Öyle tuhaf zamanlardan geçiyoruz ki...
Artık sadece insan ilişkilerini değil siyasetin ve sendikaların kurduğu ilişkileri de anlamakta zorlanıyoruz.
Derler ki yön bulmak için güneye de bakılır.
Ama her Güney doğru istikameti göstermez.
Gelelim neden böyle dediğime...
Güney Demirdaş, bir dönem Belediye-İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanlığı yaptı.
Ardından genel merkezde çeşitli görevlerde bulundu.
Şimdi ise Çağdaş Sen'in kuruluşunda aktif rol üstleniyor.
Yani bir bakıma Belediye-İş'in içinden yeni bir sendika doğuyor.
Hatta daha sert söyleyelim...
Bir sendika ölüyor, diğeri onun üzerinden nefes almaya çalışıyor.
Son dönemin moda kelimesiyle ifade edecek olursak adeta sendikal bir "butlan" yaşanıyor.
Mahkeme kararına gerek yok.
Böl, parçala, dağıt...
Sonuç aynı.
Geçtiğimiz günlerde Çağdaş Sen için "butlan sendikası" ifadesini kullanmıştım.
Görünen o ki haksız da değilmişim.
Çünkü sendikacılığın içine siyaset girdiğinde işler daha da ilginç hale geliyor.
Malum...
CHP'deki "Yeni Parti" tartışmaları hâlâ sıcak.
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP'den istifa ederek Yeni Parti saflarında yer alacağını açıkladı.
Eskişehir'de bu hareketin öncülerinden biri olarak görülüyor.
Yani siyasi olarak Kemal Kılıçdaroğlu'nun "butlan" çizgisine karşı duruyor.
Ancak konu sendika olunca tablo değişiyor.
İddialara göre Güney Demirdaş, tam tersine butlancı Kılıçdaroğlu cephesine yakın duruyor.
Bunu da gizlemiyor.
Hatta butlan sürecinin en önemli isimlerinden Gaye Usluer ile yakın temas içinde olduğu da siyasi kulislerde yüksek sesle konuşuluyor.
Bunun da ötesinde, Çağdaş Sen için "Kemal Kılıçdaroğlu cephesi destek veriyor" ifadelerini kullandığı söyleniyor.
Buraya kadar kimsenin siyasi tercihine söyleyecek sözümüz yok.
Herkes istediği siyasi görüşü savunabilir.
Ancak insanın aklına şu soru geliyor…
Kazım Kurt, Yeni Parti'nin en güçlü isimlerinden biri olacak...
Ama aynı belediyede Kılıçdaroğlu çizgisine yakın olduğu söylenen bir sendikanın kuruluşuna da destek verilecek...
Bu denklem nasıl kuruluyor?
Siyasette "Yeni" deniliyor...
Sendikada ise "butlan" deniliyor...
İkisi aynı anda nasıl savunuluyor?
Bir başka soru...
Güney Demirdaş hâlâ CHP üyesi mi?
Eğer öyleyse Yeni Parti'ye geçti mi?
Geçmediyse bu siyasi uyum nasıl açıklanacak?
Belki bunun da makul bir izahı vardır.
Dün başka cephede durup bugün başka cephede saf tutmak elbette siyasetin doğasında vardır.
Ona bir şey diyemeyiz.
Ancak mesele sendikacılık gibi insanların ekmeğine, alın terine ve örgütlü mücadelesine dokunan bir alana geldiğinde daha fazla samimiyet beklenir.
Bir tarafta "değişim" denilecek diğer tarafta eski düzenin temsilcisi olduğu iddia edilen yapılar üzerinden yeni hesaplar yapılacak...
Bunun adı yenilik mi olur yoksa eski alışkanlıkların yeni ambalajı mı?
Güney Demirdaş'a düşen görev belki de sadece yeni bir sendika kurmak değildir.
Asıl mesele hangi tarafta durduğunu ve ne istediğini açıkça ortaya koyabilmektir.
Yoksa güce göre mi şekil alınmaktadır?
Rüzgâr her yönden esebilir.
Ama herkes bilir ki rüzgâra göre yön değiştirenlerin değil, fırtınada bile aynı istikamette duranların sözü daha çok dikkate alınır.
He, son olarak şunu söyleyeyim.
Adınız Güney olabilir...
Ama unutulmamalı ki her Güney doğru yönü göstermez.