Evet…

Sonunda beklenen gün geldi.

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce YENİ Parti’ye geçti.

Günlerdir, haftalardır bu konuyu yazıp çiziyoruz.

Ben de kendi adıma Ayşe Hanım’a yazılarımda biraz yüklendim.

Hatta itiraf edeyim…

Ayşe Hanım’a küsmüştüm.

Ciddi söylüyorum.

Yemin ederim.

Gerçi kendisinin bundan haberi yok.

Muhtemelen şu an ilk kez öğreniyordur.

Ama insan bazen karşı tarafın haberi olmadan da küsebiliyor.

Ben de öyle yaptım.

Küstüm.

Sebebi de öyle çok büyük bir mesele değil.

“CHP’den istifa etmeyecek” dedim.

Vallahi başka sebep yok!

Benim beklentim çok netti.

Her sabah gözümüz telefonda…

“Bugün bir gelişme var mı?”

Her akşam…

“Acaba yarın mı?”

Gece yatağa giriyoruz, senaryolar başlıyor:

“CHP’den istifa eder mi?”

“AK Parti’ye mi geçer?”

“Yok yok, YENİ Parti daha mantıklı.”

“Acaba bağımsız mı kalır?”

Derken bir bakmışsınız uykunuz kaçmış.

Ama artık bu senaryoların hiçbirine gerek kalmadı.

Ayşe Hanım kararını verdi.

YENİ Parti’ye geçti.

Ve açık söyleyeyim…

Beni şaşırttı.

Çünkü ben gerçekten CHP’den istifa etmeyeceğini düşünüyordum.

Hatta bu konuda o kadar emin olmaya başlamıştım, kendi kendime “Yok, geçmeyecek” diye diye dolaşıyordum.

Çünkü CHP’de yaşananlar ortada.

Ben duygularını coşkulu yaşayanlardanım.

Geçti ama…

Ben de yanıldım.

Şimdi burada gazetecilik kısmına gelelim.

Ben her platformda tarafsız bir gazeteci olmadığımı söylüyorum.

Bunu özellikle söylüyorum ki, kimse benden gökyüzünden inmiş, hiçbir düşüncesi olmayan, hiçbir siyasi gelişmeye yorum katmayan bir robot beklemesin.

Gazeteciyim.

Elbette eleştiririm.

Elbette beğendiğimi söylerim.

Elbette kızdığımda kızarım.

Bazen de…

Kendi kendime küserim.

Ama önemli olan şu…

Yanıldığımda da bunu söyleyebilmek.

Ayşe Hanım konusunda yanıldım.

Hem de öyle böyle değil.

Güzel yanıldım.

Fiyakalı yanıldım.

Havalı yanıldım.

Şimdi gelelim asıl meseleye…

Benim için siyaset biraz da yol arkadaşlığı meselesidir.

Yoldaşlık, aynı yola çıktığın insanlarla yürümektir.

Aynı hedefe inanmak, aynı mücadeleyi paylaşmak, zor zamanlarda birbirinin yanında durmaktır.

Elbette siyasette yollar ayrılabilir.

İnsanlar fikir değiştirebilir.

Partiler değişebilir.

Siyasetin doğasında bunlar var.

Ama ben yine de bir insanın siyasi tercihini yaparken cesaret göstermesini önemserim.

Ayşe Hanım’ın kararını da bu açıdan değerlendiriyorum.

Bu yüzden kendisini yürekten tebrik ediyorum.

Cesareti için…

Duruşu için…

Ve en önemlisi sonunda benim ve kamuoyunun haftalardır süren bekleyişime son verdiği için!

Çünkü gerçekten yoruldum.

Her gün aynı soruyu düşünmekten yoruldum.

Artık telefon ekranına bakıp “Acaba bugün mü?” demek istemiyorum.

Gazeteci olarak haber beklemek başka…

Meraklı bir Eskişehirli olarak beklemek bambaşka.

Ben artık huzur istiyorum.

Akşam evimde rahat rahat oturmak istiyorum.

Siyaset konuşmadan bir çay içmek istiyorum.

Ama biliyorum ki bu da fazla iyimserlik.

Çünkü siyaset bir kere insanın gündemine girdi mi çıkmıyor.

Hele Eskişehir’de…

Hiç çıkmıyor.

Şimdi yeni bir dönem başladı.

Bundan sonra Ayşe Ünlüce’nin YENİ Parti’de nasıl bir siyaset izleyeceğini hep birlikte göreceğiz.

Elbette eleştireceğiz.

Elbette desteklediğimiz yerler olacak.

Elbette katılmadığımız kararlar çıkacak.

Ben de yine yazacağım.

Kızarsam kızacağım.

Beğenirsem beğeneceğim.

Gerekirse yine küseceğim.

Kendisi benim küstüğümü bilmiyordu.

Şimdi barıştığımızı da bilmiyor.

Bari bu yazıyla öğrensin.

Dolayısıyla…

Ayşe Hanım, geçmiş olsun.

Küslüğümüz sona ermiştir.

Ben üzerime düşeni yaptım.

Şimdi sıra sizde.

YENİ yolunuz hayırlı olsun başkanım.

Ve Eskişehir adına yürekten teşekkür ederiz.