Seçimde sandıkta yenemediklerini yargı kollarını kullanarak yenme gibi bir gayeye gitmek bir kere en başta kendi acziyetlerini ortaya koyması açısından önemlidir, bunun göstergesidir. CHP Eskişehir’de politik düsturuna, faaliyet ve çalışmalarına kaldığı yerden aynı şekilde ve daha da üstüne ekleyerek, şu son süreçlerden daha motive olmuş halde devam edecektir. Kendisine de naçizane tavsiyem, CHP içinde bir karışıklık hasıl olup buradan CHP’nin gerilemesini yargı kollarını da kullanarak medet umup bunu niyaz etmek yerine kendi partisinin oyunu artırmak adına sahada ve çarşıda, pazarda çalışmasını, siyaset üretmesini kendisine tavsiye ederim. Diğer türlüsü beyhude bir çaba olacaktır”
AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, Tepebaşı Belediye Meclisi’nde yaşananlarla ilgili şu açıklamayı yapmıştı;
Tepebaşı Belediye Meclisi’nde bugün yaşananlar, demokrasi adına ciddi bir zafiyetin göstergesi olmuştur.
Başta Ahmet Ataç olmak üzere CHP grubu kontrolünü kaybetmiştir. Milletin oylarıyla seçilmiş meclis üyelerinin konuşmasının engellenmesi, aşevindeki yemeklerin satıldığı iddiaları gibi skandallara cevap verilmemesi ve meclis çalışmalarının fiilen durdurulması kabul edilemez.
AK Parti Meclis Üyemiz Ali Semih Ünlü, kamuoyunda geniş yankı uyandıran iddialara ilişkin sorularını yöneltmek istemiştir. Aynı şekilde Grup Başkan Vekilimiz Mehmet Şimşek’e de söz hakkı verilmemiştir.
Sorulara cevap vermek yerine oturumun sağlıklı şekilde devam etmesi engellenmiş, meclis apar topar kapatılmıştır.
Daha da vahimi; CHP'lilerin meclis salonuna taşınarak ortamın gerilmesi, meclis üyelerimize yönelik hakaret ve taşkınlıklara zemin hazırlanması olmuştur.
Bugün yaşananlar, sorumluluk makamında bulunanların şeffaflık ve hesap verebilirlik yerine suçluluk psikolojisiyle hareket ettiğini göstermiştir. Sorular karşısında sakin kalamayanlar, demokratik zeminde cevap üretmek yerine gerginliği tercih etmiştir.
Şunu herkes bilmelidir: Ortada cevap bekleyen çok ciddi sorular vardır. Bu soruların muhatabı da Tepebaşı Belediyesi yönetimidir. Bizim talebimiz çok nettir; şeffaflık, açıklık ve hesap verebilirlik. Tepebaşı halkı adına sorulan sorular cevapsız bırakılarak bu süreç yönetilemez. Gerçekler er ya da geç ortaya çıkacaktır. Biz de sonuna kadar takipçisi olacağız.





