Son günlerin en önemli konu başlıklarından biri…

CHP İl Başkanı Volkan Enver Kılıç, Talat Yalaz döneminde gerçekleştirilen bir dayanışma gecesinde ‘depremzedelere yardım amacıyla toplanan paraların’ deprem bölgesine gönderilmediğini belirtti ve “bu arkadaşlar ikinci Ahbap’ı açmış buraya” yakıştırmasında bulundu

Kılıç’ın iddialarına yanıt veren Yalaz ise depremzedelere bağış adı altında bir yardım kampanyası düzenlemediklerini belirterek; ‘düzenlenen gecenin sonunda yeterli gelir düzeyenine ulaşırsak depremzedelere de bir kısmını gönderebiliriz’ dediğini ama katılımın oldukça düşük olduğu gecede’ yeterli maddi gelirin elde edilemediğini’ belirtti.

***

Evet efendim; kamuoyunun da oldukça yakından takip ettiği hadisenin özeti bu şekilde.

Peki kim haklı, kim haksız?

Öncelikle efendim Talat Yalaz’ın şimdilerdeki “yeterli gelir düzeyine ulaşırsak depremzedelere de bir kısmını gönderebiliriz demiştim” ifadesini doğru bulmadığımı belirtmek isterim.

Sayın Yalaz toplanan paraların tamamının gecenin hemen ardından deprem bölgesine iletileceğini söylemişti. Bu durum net ve belgelerle de sabit.

Bununla birlikte söz konusu gecede konuşma yapan belediye başkanları zor zamanlardaki dayanışmanın önemine dikkat çekerken, Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ile Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt gecede toplanan paraların depremzedelere umut olacağı yönünde açıklamalarda bulunmuşlardı. Ki bu açıklamalar da arşivde yerini koruyor.

Nitekim herkes bağışların depremzedeler için toplandığını gayet iyi biliyor.

Bu yüzden Talat Yalaz’ın şimdilerde çıkıp da; ‘biz öyle demedik’, ‘söz vermedik’ veya ‘belki gönderebiliriz dedik’ ya da ‘bu amaçla kimseden para talep etmedik’ gibi ifadelerle savunmaya geçmesinin hiçbir anlamı yok.

Ayrıca geceye katılan misafir sayısı da öne sürüldüğü gibi öyle az falan değildi. CHP teşkilatı topyekün oradaydı.

Aldığımız bilgiler gecenin maliyetinin 98 bin lira olduğu yönünde. Bu tutarı ve hatta çok daha fazlasını toplamak deyim yerindeyse çocuk oyuncağı olsa gerek.

Gelelim bir diğer meseleye…

Söz konusu gecede toplanan bağışlarla, ancak organizasyon giderinin karşılanabildiği ve ilave bir gelir sağlanamadığı öne sürülüyor.

Açıkçası bu sözlerin de ayrı bir tartışma konusu olduğu kesin…

Düşünün; koskoca Cumhuriyet Halk Partisi, 50 binden fazla vatandaşımızın hayatını kaybettiği ve 140 binden fazla kişinin de yaralandığı asrın felaketi olarak adlandırılan bir depremin yaralarını sarmak için bağış kampanyası düzenleyecek ama toplanan para organizasyon maliyetini ancak karşılayacak (!)

Tamam; yalan söyleyecek halleri yok, mutlaka doğrudur.

Lakin bu tezi ortaya atabiliyorlarsa deprem gibi son derece hassas bir konuda kendi partililerini duyarsızla itham ettiklerinin de farkında olmaları gerekir.

Hadi diyelim ki dil sürçmesi yaşadılar ve söz konusu bağış kampanyasını aslında ‘depremzedeler’ için değil de ‘CHP’ye destek’ amacıyla düzenlediler diyelim.

Sonuç yine değişmez. Neticede böylesi bir gecede ancak organizasyon giderini karşılayabilecek kadar bir bağış toplanıyorsa, bu sefer de kişilerin partilerine bağlılıkları tartışma konusu olur.

Nitekim olayın öncesinde ve sonrasında söylenenler apaçık ortada. O yüzden sözü fazla uzatmanın gereksiz olduğunu düşünüyorum.

Gelinen noktada yapılması gereken şey çok açık.

Akıllardaki soru işaretlerinin giderilmesi ve kamuoyu vicdanının rahatlatılması adına konunun etraflıca incelenmesinin zorunluluk olduğu kanaatindeyim.

Buradan yetkililere duyurulur…

Yorum sizlerin.

Bendeniz cuma günü yine buradayım.

Beklerim efendim…

GÜNÜN SÖZÜ:

Şüphe duymayan hakikati bulamaz.

- İmam Gazali