Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, Eskişehir’de son günlerde etkili olan yağışların tarıma etkilerini değerlendirdi. Temmuz ve ağustos aylarının kurak geçtiğini belirten Güder, eylül ayında yaklaşık 50 milimetre, ekim ayının 16’sına kadar ise yaklaşık 30 milimetre yağış kaydedildiğini söyledi. Son 45 günde alınan yaklaşık 80 milimetre yağışın toprak nemi ve ekim dönemi açısından önemli olduğunu vurguladı.
“YAĞIŞLARI OLUMLU DEĞERLENDİRİYORUZ”
Yağışların tarım açısından olumlu bir gelişme olduğunu ifade eden Güder, yaz aylarında toprağın yeterli yağış alamadığını belirtti. Eylül ayında etkili olan yağışların hem çiftçiler hem de tarımsal üretim açısından olumlu sonuçlar doğurduğunu dile getiren Güder, ekim ayındaki yağışların da sevindirici olduğunu kaydetti.
Mevsimlerde yaşanan kaymaların ekim takvimini de etkilediğine dikkat çeken Güder, özellikle hububat ekiminde geçmiş yıllara göre farklılıklar yaşanabildiğini belirtti.
“HUBUBAT EKİMİ KASIM AYININ İLK HAFTASINA KADAR YAPILABİLİR”
Buğday, arpa ve diğer tahılların ekim dönemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Güder, üreticilerin toprak koşullarını dikkate alarak hareket etmeleri gerektiğini söyledi.
Yağışların cumartesi gününe kadar devam etmesinin, ardından ise 4-5 günlük bir hava açıklığının yaşanmasının beklendiğini aktaran Güder, toprağın uygun tavda olması durumunda çiftçilerin bu dönemi ekim için değerlendirebileceğini ifade etti.
Toprağın aşırı çamurlu olması halinde tarım makinelerinin tarlaya girmekte zorlanabileceğini belirten Güder, uygun koşullar oluşmadığında üreticilerin ekim için kendilerini zorlamamaları gerektiğini vurguladı. Güder, hububat ekiminin kasım ayının ilk haftasına, uygun şartlarda ise ikinci haftasına kadar sürdürülebileceğini kaydetti.
AŞIRI YAĞIŞLARA KARŞI DRENAJ UYARISI
Bazı bölgelerde aşırı yağış nedeniyle tarlalarda su birikintileri ve çamur oluştuğunu belirten Güder, üreticilere drenaj konusunda uyarıda bulundu.
Tarlalarda biriken suyun tahliye edilmesi için gerekli kanalların açılmasının önem taşıdığını ifade eden Güder, ekim öncesinde fazla suyun uzaklaştırılmasının faydalı olacağını söyledi. Güder, tarlalarda biriken suyun ilerleyen süreçte çeşitli hastalıklar açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekti.
MEYVE HASADINDA KAYIPLAR YAŞANABİLİR
Yağışların hububat üretiminin yanı sıra meyve bahçelerini de etkilediğini belirten Güder, Eskişehir’in Çifteler ve Mahmudiye gibi ilçelerinde meyve hasadının devam ettiğini söyledi.
Şiddetli yağışların elma, armut ve ceviz gibi ürünlerde olgunlaşan meyvelerin dallardan düşmesine neden olabildiğini ifade eden Güder, bu durumun hasat kayıplarını artırabileceğini belirtti.
Özellikle elma çeşitlerinde yağışların meyvenin şeker oranını etkileyebildiğini kaydeden Güder, hasat zamanının ve depolama koşullarının önemine dikkat çekti. Dalından düşerek yerde uzun süre kalan meyvelerin çürüyebileceğini belirten Güder, üreticilerin hasat sürecini dikkatli yönetmeleri gerektiğini vurguladı.
PORSUK BARAJI'NDA DOLULUK ORANI YÜZDE 41
Eskişehir’in içme suyu ve tarımsal sulama açısından önemli kaynaklarından Porsuk Barajı’nın doluluk oranına da değinen Güder, barajdaki doluluk oranının yüzde 41 seviyesinde olduğunu söyledi.
Mevcut durumun bu dönem açısından değerlendirildiğini belirten Güder, son dönemdeki yağışların olumlu bir gelişme olduğunu ancak kuraklık riskinin tamamen ortadan kalktığının söylenemeyeceğini ifade etti.İklim olaylarının ve küresel ölçekteki değişkenlerin yağış rejimini etkileyebileceğine dikkat çeken Güder, mevcut veriler ve uzman değerlendirmeleri doğrultusunda sürecin şimdilik olumlu ilerlediğini dile getirdi.
“YAĞMUR SULARINI DEPOLAMAK MÜMKÜN”
Üreticilerin yağmur sularını biriktirerek olası su kısıtlamalarına karşı kullanabileceğini belirten Güder, bu uygulamanın özellikle daha sıcak iklim bölgelerinde ve bağcılıkta örneklerinin bulunduğunu söyledi.
Yağmur suyunun uygun depolama sistemleriyle biriktirilebileceğini ifade eden Güder, Eskişehir’de de bu tür uygulamaların hayata geçirilebileceğini kaydetti. Ancak üreticilerin sistem kurmadan önce ziraat mühendislerinden ve ilgili kurumlardan bilimsel destek almaları gerektiğini vurguladı.
Önümüzdeki dönemlerde su kaynaklarının yetersiz kalma ihtimaline karşı hazırlıklı olunması gerektiğini belirten Güder, suyun yalnızca tarımsal üretim açısından değil, yaşamın sürdürülebilmesi açısından da hayati öneme sahip olduğunu söyledi.
Güder, tarımın stratejik önemine dikkat çekerek üreticilere bereketli bir sezon diledi.





