Yer, üreticilerin mağduriyetini şu sözlerle dile getirdi, “Geçtiğimiz hafta Eskişehir Kazım Taşkent Şeker Fabrikası kantar bölgesinde şeker pancarı nakliyecileri ve üreticiler tarafından yapılan bir hak arama ve ses duyurma eylemine İYİ Parti olarak bizler de katıldık ve orada nakliyecilere, üreticilere ses vererek destek olduk. Türkiye’nin en büyük şeker fabrikası olan Eskişehir Kazım Taşkent Şeker Fabrikasına ürün yetiştiren 169 köyümüzde 2.620 aile, 178.000 dekar alanda şeker pancarı tarımı yapmaktadır. Yıllık yaklaşık 1 milyon ton üretim ile Eskişehir bu anlamda Konya ve Yozgat ile ülkemizin en geniş üretim alanı ve ürün yetiştirme kapasitesine sahip bir şehridir.

Hepimizin malumu şeker pancarı çok uzun yıllardır ülkemizin stratejik bir ürünüdür. Ancak ekim alanlarının daraltılması, üretime konulan kotalar ve girdi fiyatları ile alım fiyatı arasında piyasa belirleyici irade tarafından bir denge kurulamaması sebebiyle şeker pancarının temel ürün olduğu sektörde problemler, olumsuzluklar her yıl üstüne koyarak devam etmektedir. En önemli sorun olarak belirtilen, alım fiyatları dengesizliğidir. 2024 yılında 2.375 TL, 2025 yılında ton başına verilen 3.100 TL alım fiyatı geçen bir yıl sonunda üzerine konulacak birim maliyet ücreti ve yaşanan enflasyon ile girdi artışları düşünüldüğünde, üreticinin zararını kurtaracak bir rakam bu yıl için umutla beklenmektedir.

10 Eylül tarihinde açılışı yapılan 2026-2027 kampanya döneminde ürün teslim işlemleri başlamış olmasına rağmen alım fiyatıyla ilgili şu ana kadar hiçbir gelişme olmamıştır. Sözün özü, yaşanan sıkıntıların mevcudiyeti bir yana şeker pancarı üreticisi ve piyasa büyük bir merakla şeker pancarı alım fiyatını Tarım ve Orman Bakanlığı ile Türkşeker’den beklemektedir. Üreticinin, nakliyecinin, piyasa paydaşlarının kulağı, gözü Ankara’dadır”

Kontak kapatmış durumdalar

“Üreticimizin ve piyasanın beklenti rakamı 4.500 TL’dir” diyerek sözlerine devam eden Yer, “Temennimiz beklentilerin boşa çıkmaması ve üreten, taşıyan, destek olan sektör paydaşlarının hesaplarının tutmasıdır. Bu noktada yine sektörün en önemli unsurlarından olan nakliyecilerimiz ise yaşananlar ve Türkşeker şirketinin belirlediği ürün nakliye ücret oranlamasına itiraz için ses yükseltmişlerdir. İki haftadır seslerini duyurmak istemektedirler ve şu an büyük oranda kontak kapatmış durumdalardır. Yani şeker pancarı hasat zamanında söküm ve kesimi sonrası fabrikaya nakli gerekirken nakliyecilerin haklı tepkisi sonucu ürün tarlada beklemektedir. Konu bu duruma gelmiş olmasına rağmen yetkililerden bir ses ya da problemin çözümüne yönelik bir adım, çaba olmamıştır. Tam burada soruyoruz: Eskişehir Kazım Taşkent Şeker Fabrikasında üretim ne durumdadır, bölge hayvancılığımızın önemli besin maddesi küspe çıkışı var mıdır? Bunu kamuoyuna samimiyetle açıklasınlar lütfen. Konu oldukça sıcak haldeyken karar vericilerin üretici-nakliyeci ekseninde gelişmelere hiçbir tepki vermemeleri, ses duyurmamaları son derece ilginçtir. Muhatap ziraat odaları ve birlikler her zaman olduğu gibi yine ortada yokturlar. Üyeleri olan insanımız derdini anlatmanın çabasında ve bu anlamda haklılığını haykırmaktadır. Ancak yine yanında kendinden olanlar vardır ve sorumluluk gereği olması gerekenlerin ortada görünmemeleri durumu için "Bu ayıp onlar yeter." diyoruz.

İYİ Parti olarak buradan sesleniyoruz: Şeker pancarı alım fiyatı bir an önce maliyeti kurtarıp üreticinin cebine para kalacak şekilde açıklanmalıdır. Nakliyecilerin talebi dikkate alınmalı ve nakliyeci üretici ile karşı karşıya bırakılmamalıdır”

Samimiyetlerine güvenemiyoruz

Yer açıklamasında önemli bir konuyu da dikkat çekerek, “Kamunun elinde kalan son şeker fabrikalarından olan Eskişehir Kazım Taşkent Şeker Fabrikası, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi "Milli ülküye derin alakanın yükselmiş ve değerli vesikasıdır." Devamında bize Cumhuriyet’in emanetidir. Bunun yanında çalışanı, üreticisi, nakliyecisi de millet mensubiyetinden dolayı emanettir ve emanetler bizim gözümüzde kıymetlidir. Biz bu emanetlere sonuna kadar sahip çıkarız diyoruz. Bunun yanında şunu da belirtmek istiyoruz: Bazı ziyaretlerde ve ortamlarda "Şeker fabrikası çok şehir içinde kaldı, kokusu rahatsızlık veriyor, şehir dışına bir yere çıkarılmalı." diyenlerin maalesef biz samimiyetine güvenemiyoruz. Bu söylemlerin varacağı noktada fabrikanın devasa alanı acaba iştah mı kabartıyor diye aklımıza geliyor ve cevap veriyoruz: Böyle bir duruma ancak Eskişehirliler karar verir ve olası bir özelleştirmeye karşı olurlar diyoruz. Fabrikanın kokusu bizim için bu şehrin sevgisinden dolayı katlanılır bir kokudur. Bu şehrin uçak sesi, Kalabak anonsu, şekerin kokusu bize güzel geliyor diyoruz”

Muhabir: Nilay Erdoğan