Geride bıraktığımız gün, AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nebi Hatipoğlu ile Odunpazarı Belediye Başkan Adayı Özkan Alp Büyükşehir Belediyesi’ne gittiler.

Hatipoğlu konuyla ilgili olarak sosyal medya hesabında şu sözlere yer verdi:

“Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nde belediye personelini ziyaret ederek, çalışmalarında kolaylıklar diledim. Bizleri ağırlayan ve başarı temennisinde bulunan değerli belediye çalışanlarına teşekkür ediyorum.”

                                                         ***

Evet efendim; yaşanan bu ‘sıra dışı’ gelişme sonrasında hemen herkesin aklında aynı sorular oluştu:

·         Nebi Hatipoğlu’nun yaptığı bu iş doğru mudur?

·         Büyükşehir Belediye Başkanını veya vekilini ziyaret etmeden ya da müsaadelerini almadan, elini kolunu sallayarak belediyeye girerek çalışanlarla görüşmesi etik midir?

·         Bir kamu kuruluşundaki çalışanlara, siyasi amaçla ziyarette bulunmak hukuka aykırı değil midir?

·         CHP’li adaylar, AK Parti tarafından yönetilen bir belediyeye habersiz-selamsız giderek bu tavrı sergileselerdi, yaşanan durum AK Partili yöneticiler tarafından hoş karşılanır mıydı?

·         Kameralar ya da fotoğrafçılar eşliğinde; baskın yapar gibi belediye binasına girmenin mantıklı bir açıklaması olabilir mi?

·         Siyasi tansiyonun oldukça yüksek olduğu mevcut şartlarda, taraflar arasında bir gerginlik yaşansaydı, bu işin sorumlusu kim olacaktı?

·         Böylesi bir durumda; bunun adı ‘mağduriyet’ mi olacaktı?

Yorum sizlerin…

Sonunda Sarıkaya’nın da sabrı taştı…

AK Parti Engelliler Koordinasyon Merkezi Kurucu Başkanı Halil İbrahim Sarıkaya, engelli AK Parti üyelerinden yaklaşık beş bin kişinin istifa ettiğini söyledi. Sarıkaya, AK Partili yetkili kişilere ulaşamadığını belirterek, “Son ana kadar mücadele ettim ama muhatap alınmadım. Yaklaşık beş bin istifa var ve her geçen gün artıyor. Yetkililer makam sarhoşluğu içinde” diye konuştu.

                                                     ***

Sarıkaya’yı, AK Parti’nin şu anki kurmayları ne derece tanırlar bilemiyoruz.

Bilmemek değil öğrenmemek ‘ayıp’ diyelim ve Sayın Sarıkaya ile ilgili birkaç kelam edelim:

AK Parti’nin kuruluşunda en ön saflarda yerini aldı. Kasım 2002 Genel Seçimleri’nde Cumhuriyet Lisesi’ndeki olaylı gecede, oylara sahip çıkmak için canını dişine taktı. Öyle ki emniyet güçlerinin ‘coplarız’ uyarılarına rağmen, olay yerinden bir an olsun ayrılmadı.

Yıllar yılı ne makam, ne mevki ne de akçeli işler peşinde koştu. Partisine her daim sadakatle bağlı kaldı ve elinden geleni fazlasıyla yaptı.

Gelinen noktada; böyle bir kişiyi bile çileden çıkarttılar ya ne diyelim?

Yorum sizlerin efendim…

Bendeniz yarın yine buradayım.

Beklerim efendim…

GÜNÜN SÖZÜ:

Her şey incelikten, insan kabalıktan kırılır.

-Mevlana