Cumhuriyet Halk Partisi 103’üncü yaşını kutladı.
Eskişehir’de ise CHP’nin kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Vilayet Meydanı’nda bulunan Atatürk Anıtı’na çelenk sunma töreni gerçekleştirildi.
Buraya kadar her şey normal.
Ancak törende ortaya çıkan tablo CHP adına hiç de normal değildi.
Çünkü törende, 2’si çocuk olmak üzere toplam 10 kişi vardı.
Evet, yanlış okumadınız.
103 yıllık bir siyasi partinin, Atatürk’ün kurduğu partinin Eskişehir’deki 103’üncü yıl dönümü töreninde yalnızca 10 kişi…
Daha da dikkat çekici olan ise partinin kentteki siyasi temsilcilerinin törende bulunmamasıydı.
İl Başkanı yoktu.
Milletvekili yoktu.
İlçe başkanlarının dahi katılmadığı bir tablo vardı.
Şimdi elbette birileri çıkıp, “Biz Ankara’da Atamızı ziyaret ettik” diyebilir.
Peki, Ankara’ya gitmek Eskişehir’deki sorumluluğu ortadan kaldırır mı?
Atatürk’ün kurduğu partinin Eskişehir’deki il başkanı, milletvekili veya ilçe başkanlarından en az birkaçı, bu şehirde Atatürk’ün huzurunda bulunamaz mıydı?
Mesele sadece bir çelenk törenine katılmak değil.
Mesele 103 yıllık bir siyasi mirasa sahip çıkmak.
Mesele Atatürk’ün kurduğu partinin, Atatürk’ün huzurunda yalnız bırakılmaması.
Üstelik bunu, siyasi iktidarın eleştirildiği, muhalefetin daha güçlü ve daha görünür olması gerektiğinin söylendiği bir dönemde yaşıyoruz.
Siyaset sadece Ankara’da yapılmaz.
Parti sadece genel merkezden ibaret değildir.
Bir siyasi partinin gücü, tabelasında değil örgütünde, sahadaki varlığında ve insanlara verdiği güven duygusundadır.
Eskişehir gibi Cumhuriyet değerleriyle özdeşleşmiş bir kentte CHP’nin kuruluş yıl dönümünde ortaya çıkan bu görüntü üzücü.
Atatürk’ün kurduğu partinin, Atatürk’ün huzurunda bu kadar yalnız kalması sadece bir katılım meselesi değildir.
Bu siyasi sorumluluk meselesidir.
Bu örgüt meselesidir.
Bu, vefa meselesidir.
Ve belki de en önemlisi Atatürk’ün emanetine sahip çıkma meselesidir.
103 yıl önce “bağımsızlık” ve “hâkimiyet” diyerek yola çıkan bir hareketin, 103 yıl sonra kendi kuruluş yıl dönümünde Eskişehir’de bu kadar sessiz ve sahipsiz kalması gerçekten düşündürücüdür.
Bugün tabloya bakınca insanın aklına ister istemez acı bir ironi geliyor:
Cumhuriyet Halk Partisi 103 yaşında…
Ama Eskişehir’de o gün ortada ne yeterince halk vardı, ne yeterince örgüt üyesi vardı, ne de yeterince sahip çıkan vardı.
Ve insan sormadan edemiyor:
Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi, Eskişehir’de 103’üncü yılını mı kutladı yoksa 103 yıllık mirasının başında sessizce nöbet mi tuttu?
Çünkü bir parti, kuruluş yıl dönümünde kendi kurucusunun huzurunda bile yalnız kalıyorsa artık konuşulması gereken sadece katılım sayısı değildir.
Asıl konuşulması gereken, o partinin nereye gittiğidir.
103 yıllık Cumhuriyet Halk Partisi’nin adında hâlâ “Halk” var.
Ama Eskişehir’deki bu görüntüye bakınca insanın aklına tek bir cümle geliyor:
Cumhuriyet Halk Partisi değil, Cumhuriyet Halksız Parti…