Sezonun 14 haftası geride kaldı.
İlk yarının sonu iyice yaklaştı.
Eskişehirspor geride kalan maçını Samsun’da oynadı.
Aldığı sonuç galibiyet… Üstelik de 4 farklı bir galibiyet…
Harika bir sonuç…
Yaratıcılarını kutlamak elde değil… Helal olsun onlara…
Bu sonuçla birlikte galibiyet sayısı 4’e yükseldi.
Geriye kalan 10 maçın 6’sı beraberlikle noktalandı.
4 maçta da yenilgi var.
Sahada toplanan puan sayısı 18…
Bugün hanesinde yazılı olan puan sayısı ise 15…
Sahada kazanılan puanlardan 3’ü masada silindi.
Geriye kalan 15 puan ile sıralamada elde ettiği yer 14’ncü sıra…
“İyi bir yer” denilemez…
Ancak “kötü” demek de çok doğru değil…
“İdare eder” denilebilecek bir yer.
Yukarı sıralarda yer alan takımların puanları ortada…
6’ncı sıradaki takımın 20 puanı var.
5’nci sıradaki takımın puan sayısı da 21…
Eskişehirspor ile aralarındaki puan farkları 5 ve 6…
“Kapanmaz” denilebilecek bir fark değil…
Tam aksine kolayca kapatılabilecek bir fark…
2 bilemediniz 3 maçta fark kapatılabilir.
Bunun anlamı belli…
Eskişehirspor’un ilk altı takım arasında yer alma olasılığı, bir başka anlatımla da “Süper Lig’e yükselme şansı” var.
Bu şans değerlendirilebilir ama…
“Ama” sı var işte…
Bu şansın değerlendirilebilmesi için gerekli olanlar belli…
Her şeyden önce saha dışı koşulların iyi olması gerekir.
Saha dışı koşullar da ortada…
Geçmiş dönemden devir olan “büyük bir enkaz” var.
Kaldırılması çok ama çok zor…
Dahası bu yetmezmiş gibi üzerine bir de “yönetim krizi” eklendi.
Çözüm yeri genel kurul…
İlk belirlenen tarihte toplanamadı.
İkinci tarihte toplandı.
Toplanmasına toplandı da “krize çözüm” bulunamadı.
Ancak genel kurul kapatılmadı.
“Çözüm bulma olanağı var” denildiği için bir hafta ara verildi.
Dahası “çözüm ümidi oluştursun” diye bir tablo da oluşturuldu.
Peki ya sonrasında olanlar.
“Çözüm ümidini güçlendirecek” en küçük bir gelişme yok.
Gelişmeler tam aksi yönde…
Genel kurulda oluşturulan tablonun samimiyeti konusunda kuşkular vardı.
Kuşkular yersiz çıkmadı.
Bir kez toplanıldı.
Toplanılması ile dağılması bir oldu.
Arkasından da ortalık tam anlamıyla “toz duman” dedirtecek bir hale geldi.
Karşılıklı yöneltilen suçlamalar oldukça ağır…
Ortalığı saçılan “kirli çamaşırlar” oldukça fazla…
“Sürpriz” mi?
Kesinlikle hayır…
“Eskişehirspor’un ellerinden kurtarılması” gereken kişiler “kurtarıcı” olarak meydana çıktığında olacak olanlar belliydi.
Oldular da…
Bir hafta içerisinde yaşananlar son derece olumsuz… Aslında “çirkin” demek de yanlış olmaz.
Böylesi gelişmelerden sonra genel kurul bugün yeniden toplanacak.
Toplanacak da ne olacak?
“İyi şeyler olacak” demek olanaksız…
Yönetim krizinin çözüleceği yolunda en küçük bir belirti yok.
“Yönetim oluşmaz” değil… Şu veya bu şekilde bir yönetim oluşabilir.
Ancak bu koşullarda oluşacak bir yönetim için “krize çözüm” denilemez.
Krize çözüm bulunabilmesi için “sahaya inmesi” gerekenler belli…
Sıralamaya gerek yok.
Herkes tarafından biliniyorlar.
Bugüne kadar sahaya inmediler. Sahaya inmek şöyle durusun yakınından bile geçmediler.
Bugün gerekeni yaparlar mı?
Ne yazık ki “evet” demek olanaksız…
Aksini düşünmek hayalden de öte bir şey…
Öyle olmasına öyle de başka seçenek olmadığı için gerenin yapmaları hayal ediliyor işte…