CHP’de uzun zamandır kulislerin kaynadığı Tepebaşı’nda kongre yarın yapılacak.

CHP’de 3 dönemdir Tepebaşı İlçe Başkanlığı yapan Vural Yörük yeniden aday olmaya hazırlanırken Başkan Ahmet Ataç’ın “oyuncu değişikliğine” kurban gitti. Delege seçimlerinde 4. döneme hazırlanan Yörük, Ataç’ın “aday olma” tavrıyla bir anda oyun dışında kaldı. Birden “ne olduysa” Ataç’ın adayı Av. Atilay Dalgıç oldu. Ataç, Yörük’ü Devrim arabası plaketi ile siyaseten emekli etti.

Ardından Yalçın Komşu, “Tabanın adayıyım” diyerek ortaya çıktı. Ahmet Saraç ise, “Aday değilim” diyerek 2 adaylı kongre olacağını ilan etti.

Şimdi bunlar Tepebaşı’nda günlerdir yazılıp çizilen şeyler. Kongre günü geldi çattı. İl Başkanı Sinan Özkar devrik Başkan Vural Yörük, adaylar Yalçın Komşu, Atilay Dalgıç ile parti binasında bir araya gelip bir toplantı yaptı.

Toplantının amacı “kulislerde oluşan kaosun kongreye de yansımaması.” Yani kongre salonunda, “Vay şu isim Divan Başkanı olsun, vay bizim sandıktaki rengimiz şu olmalıydı” gibi tartışmalar olmasın diye “bir uzlaşma” buluşması yapılmış. Açıkçası Özkar’ın bu yapmış olduğu buluşma parti adına çok doğru bir adım olmuş. Çünkü salon dışındaki rekabet salona bu tip konularla yansıması partiye de zarar verebilirdi. Neyse taraflar oy pusulasındaki rengi seçmiş. Divan Başkanlığı için uzlaşma olmuş. Hatta kongrede “ilk kim konuşacak, kapanışı kim yapacak” gibi meseleler de halledilmiş. Hatta bir de “kura çekimi” yapılmış.

Özkar bu hamlesi ile salonda oluşacak “gereksiz tartışmaların” önüne geçmiş. Şimdi gelelim kongreye. 26 Kasım tarihi CHP adına yeni bir süreç olabilir. Parti içindeki tüm dengeler ortaya çıkacak. Hatta buradan çıkacak sonuç, “İl Kongresi’nde neler olup biteceğini de gösterebilir. Yani Yalçın Komşu kazanırsa başka, Atilay Dalgıç kazanırsa ortaya başka bir senaryo çıkar. Bu da 2019’a doğru CHP’de özellikle Belediye Başkan adayları, Meclis Üyelikleri gibi birçok konuda yeni bir adım olabilir. CHP delegeleri aslında sadece Tepebaşı İlçe Başkanı seçmiyor. Bugüne kadar gelinen sürecin en keskin virajındalar. Buradan nereye gidilecek onu sandık söyler. Ama bu kongre çok konuşulacak. Hatta herkesin gözü orada olacak…

****

AÖF çilesi

Aslında trafik çilesi demek lazım. Bugün ve yarın Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sınavları var. Her sınav gününde özellikle sabah saatlerinde inanılmaz kaos yaşanıyor. 09.30’da başlayacak sınava özel araçlarıyla gidenlerin büyük kısmı sınav yerine yetişmek için kırmızı ışık ihlali yapıyor. Hal böyle olunca da özellikle de üniversitelerin kampüslerine yakın noktalar, kentin ana arterlerinde trafik kilitleniyor. Aynı durum çevreyolunda da var. Özellikle 2 Eylül Kampüsüne gidenler her defasında bu durumu yaşıyor. Bu konuda özellikle sadece belirli noktalarda trafik ekipleri trafiği yönlendirirse çok iyi olacak. Çünkü girişte olan şey çıkışta da oluyor. Kent içi trafikte kilitleniyor. Kısacası şu işe bir el atılsa iyi olur…

****

Eskişehir’in en büyük STK’sı ortada kaldı…

Eskişehir’de bir numaralı marka nedir deseniz size ilk söylenen şey herhalde Eskişehirspor olacaktır. Çünkü Eskişehirspor bu kentin ortak buluşma noktası. Her fikirden, her görüşten, her yaştan insan hiçbir çıkar beklemeden tamamen gönüllü bir şekilde tam 51 yıldır dinmeyen bir sevgi var ortada. Eskişehir’in en büyük Sivil Toplum Örgütü Eskişehirspor ortada kaldı ve hiç kimseden ses çıkmıyor. Başkan yok, yönetim yok, futbolcular antrenmana çıkmadı. Teknik Direktör Yücel İldiz yarın sahamızda oynayacağımız Ç. Rize maçı sonrası görevi bırakabilir. Şu an Başkan olarak görünen Sinan Özeçoğlu ise, “260 milyon yakın borç var” diyerek zaten herkesin yeterince uzak olmasını sağladı. Neyse. Sonuçta Eskişehir’in en büyük STK’sı ortada kaldı. 51 yıllık kulüp kapanıyor. Siyasiler oralı değil. Kimseden çıt yok. Bugünleri de gördük ya pes…