Eskişehirspor’un hali ortada…
Geçmiş dönemden devir olan büyük bir enkaz var.
Bu enkazın oluşmasında pay sahibi olanlar belli…
Aralarında Sinan Özeçoğlu yok.
Büyük enkazın oluşmasında en küçük bir payı bulunmuyor.
Enkazın boyutunu tam anlamıyla bilmeden başkanlık görevini üstlendi.
Görevi üstlendikten sonra boyutunu öğrendiği enkazı kaldırmak için büyük çaba harcadı.
Çabanın yanı sıra harcadığı para da oldukça fazla… Bugüne kadar bir benzeri görülmüş değil…
Onca çaba ve para harcamasına karşın büyük enkazı kaldıramadı.
Kaldıramazdı da zaten…
Kendi başına yapabileceği bir şey de kalmadı.
Doğal olarak “benden buraya kadar” dedi.
Bu gelişmeyle birlikte büyük enkazın üzerine bir de “yönetim krizi” eklendi.
Yönetim krizinin çözüleceği zemin belli… Genel kurul…
İlk belirlenen tarihte toplanamadı.
İkinci tarihte toplanması için katılımcı sayısı önemli değildi.
Öyle olmasına karşın oldukça yüksek bir katılım oldu.
Genel kurulda oluşturulan hava inanılır gibi değil…
Büyük enkazın oluşmasına neden olanların konuşmaları karşısında şaşırmamak olanaksız…
Zannedersiniz ki, enkazı yaratan onlar değil de Sinan Özeçoğlu…
Sert eleştirilere hedef yapıldı.
Eleştirilerde en küçük bir haklılık payı yok.
Dahası eleştirileri yöneltenlerle birlikte değerlendirildiğinde “pişkinliğin bu kadarına da pes” dememek elde değil…
Neyse…
Genel kurulda “yönetim krizi” için bulunan bir çözüm yok.
Genel kurul bir hafta ertelendi.
Erteleme kararı ile birlikte oluşan bir tablo var.
Kimilerine göre “özlenen tablo…”
Öyle olduğu dile de getirildi.
Bu tespit doğru değil…
O tablo için çok şey denilebilir de “özlenen tablo” denilemez.
Eskişehirspor için “özlenen tablo” belli…
Başta Büyükşehir Belediye Başkanı olmak üzere, bugün bulundukları konumlar gereği “Eskişehirspor’a sahip çıkmakla yükümlü” olan seçilmişlerin yan yana gelmesidir.
Ne yazık ki sağlanamadı.
Sağlanacağa da benzemiyor.
Neyse…
Genel kurul sonrasında gerçekleşen bir istifa var.
İstifa eden Eskişehirspor’u Koruma Derneği Başkanı Umut Cumalı ve arkadaşları…
Kısa adı ESKOD olan derneğin yönetiminden ayrıldılar.
Umut Cumalı istifayı duyurmak için bir mesaj yayınladı.
Mesajında diyor ki
“Eskişehirspor genel kurulunda yaşananları gördükçe, ‘öğretilmiş çaresizlik’ ne demek bunu bir kez daha anladık.
Salondaki hakkaniyet mi, vicdan mı, doğruluk mu, gerçeklik mi yoksa Eskişehirspor adı yaşasın mı? Git gellerini birçok kişinin gözünde gördük.
Kongre sonundaki fotoğrafın samimi ve gerçek olması eminim hepimizin dileğidir.
O karedekilere tek tek bakıldığında hazmetmek de kişinin kendi inisiyatifidir.
Şahsım ve yönetim kurulum olarak hazmetmemeyi seçtik.
Bugün itibariyle görevi bıraktığımızı üyelerimize ve kamuoyuna bildirir, bugüne kadarki güven ve destekleri için teşekkür ederiz.”
Umut Cumalı tarafından yayınlanan mesaj böyle…
Oldukça dikkat çekici…
Aynı zamanda da düşündürücü…
Eskişehirspor, bugün tarihinin en bunalımlı bir dönemini yaşıyor.
Bunalımın çözülmesi için ciddi bir çözüm arayışı gerekiyor.
Peki ciddi çözüm, bunalımın oluşmasında pay sahibi olanlar ile bulunabilir mi?
Kesinlikle hayır.
Bunalıma çözüm bulunamadığı gibi bunalıma ciddi çözüm arayışlarının da önüne geçilir.
Daha önce de dile getirdik.
Bunalımın çözümü için oluşması gereken tablo belli…
Önce Büyükşehir Belediye Başkanı ve 6 milletvekili bir araya gelmeli, sonra da o birlikteliğin çevresinde geniş ve sağlıklı bir zemin oluşturulmalı…
Bu Eskişehirspor için “özlenen tablo” olacağı gibi bunalıma çözüm konusunda en ciddi arayış zemini olur.
Bugüne kadar oluşmadı.
Oluşacağı yolunda bir umut da yok.
Dileriz ki bir mucize olur da oluşur.