Büro Emekçileri Sendikası (BES) Eskişehir Şubesi, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamayı yapan Şube Başkanı İsmail Hakkı Akçin, 2027 yılı bütçesi ve sonraki iki yıla ilişkin bütçe tahminlerini eleştirerek bütçe kaynaklarının emekçiler yerine sermaye kesimlerine aktarıldığını ileri sürdü.
İktidarın emekçilerden sabır istediğini belirten Akçin, 2027 yılı bütçesinin 27 trilyon 276 milyar lira olarak açıklandığını hatırlattı. Faiz giderleri için yaklaşık 3,98 trilyon lira ayrıldığını ifade eden Akçin, sosyal güvenlik ve sosyal yardımlara ayrılan kaynakların yetersiz kaldığını savundu.
Akçin, “2027 yılı bütçesi bir refah bütçesi değil, alt sınıflardan üst sınıflara tarihi bir servet transferi belgesidir” dedi.

“Vergi yükü emekçilerin sırtında”

Bütçe gelirlerinin büyük bölümünün vergilerden oluştuğunu belirten Akçin, 2027 yılı için 19,9 trilyon liralık vergi geliri hedeflendiğini söyledi. Dolaylı vergiler ile ücretlilerin maaşlarından kesilen gelir vergisinin toplam vergi gelirleri içerisindeki payına dikkat çeken Akçin, vergi yükünün ağırlıklı olarak emekçilerin ve dar gelirli yurttaşların üzerine bırakıldığını öne sürdü.

Gelir vergisi tahmininin 5,5 trilyon lira olduğunu kaydeden Akçin, bunun yaklaşık 5,2 trilyon lirasının ücretlilerin maaşlarından kesilmesinin öngörüldüğünü ifade etti.
Bütçe açığını kapatmak için yurttaşların ve emekçilerin gelirlerine yönelindiğini savunan Akçin, sosyal yardım ve destekler için ayrılan 1,34 trilyon liraya karşılık faiz giderlerinin 3,98 trilyon liraya ulaştığını belirtti. Sermayeye sağlanan vergi avantajları, doğrudan destekler ve kamu-özel işbirliği projelerine yönelik garanti ödemelerini de eleştirdi.

“Fon vurgununun faturası halka çıkarılmamalı”

Açıklamasında sermayeye sağlanan teşviklerin yanı sıra fonlardaki kayıplara da değinen Akçin, 18 milyar dolar tutarında olduğunu ileri sürdüğü fon kaybından siyasi iktidarın sorumlu olduğunu savundu.

Söz konusu tutarın yaklaşık 888 milyar liraya karşılık geldiğini belirten Akçin, bu kayıpların faturasının bütçe üzerinden halka ve emekçilere yüklenmek istendiğini söyledi.

Akçin, “Sermayeye vergi afları, teşvikler ve garantili ödemeler yağdırılırken kamu emekçisine tasarruf tedbirleri, sefalet ücretleri ve vergi dilimi soygunu dayatılmaktadır” ifadelerini kullandı. Akçin, sorumluların istifa etmesi gerektiğini dile getirdi.

Savunma harcamalarına tepki

Bütçede kamu hizmetlerine ayrılan payın azaldığını savunan Akçin, genel kamu hizmetlerinin bütçe içindeki payının 2002 yılında yüzde 42 seviyesindeyken yüzde 31,2'ye gerilediğini ileri sürdü. Kamu borcundaki artışa da dikkat çeken Akçin, savunma ve güvenlik harcamalarının 3,45 trilyon liraya çıkarılmasını eleştirdi.
Akçin, bütçenin emekçiler ve toplumun ihtiyaçları yerine güvenlik politikalarına ve sermaye kesimlerine öncelik verdiğini savundu.

Kamu emekçilerinin ücret kayıplarına dikkat çekti

Kamu emekçileri ve emeklilerinin yaşadığı gelir kayıplarına da değinen Akçin, 2026 yılı toplu sözleşme zamları ile hükümetin enflasyon hedeflerindeki değişiklikler nedeniyle kamu çalışanlarının kayıplar yaşadığını ifade etti.

2027 yılı için enflasyon tahmininin yüzde 21 olarak güncellendiğini, toplu sözleşme zammının ise yüzde 5+4 olarak öngörüldüğünü belirten Akçin, gerekli iyileştirmelerin yapılmaması hâlinde kamu emekçilerinin ve emeklilerinin alım gücünün daha da düşeceğini savundu.

Akçin, toplu sözleşme süreçlerini yürüten yetkili sendikaları da eleştirerek emekçilerin yaşadığı kayıpların hesabının verilmesini istedi. Sendikal örgütlenmenin önüne yeni engeller çıkarılmasına karşı olduklarını belirten Akçin, grev hakkını içeren gerçek bir toplu sözleşme düzenlemesi yapılması çağrısında bulundu.

BES'in 10 maddelik talep listesi

Açıklamanın sonunda kamu emekçilerinin ekonomik ve sosyal haklarının iyileştirilmesi için taleplerini sıralayan Akçin, şu başlıklara dikkat çekti:
• Hedef enflasyon ile toplu sözleşme artışı arasındaki farkın karşılanması ve acil ek zam yapılması.
• En düşük memur maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması.
• Seyyanen zamların emekliliğe yansıtılması ve adil bir ek gösterge sistemi oluşturulması.
• 2008 yılı Ekim ayından sonra göreve başlayan kamu emekçilerinin hak kayıplarının giderilmesi.
• Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmasını sağlayan adil bir vergi sisteminin kurulması.
• Eğitim ve sağlık başta olmak üzere temel kamu hizmetlerinin ücretsiz sunulması.
• Ulaşım, servis, sağlıklı yemek ve temiz içme suyunun kamu emekçilerine ücretsiz sağlanması.
• Kamu lojmanlarının yeniden açılması ve özellikle büyükşehirlerde kira desteği verilmesi.
• Kamu kurumlarında ücretsiz kreş ve bebek bakım odalarının açılması.
• Sendikal örgütlenme özgürlüğünün güvence altına alınması ve grevli toplu sözleşme hakkının yasalaşması.
Açıklamasını mücadele çağrısıyla tamamlayan Akçin, bütçe hazırlık sürecinin emek örgütleri başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin katılımına açılması gerektiğini belirtti.

Akçin, “Bizler, geçmiş dönemlerde olduğu gibi, bizlere rağmen oluşturacağınız bir bütçeyi kabul etmeyeceğiz” diyerek tüm emekçileri ve sendikaları bütçe hakkı için mücadeleye ç

Muhabir: Nilay Erdoğan