Bir süredir hemen herkesin yanıtını merak ettiği o soru:
“Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Cumhuriyet Halk Partisi’nde mi kalacak yoksa pek çokları gibi o da Yeni Parti’ye mi katılacak?”
Bu konuda haftalardır süregelen belirsizlik çarşamba günü akşam saatlerinde Şehir Gazetesi’nin yayınladığı haberle son buldu.
Başkan Ünlüce kararını vermişti; Yeni Parti’ye katılacaktı.
Köşe yazımı kaleme aldığım şu saatlerde Başkan Ünlüce CHP’li ilçe belediye başkanları ile toplantı halinde. Bu sebeple henüz istifa kararıyla ilgili resmi bir açıklama yapılmış değil.
Ama gazetede yer alan haberimiz teyitli. Yani iş sadece kararın açıklanmasına kaldı.
Büyük ihtimalle siz bu satırları okurken o tarihi karar açıklanmış olacak. Ve yerel siyasette yeni bir dönemin kapıları açılacak.
Ne diyelim?
Karar Sayın Ünlüce’ye ve Yeni Parti’ye hayırlı olsun (!)
Lakin bu sözümün hemen ardından zihnimde şu soru beliriyor:
“İyi de nasıl? Yeni Parti’ye geçme kararı Başkan Ünlüce açısından nasıl hayırlı olabilir?”
‘Atatürk’ün kurduğu 103 yıllık bir partiden yeni kurulan bir partiye geçmek…’
İdealist bir siyasetçi açısından bu bile başlı başına bir yıkımdır.
Ama asıl mesele aslında bu da değil.
Gidilen yer ve orada sizi nelerin beklediği çok daha önemli…
Mesela…
Yeni Parti’nin genel başkanı ile önde gelen bazı kurmaylarının dokunulmazlıklarının kaldırılmasıyla ilgili fezleke Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne çoktan sunulmuş durumda. Bu durum önümüzdeki süreçte partinin üst kademelerinde kaotik bir süreç yaşanma olasılığının epey yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Yani yakın zamana kadar CHP’de görülen yönetim krizinin bir benzeri pek yakında Yeni Parti için de söz konusu olabilir.
O zaman ne olur?
Başlasın eylemler, mitingler, yürüyüşler…
Epey tanıdık geldi değil mi?
Peki böylesi bir ortamda siyaset yapmak kolay mı?
Ve de bir belediye başkanı olarak asli görevinizi yerine getirerek Eskişehir’e hizmet etmek?
Diyelim ki her şey yolunda gitti ve parti yöneticileriyle ilgili hukuki sorunlar baş göstermedi.
Mesele sadece bu değil ki. İşin bir de diğer kısmı var: ‘Yerel siyasette nasıl tutunacaksınız?’
Özgür Özel ile Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un arasından su sızmadığını bilmeyen var mı?
Ve yine Kazım Kurt’un büyükşehir belediye başkanı olma konusunda yıllardır süregelen amansız tutkusunu?
İki kudretli isim var ama koltuk bir tane. Nasıl olacak bu iş?
Tamam; muhtemelen Özgür Özel tarafından Sayın Ünlüce’ye böyle bir durum yaşanmayacağı belirtilerek kendisinin Büyükşehir’e tekrar aday yapılacağına dair söz verilmiş olabilir. Hatta ‘sen bu hareketin önderlerinden biri olacaksın’ ve ‘gün gelecek tarih kitapları seni yazacak’ gibi süslü cümleler bile söylenmiş olabilir.
İyi hoş efendim de; siyasette yarının neler getireceğini kim bilebilir…
Üstelik yukarıda belirttiğim üzere Özel’in siyasi serüveninin devam edeceğinin garantisi de yok. Dolayısıyla bugün her ne konuda güven vermiş olursa olsun, yarın için hükmü kalmayabilir.
Neticede Yeni Parti farklı konulardaki pek çok sorunun tetiklenebileceği bir hareket konumunda.
Ve ne kadar ilginçtir ki Başkan Ünlüce de bu tablonun içinde olmayı tercih etti. Üstelik Yeni Parti’ye geçen bazı siyasetçiler gibi siyasi açıdan bir zorunluluğu olmadığı halde.
Belki Özgür Özel’in ikna yeteneği, belki sergilenen güven ortamı. Belki de siyasetteki mahalle baskısı…
Sebebi hiç fark etmez.
Sonuçta Başkan Ünlüce’nin Yeni Parti’ye katılma kararının ‘bile bile lades demekten hiçbir farkı yok’.
Yorum sizlerin.
Bendeniz pazartesi günü yine buradayım.
Beklerim efendim…

GÜNÜN SÖZÜ:
Yanlış trene bindiyseniz, koridorda ters yöne yürümenin yararı yoktur.
- Dietrich Bonhoeffer