Kısa bir aranın ardından tekrar birlikteyiz efendim.
Malum; son köşe yazımda yenilenme ihtiyacı duyduğumu belirterek kısa bir süre için izninizi istemiştim.
Derken efendim; yazım yayına girer girmez de Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un, gülmekten elimdeki kahveyi dökmeme sebep olan o mesajıyla karşılaştım.
Şöyle diyordu Kurt: “Sayın Keskin ‘yenilenmek’ istiyorsanız buyurun Yeni Parti’ye gelin. Kapımız her zaman açık, iyi tatiller.”
Ne diyeyim?
Sizce de Başkan Kurt siyasette olduğu kadar mizah konusunda da oldukça başarılı değil mi?
***
Gelelim bendeniz yokken neler olup bittiğine…
Süreç içerisinde AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu’nun Barlar Sokağı’yla ilgili Şehir Gazetesi’ne yapmış olduğu açıklamalar epey tartışıldı.
Hatipoğlu’nun sözlerinin sadece yerelde değil, ulusal basında da geniş yankı uyandırdığına tanık olduk.
Bu suretle yeri gelmişken bu konudaki görüşümü belirtmek isterim.
Vural Sokak yani namı diğer Barlar Sokağı hayata geçirilirken ne demişsem, bugün de aynı yerdeyim. Şehir merkezinde önemli bir kültür ve de kimlik çatışmasının yaşanacağı ve aynı zamanda art niyetli insanların ekmeğine yağ sürerek başta asayiş olmak üzere pek çok soruna davetiye çıkaran otonom bir bölge oluşturulmasına o gün de karşı çıkmıştım, bugün de karşı çıkıyorum.
Gelin görün ki şöyle bir bakıyorum da; özgürlük tanımının ne olduğunu tam olarak anlayamamış olan bazı muktedirlerimizin bu söylediklerimi anlaması son derece zor görünüyor.
Aslında Hatipoğlu’nun öyle yerinde bir değerlendirmesi var ki konuyu özetlemek için fazlasıyla yeterli: “Barlar Sokağı kalsın diyen muktedirlerden hangisi kendi çocuğunun oraya gitmesine rıza gösterir?”
Hiçbiri.
***
Gelelim bir diğer konuya… Yine bendeniz buralarda yokken Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl ilki düzenlenen Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali’ne.
Tasarruf tedbirlerine takılmamak için ‘uluslararası’ denmişse de ‘şehirlerarası’ bile denemeyecek bir festival aslında.
Bunun yanı sıra ‘çöp ve atıklar sebebiyle kötü koku ile haşere oluşumuna sebep olan ve halk sağlığını tehdit eden Porsuk Çayı’nın ıslah edilmesine gayret gösterilmesi gerekirken, adına festival düzenlemek gibi dahice bir fikri kim akıl etti?’ merak etmemek elde değil.
Ve elbette bu sözde festival için ne kadar para harcandığını da…
Hal böyle olunca Özge Zaim köşesinden, Şehir Gazetesi de manşetten Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye bu konuyu sordu.
Haberimizin ardından oluşan kamuoyu baskısı neticesinde Başkan Ayşe Ünlüce, festivalin maliyetinin çok geçmeden kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti.
Bu yanıtla ortalık yatıştı yatışmasına da aradan geçen onca zamana rağmen Büyükşehir Belediyesi yetkilileri tarafından tek satır açıklama yapılmış değil.
Öyle anlaşılıyor ki nasıl olsa bugün yarın gündem değişir, konu unutulur diye düşündüler.
Kusura bakmasınlar ama bu şehrin insanları balık hafızalı değil efendim. Nitekim Sayın Ünlüce’ye tekrar soruyoruz: “Sözde festival için vatandaşın cebinden ne kadar para çıkmıştır?”
Bunun yanı sıra dilimizde tüy bitmesine sebep olan bir konuyu da tekrar hatırlatmak isterim.
Özgür Özel'in,Yeni Parti kurulmadan kısa bir süre önce Büyükşehir Belediyesi’ne ait "Eskişehir Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi’nde düzenlemiş olduğu CHP’nin grup toplantısı için tahsis edilen salonun kira ücretinin tahsil edilip edilmediğini hala öğrenebilmiş değiliz.
Sayın Ünlüce bir zahmet her iki konuda da Eskişehirlileri aydınlatırsa kendisine müteşekkir kalırız.
Öyle ya…
Mademki söze gelince “şeffaflık” kelimesini dilinden düşürmüyor.
O halde buyursun, meydan kendisinin efendim.
Yorum sizlerin.
Bendeniz çarşamba günü yine buradayım.
Beklerim efendim…

GÜNÜN SÖZÜ:
Hayatta yapılacak o kadar çok hata vardır ki aynı hatayı yapmakta ısrar etmenin anlamı yoktur.
- Jean-Paul Sartre