Geçtiğimiz günlerde AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu ile çok ses getiren bir röportaja imza attık.

Nebi Bey açık konuştu.

Hatta oldukça cesur bir çıkış yaptı:

“Barlar Sokağı kapatılmalı!”

Konuya siyasi pencereden bakmayı bir kenara bırakalım.

Çünkü ilk kez Barlar Sokağı’ndaki sorunlar bu kadar yüksek sesle dile getirildi. Söylenenler sadece Eskişehir’de değil, ülke genelinde yankı buldu.

Kimileri “Kapatılmalı” dedi, kimileri “Kesinlikle kapatılmamalı” diye karşı çıktı.

Sosyal medya hareketlendi, konu farklı platformlarda tartışıldı.

İyi ya da kötü…

Sonuçta yıllardır konuşulan bir mesele gündeme geldi hatta ülke gündemine girdi.

Ve belki de bu tartışmaların en önemli tarafı şuydu…

Sorun konuşulmaya başlandı.

Sorun böyle yüksek sesle konuşuluyorsa, çözüm ihtimali de vardır.

Tam da bu tartışmalar sürerken, zamanlaması ister istemez dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Nebi Hatipoğlu’na ait Europen’in Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’ndeki palet üretim tesisinin bahçesinde bulunan talaş depolama bölümünde yangın çıktı.

Hatipoğlu, yaptığı açıklamada yangının saat 21.30 sıralarında meydana geldiğini, ekiplerin müdahalesiyle yaklaşık yarım saat içerisinde kontrol altına alındığını açıkladı.

Can kaybı ya da yaralanma olmaması en büyük teselli.

Üretim tesislerinde de herhangi bir hasar meydana gelmediği ve faaliyetlerin normal şekilde sürdüğü belirtildi.

Hatipoğlu ayrıca yangına müdahale eden Eskişehir OSB ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekiplerine teşekkür etti.

Biz de kendisine, ailesine ve Europen çalışanlarına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

Ama…

Gazetecilik biraz da “Ama” diyebilmektir.

Çünkü insan ister istemez bazı sorular soruyor.

Yangının çıkış nedeni ne?

Neden tam da bu günlerde?

Gerçekten bir tesadüf mü?

Yoksa olayın arkasında henüz bilmediğimiz başka bir şey mi var?

Şimdilik bunların hiçbirinin cevabını bilmiyoruz.

Üstelik Hatipoğlu’nun açıklamasında yangının çıkış nedeninin henüz belirlenemediği açıkça ifade ediliyor.

Dolayısıyla buradan kalkıp “kundaklama” demek elbette doğru değil.

Bunu söylemek için elde somut bir veri olması gerekir.

Ama şüphelenmek?

Gazetecinin işi biraz da budur.

Ben Özge Zaim’im efendim.

Her şeye biraz şüpheyle bakarım.

Hele ki zamanlama böyle olunca…

Barlar Sokağı ülkenin gündemindeyken, “Kapatılmalı” tartışmaları devam ederken ve hemen ardından böyle bir yangın yaşanıyorsa, insanın aklına ister istemez türlü ihtimaller geliyor.

Belki gerçekten sadece bir tesadüf.

Belki de yangının nedeni yapılacak incelemeler sonucunda çok sıradan bir şekilde ortaya çıkacak.

Belki de soru işaretlerini ortadan kaldıracak başka bir sonuç çıkacak.

Bilmiyoruz.

O yüzden şimdilik hüküm vermiyoruz.

Sadece soruyoruz.

Çünkü bazen bir yangının kendisinden çok, ne zaman çıktığı düşündürür insanı.

Benim başıma bir şey gelirse de herkesin bilgisi olsun istedim.

Tabii işin şakası!

Yine “Özge Zaim polisiye roman yazmaya başladı” demeyin.

Kazasız belasız atlatıldı çok şükür.

Ama gazetecilikte bazı sorular vardır…

Cevabını bulana kadar insanın aklını kurcalar.

Şimdi gözler yangının çıkış nedenine ilişkin yapılacak incelemelerde.

Belki dosya kapanacak ve “Talihsiz bir yangındı” diyeceğiz.

Belki de bugün sorduğumuz soruların cevapları yarın karşımıza çıkacak.

Şimdilik bildiğimiz tek şey şu…

Yangın söndü ama soru işaretleri hâlâ yanıyor.