Sebze ve meyvede tarladan market rafına uzanan fiyat farkı, hem üreticinin hem de tüketicinin gündemindeki yerini koruyor. Eskişehir Yaş Sebze ve Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Yıldıran Kılıç, serbest piyasa koşulları, üretim planlamasındaki eksiklikler, çiftçilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılar ve artan girdi maliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kılıç, üretimden satışa kadar uzanan süreçte fiyat farkının bazı ürünlerde 6 ila 8 kata kadar çıkabildiğini belirtti.

“Üretim planlaması yapılması gerekiyor”

Tarlada düşük fiyatlarla satılan ürünlerin marketlerde kat kat yüksek fiyatlara tüketiciye ulaştığını belirten Kılıç, bu durumun Türkiye'nin uzun süredir çözülemeyen sorunlarından biri olduğunu söyledi.Serbest piyasa koşullarına dikkat çeken Kılıç, “Maalesef bu, Türkiye'nin kanayan yarası. Sadece bu dönemde değil, geçmiş dönemlerde de yaşadık ancak son zamanlarda aradaki fiyat farkı kendisini daha fazla hissettirmeye başladı. Tarladan 10 liraya çıkan bir ürün, özellikle büyük metropollerde 6, 7, hatta 8 katı fiyatla satılabiliyor” dedi.

Sebze ve meyvede üretim planlamasının yetersiz olduğunu vurgulayan Kılıç, üreticilerin çoğu zaman hangi ürünün ne kadar ekileceğini öngöremediğini ifade etti. Bir yıl kazandıran ürüne sonraki yıl çok sayıda üreticinin yönelmesinin fiyatların düşmesine neden olduğunu belirten Kılıç, patates ve soğan üretimindeki dalgalanmaları örnek gösterdi.

Kılıç, sürdürülebilir bir üretim modeli için planlamanın şart olduğunu dile getirerek serbest piyasa koşulları değişmediği sürece üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkının giderilmesinin zor olduğunu savundu.

“Gençler tarıma sıcak bakmıyor”

Tarım sektöründe üreticilerin yaş ortalamasının yükselmesi ve gençlerin çiftçiliğe yönelmemesi konusunda da değerlendirmelerde bulunan Kılıç, üretim potansiyelinin giderek azaldığını söyledi.Gençlerin tarımdan uzaklaşmasında sosyal medyanın etkisinin yanı sıra sektörün yeterli gelir sağlamamasının da önemli rol oynadığını belirten Kılıç, büyük arazilere sahip üreticilerle küçük ölçekli işletmelerin aynı ekonomik koşullarda faaliyet göstermediğine dikkat çekti.

Eskişehir'de yaklaşık 275-280 üyelerinin bulunduğunu belirten Kılıç, kentteki sebze ihtiyacını karşıladıktan sonra yaklaşık 12 ile daha ürün gönderdiklerini ifade etti.
Üreticilerin ekonomik açıdan zor bir dönemden geçtiğini kaydeden Kılıç, “Özellikle Eskişehir'de üreticilerimiz üçüncü yıldır zarar ediyor. Bunu çok iyi biliyoruz, çünkü biz de bu sektörün içindeyiz. Genç nesil, üreticilerin yaşadığı sıkıntıları gördükçe bu işi yapmak istemiyor. Belki de bu işi yapan son kuşak biziz” diye konuştu.

“Mazot fiyatları yeni sezonu etkileyecek”

Akaryakıt fiyatlarındaki artışın tarımsal üretimin bütün aşamalarına yansıdığını belirten Kılıç, mazotun yanı sıra gübre, tohum ve tarımsal ilaç maliyetlerinin de üreticiyi zorladığını dile getirdi. Sezon başında akaryakıtı 52-62 lira bandında aldıklarını belirten Kılıç, mevcut fiyatların 100-102 lira seviyelerine ulaştığını ifade etti.

Üreticilerin önemli bir bölümünün hâlâ önceden satın aldıkları akaryakıt stoklarını kullandığını söyleyen Kılıç, sezon sonuna yaklaşıldığı için mevcut artışın etkisinin şimdilik sınırlı kaldığını ancak gelecek sezon için ciddi endişe taşıdıklarını kaydetti.

Kılıç, akaryakıt maliyetlerindeki yükselişin ekim alanlarının daralmasına neden olabileceğini belirterek, bunun ilerleyen dönemde sebze arzında sıkıntı yaratabileceği ve tüketicinin daha yüksek fiyatlarla karşılaşabileceği uyarısında bulundu.

Muhabir: Nilay Erdoğan