Yılmaz Eskişehir ile ilgili değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi, “Eskişehir'deki çalışmaları biz yakından takip ediyoruz. Eskişehir maalesef Türkiye'nin büyümesinden yeterli payı alamıyor. Burada çiftçimiz var, öğrencimiz var, sanayi oldukça ileri bir boyutta fakat son yıllarda gördüğümüz şu; hem Türkiye'nin yaptığı ihracatta hem Türkiye'nin üretiminde milli gelirinde Eskişehir üzerine düşen payı alamamış. Yeni yatırımlar, özellikle katma değer üreten, yüksek katma değerli yatırımlar konusunda eksik kalmış. Şehrin kendine has problemleri, işte belediyenin çözeceği problemler henüz çözülmemiş. Burada bir tren yolu sorunu var. Ondan sonra burada ulaşımla ilgili problemler var. Bunların daha çözülmediğini görüyoruz. İnşallah biz bunları çözmek için yeni dönemde yeni projeler açıklayacağız”

Yeni yatırım alanları oluşturulmalı

Yılmaz açıklamasına şöyle devam etti, “Eskişehir'in en büyük potansiyeli bence gençlerimizin burada işlerini kurabileceği yeni yatırım alanlarının oluşturulması. Çünkü bölge itibarıyla birçok yere, birçok büyük şehre yakın bir yerde ama yatırımların çok daha fazla arttırılması lazım. Buraya gelen öğrencinin sadece burada eğitimlerini alıp burayı terk etmemesi, burada belki de hayatlarını kurabilecekleri, iş yapabilecekleri, dünyaya açılabilecekleri yeni yüksek potansiyelli iş merkezlerinin oluşturulması lazım diye düşünüyorum”

Birçok zenginliğin olmasına rağmen yatırım yok

“Sizce Eskişehir'in beklenen yatırımı alamama nedeni nedir?” sorusunu yanıtlayan Yılmaz, “ Türkiye'de aslında sadece Eskişehir üzerinde değil, birçok yerde potansiyel olmasına rağmen, yani yeraltı kaynağı, yerüstü kaynağı, birçok zenginliğin olmasına rağmen yatırım yok.Kredilerin bu şekilde olduğu bir yerde kusura bakmasın hiç kimse gelip yatırım yapmaz. Parasını başka yerlere yönlendirir. Ama bizim ihtiyacımız olan şey paranın yatırıma akması, gençlere akmasıdır. Şimdi gençlerde biz önceden sorardık; ne düşünüyorsunuz? Ne yapmak istiyorsunuz? İleride ne yapacaksınız diye. Birçok kişi kendi işini yapacağını, kendi iş yerini kuracağını söylerdi. Bunun için belli destekler vardı ama şimdi gençlerin maalesef büyük bir bölümünde yurt dışında bir iş bulma hayali veya Türkiye'de ücretli çalışma hayali var. Türkiye'de sistem tamamen tıkanmıştır. Türkiye yeni yatırımlara maalesef ön açmamaktadır. Bu bankalardan kullandırılan faizlerin hangi işi yaparsanız yapın ödenme ihtimali ortadan kalkmıştır. Bu faizle, bu faiz oranlarıyla herhangi bir yatırım yapılamaz. Şimdi Türkiye'de öyle bir ortam var ki bölgesinin konumu itibarıyla Eskişehir'de öyle, Eskişehir'de Türkiye'ye benziyor. Birçok yere yakın, Avrupa'ya yakın, diğer coğrafyaya yakın üretme potansiyeli var, ihraç etme potansiyeli var ama bu potansiyel değerlendirilmiyor”

Biz ‘hemen seçim’ diyoruz

Yılmaz, seçim takvimi konusunda ise şöyle konuştu, ”Hükümet seçimden kaçıyor. İşin özeti bu. Biz diyoruz ki yarın seçim, hemen seçim, derhal seçim, erken seçim. Bunun adı her neyse vatandaşımızın artık burasına gelmiştir. Ama yasanın, kanunun, anayasanın orasından burasından evirip, çevirip, kıvırıp erken seçimi 2028 mayıstan 1 ay önceye, 2 hafta önceye almak etik değildir, uygun değildir. Bu yasanın etrafından dolaşmaktır. Dolayısıyla zaten hepinizin malumu, eğer hükümet kendine güvense yarın seçime gider. Yarın karar aldırır ve seçime gider. Fakat Türkiye'nin ortamı öyle bir hale gelmiştir ki hangi kesimi sayıyorsanız sayalım; emekliyi sayalım, gençleri sayalım, çiftçimizi sayalım, işçimizi sayalım, memuru sayalım, halinden memnun değildir. Bu ülkenin 10 milyon işsizi vardır. Geniş tanımlı işsizlik 10 milyondur ve bunun üçte biri gençlerden oluşmaktadır. Dolayısıyla bu ülkeyi artık rahatlatacak şey seçimdir. Bu hükümetin değişmesidir”

Muhabir: Ceren Atıcı