Eskişehir’in su geleceği açısından kritik öneme sahip olan Çifteler Sakaryabaşı konusu yeniden gündemde.
Bu kez konuyu kamuoyunun önüne taşıyan isim MHP Eskişehir İl Başkanı Ayhan Sezer oldu.
Sezer geçtiğimiz hafta Sakaryabaşı’nda incelemelerde bulunduğunu açıkladı ve bölgedeki tabloyu gösteren görüntüleri kamuoyu ile paylaştı.
Hatırlanacağı üzere birkaç ay önce AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak öncülüğünde Sakaryabaşı’nda incelemeler yapılmış ve “Eski günlerine kavuştu” yönünde açıklamalar gelmişti.
Ancak bugün gelinen noktada yine aynı tartışmayı yaşıyoruz. Sorumluluğu tamamen Gürhan Albayrak’ın üzerine atarak herkes kendi payına düşen kısmı görmezden gelmeye çalışıyor.
Halk diliyle söyleyelim…
Sakaryabaşındaki kuraklık sorununda herkes sıvışmaya çalışıyor.
Sanki bütün bu sürecin tek sorumlusu Gürhan Albayrak’mış gibi bir tablo oluşturuluyor.
Bu noktada insan soramadan edemiyor.
Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakcı’nın bu süreçteki sorumluluğu nedir?
Bakın, abartmıyorum.
Zehra Hanım göreve gelene kadar Çifteler’de Sakaryabaşı’nın su problemi yoktu.
Böyle bir tartışma yoktu.
Ne zaman yeni yönetim göreve geldi, ardından Sakaryabaşı’ndaki sorunlar yaşandı.
Elbette bu durumun tek sebebi belediye başkanıdır demiyorum.
Su gibi büyük ve karmaşık bir konuda birçok kurumun sorumluluğu olabilir.
Ancak bir belediye başkanının da kendi ilçesindeki böylesine önemli bir meselede sorumluluk alması, çözüm için ortaya koyduğu çalışmaları anlatması gerekir.
Zehra Konakcı bunu bize açıklamalı…
Sakaryabaşı için bugüne kadar ne yapıldı?
Hangi girişimlerde bulunuldu?
Hangi kurumlarla görüşüldü?
Hangi projeler hazırlandı?
Zehra Konakcı cephesinden sürekli eleştiriler ve suçlamalar duyuyoruz.
Gürhan Albayrak suçlanıyor.
İktidar eleştiriliyor.
Peki, belediyenin kendi yaptığı çalışmalar nerede?
Kamuoyunda çeşitli iddialar dolaşıyor.
İstanbul ve Ankara’dan gelen ekiplerin bölgedeki bazı kapakları açarak suyun boşalmasına neden olduğu, havuzun bu nedenle toparlanamadığı, ayrıca yaşanan bazı olumsuzlukların ardından DSİ ekiplerinin bölgede çalışma yaptığı ifade ediliyor.
Bunların tamamının doğru olup olmadığını yetkili kurumların açıklaması gerekir.
Ancak şu bir gerçek…
Ortada bir sorun varsa ve çözüm için bir mücadele veriliyorsa, bunu da görmek gerekir.
Ve ben “onun görevi olmamasına rağmen” Albayrak’ın elinden geleni yaptığını görüyorum.
Bakın…
Sorunun kaynağı iktidar hataları olabilir, kurum eksiklikleri olabilir. Fakat çözüm için kim ne yapıyor, buna da bakmak gerekiyor.
Gerçekten merak ediyorum.
Zehra Konakcı yönetimi Sakaryabaşı için bugüne kadar hangi somut adımları attı?
Basına açıklama yapmak elbette önemli.
Ancak vatandaş artık açıklamadan çok icraat görmek istiyor.
Üstelik geçtiğimiz dönemde CHP’li belediye başkanlarının AK Parti’ye geçişleri tartışılırken, Zehra Hanım’ın Gürhan Albayrak’tan destek istemek için makamında ziyaret gerçekleştirdiği de biliniyor.
Zamansız yapılan ziyarette kendisine “AK Parti’ye mi geçiyor” eleştirileri geldiğinde de epey bozulmuştu.
O zaman da yapılan hatanın arkasında duramadılar.
Şimdi de…
Arkasında duramayacağınız şeyleri yapmamanızı öneririm.
Naçizane…
Ayrıca yardım istediğiniz bir kişiyi sürekli suçlamak, hedefe koymak ne kadar doğru?
Üstelik yardım isteğinize de el uzatılmış.
Siyasette sorumluluk almak da eleştirmek kadar önemlidir.
Sakaryabaşı meselesinde herkes birbirini suçluyor.
Fakat vatandaş artık şu sorunun cevabını arıyor:
“Siz ne yaptınız?”
Bunun cevabı belgeleriyle, projeleriyle, çalışmalarla ortaya konulmalı.
Çünkü sorun çözülmeyince “Biri kuruttu, biri yapamadı” demek kolaydır.
Zor olan ise sorumluluk almak ve çözüm üretmektir.
Üstelik mesele sadece Sakaryabaşı da değil.
Çifteler’de belediye önündeki park çalışması hâlâ tamamlanmış değil.
Milyonlarca lira harcanarak yapılan meydan düzenlemesinin durumu ortada.
Belediyenin hemen önündeki çay bahçesini bile hizmete açamadınız.
Sürekli birilerini bombalıyorsunuz.
Önce bu yarım kalan işler tamamlanmalı.
Sonra başkalarına hesap sorulmalı.
He bu arada siz meydanı yaptırın.
Gürhan Albayrak da parka çeşme yaptırır.
Sakaryabaşı’nın suyunu oradan akıtır.
Yemin!
Valla buna inanırım.
Ama…
Sizin o meydanı bitireceğinize inanmam.
Yeter artık!
Sayın Konakcı artık “Kim yaptı, kim bozdu?” tartışmasından çıkıp “Biz ne yaptık, bundan sonra ne yapacağız?” sorusuna cevap vermesi gerekiyor.
Sakaryabaşı hepimizin meselesidir.
Çözüm için herkes elini taşın altına koymalı.
Yoksa çocukların diline şu sözler düşecek…
Benden söylemesi…
“Bir bilmecem var çocuklar…
Haydi sor sor…
Eskişehir’de oturduğu yerden herkesi suçlar…
Acaba nedir, nedir?
Sakaryabaşı’nda kuraklık denince akla…
Tamam, şimdi buldum.
Hemen onun adı gelir…
Zehra!
Zehra!
Zehra!”