Alpagut-Atalan bölgesinde hayata geçirilmesi planlanan siyanürlü altın ve gümüş madeni projesi için 20 Nisan’da bilirkişi keşfi yapılacak. Projeye karşı açılan dava sonucu heyet, proje alanında inceleme yapacak. Kritik gelişme öncesi açıklamalarda bulunan CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, “Kamuoyunun şu hususta da dikkatini çekmek isterim. Eskişehir’in tamamı bir maden sahasıdır. Alpagut’u tek başına değerlendirmemeliyiz. Alpagut’u verirsek Eskişehir’i de teslim etmiş oluruz” dedi.

Yalaz, 20 Nisan’daki keşif çalışmalarında kendilerinin de bölgede olacağını vurguladığı açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

“Sakarıılıca yalnızca Eskişehir’in değil, Türkiye’nin en verimli tarım bölgelerinden biridir. Ülkemizin sebze ihtiyacının yaklaşık yüzde 18’ini karşılayan bu topraklar, binlerce üreticinin emeğiyle hayat bulmaktadır. Bu bölgeyi zehirlemek; yalnızca doğayı değil, sofralarımıza gelen gıdayı, üretim zincirini ve kırsal yaşamı da yok etmek anlamına gelmektedir. Ayrıca bu alan, 1. derece arkeolojik sit alanı niteliği taşımakta; yani bu topraklar yalnızca bugünün değil, geçmişimizin ve ortak tarihimizin de bir parçasıdır. Doğayı ve tarihi birlikte yok eden bu anlayış, geleceğe bırakılacak mirası da yok etmektedir.
Yaklaşık 2450 futbol sahası ve kent merkezinde ki 9 mahalle büyüklüğündeki bu devasa proje alanında kullanılacak siyanürlü çözeltiler, ciddi bir çevresel risk barındırmaktadır. Olası bir sızıntı durumunda yaşanacak felaketin örneğini maalesef hep birlikte İliç’te gördük. Orada yaşananlar henüz hafızalarımızdayken, benzer bir riski yeniden göze almak; bilimden, akıldan ve kamu vicdanından tamamen kopmak demektir.
Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo açıktır: Bir yanda doğa, üretim, emek ve halkın yaşam hakkı; Diğer yanda ise rant, talan ve kısa vadeli çıkar politikaları vardır. Çünkü bu projelerde halkın söz hakkı yok sayılmakta, bilimsel uyarılar dikkate alınmamakta ve karar süreçleri şeffaflıktan uzak yürütülmektedir.
Bizler biliyoruz ki, toprak sadece üzerinde yaşadığımız bir alan değil, kimliğimizdir. Su sadece bir kaynak değil, yaşamın kendisidir. Ve doğa sadece korunması gereken bir varlık değil, gelecek kuşaklara karşı emanetimizdir.
Kamuoyunun şu hususta da dikkatini çekmek isterim. Eskişehir’in tamamı bir maden sahasıdır. Alpagut’u tek başına değerlendirmemeliyiz. Alpagut’u verirsek Eskişehir’i de teslim etmiş oluruz.
20 Nisan’da gerçekleştirilecek bilirkişi keşfi, yalnızca teknik bir inceleme değildir. Bu keşif; doğadan yana mı, ranttan yana mı karar verileceğinin de bir göstergesi olacaktır. Bizler o gün orada olacağız.
Sadece itiraz eden değil, haklarını savunan yurttaşlar olarak orada olacağız. Toprağımıza, suyumuza, üretimimize ve geleceğimize sahip çıkacağız”

Kaynak: Haber Merkezi