Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, YENİ Parti İrtibat Bürosu’nda düzenlenen rozet takma töreninin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Kendisine Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin CHP’den istifa etmemesini sordum.
Kurt’un verdiği yanıtın ilk bölümü şöyleydi:
“Demokrasi diyorsak hiç kimseyi bir yerden koparıp başka yere götürmeye zorlayamayız. Hiç kimseyi de zorla bir yere kaydedemeyiz. Bu tamamen insanın kendi bireysel tercihidir.”
Buraya kadar tamam.
Demokrasi diyorsak…
Kimseyi zorlayamayız.
Kimseyi bulunduğu yerden koparamayız.
İnsanların siyasi tercihlerine saygı duymalıyız.
Bunların hepsi doğru.
Ama…
Kurt’un cümlesinde bir “ama” var.
Ve bence asıl mesele de tam burada başlıyor.
Çünkü Kurt, “Ama Türkiye’de şu anda gelinen nokta, bireysel tercihlerin YENİ Parti’ye doğru akmasıdır” diyor.
Yani satır aralarını okursak…
“Bireysel tercihlerini YENİ Parti’den yana kullanmalı” dedi.
“Türkiye’de gelinen noktada bireysel tercihler YENİ Parti’ye doğru akarken sen nerede kaldın?” dedi.
“Kimseyi zorlayamayız” dedi ama…
“Tercihlerin yönü belli sen de bu yönün dışında kalmamalısın” demeye getirdi.
“Bu tamamen insanın kendi bireysel tercihidir” dedi ama…
Ardından Türkiye’deki bireysel tercihlerin nereye doğru aktığını özellikle söyledi.
Yani tercih senin…
Karar senin…
Kimse seni zorlamıyor…
Ama Türkiye’de artık tercihlerin adresi belli…
YENİ Parti’ye doğru bir akış var…
“Peki, sen bu akışın neresindesin” dedi.
“CHP’de kalmak da bir tercihtir” denilebilir elbette.
Ama Kurt’un sözlerine bakarsak, mesele yalnızca “tercih” meselesi olmaktan çıkıyor.
Çünkü bir tarafta CHP’de kalmayı tercih eden Ayşe Ünlüce var.
Diğer tarafta ise “Türkiye’de bireysel tercihler YENİ Parti’ye doğru akıyor” diyen Kazım Kurt…
Madem tercihler YENİ Parti’ye doğru akıyor, Ayşe Ünlüce neden hâlâ CHP’de?
Kurt doğrudan “YENİ Parti’ye geç” demedi belki…
Ama “Türkiye’nin geldiği noktada tercihler YENİ Parti’ye doğru akıyor” diyerek siyasi yönü gösterdi.
Zorlamadı…
Emretmedi…
Açıkça çağrı yapmadı…
Ama yönü işaret etti.
“Tercih senin” dedi.
Ardından da “tercihlerin nereye doğru aktığını” söyledi.
Yani…
“Kimseyi zorlayamayız ama artık Türkiye’de insanların tercihi YENİ Parti’den yana. Sen de bu değişimin neresindesin?”
Benim okuduğum satır arası tam olarak bu.
Ve o yüzden mesele sadece Ayşe Ünlüce’nin CHP’den istifa edip etmemesi değil.
Asıl mesele, Kazım Kurt’un “bireysel tercih” üzerinden yaptığı bu siyasi göndermenin ne anlama geldiği.
Çünkü bazen bir siyasetçi doğrudan “gel” demez.
“İnsanlar geliyor” der.
“Geç” demez.
“Tercihler oraya doğru akıyor” der.
“Sen de gelmelisin” demez.
“Sen nerede kaldın?” sorusunu akıllara bırakır.
İşte “ama”dan sonra anlatılan tam olarak da budur.