Büyükşehir Belediye Başkanı günlerdir ver yansın ediyor.

Bu kez ağzından düşürmediği konu Aşağı Ilıca Köyü civarında yapılmakta olan gölet…

Yapımına yıllar önce başlandı.

Ancak tamamlanamadan çalışmalar durduruldu.

Nedeni de kesinleşmiş bir mahkeme kararı…

Büyükşehir Belediye Başkanı “Aşağı Ilıca Barajı 2012 yılında tamamlanacaktı. Ancak engellemeler ile karşılaştık. Bu baraj tamamlansaydı çeşmelerden Kalabak Suyu’na yakın kalitede su akacaktı” diyor.

Demesine diyor da dediklerinin gerçeğe uyan yanı yok.

Eskişehir 2’nci İdare Mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleştiği tarih 11 Mart 2014… Çalışmaların durdurulduğu tarih de bu…

Yani 2012 yılında tamamlanmasına engel olması söz konusu değil…

2012 yılında tamamlanmamasının nedenini bilemiyoruz…

“Bütçe yetersizliği”, “iş bilmezlik” falan filan olabilir.

Ancak “engelleme” gibi bir neden kesinlikle olamaz.

“İktidar engellemesi” diye bir şey de yok zaten…

Gölet yapımı için gerekli olan izni veren Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı…

O dönemdeki bakanın kim olduğunu bilemiyoruz.

Ancak Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekillerinden birisi olduğu kesin.

Zaten dava konusu da bakanlık tarafından “arazinin tarım dışı amaçla kullanılması izni…”

İptal edilen de o izin…

Doğal olarak dava sürecinde davalılardan birisi de Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı…

Eskişehir 2’nci İdare Mahkemesi tarafından verilen “iznin iptali” kararına itiraz edenlerden birisi de yine aynı bakanlık…

Bakanlık, Danıştay tarafından verilen karar için “kararın düzeltilmesi” talebinde de bulundu.

Süreci özetlersek…

Eskişehir Toprak Kurulu tarafından verilmeyen izni veren de, açılan davada davalı olan da, Eskişehir 2’nci İdare Mahkemesi verilen “iznin iptali” kararını Danıştay’a taşıyan da, Danıştay tarafından verilen kararla ilgili “kararın düzeltilmesi” talebinde bulunan da Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı…

Elbette ki, dava sürecindeki diğer davalı da ESKİ Genel Müdürlüğü…

Gölet yapımına başlanmasından çalışmaların yargı kararıyla düzeltilmesine kadar geçen sürecin özeti bu…

Süreçte “iktidar engellemesi” denilebilecek bir şey var mı?

Kesinlikle yok.

Tama aksine “destek var” denilebilir.

İyi de Büyükşehir Belediye Başkanı nasıl oluyor da “barajı 2012 yılında tamamlayacaktık ama engellemeler yüzünden tamamlayamadık” diyor?

Ne bilelim… Diyor işte…

Daha önce de belirttik… Gölet inşaatının mahkeme kararı ile durdurulduğu tarih 11 Mart 2014…

İnşaat çalışmalarının yeniden başlatıldığı tarih 2017 yılının Temmuz ayı sonları…

Aradan geçen süre 3 yıldan daha fazla…

Bu sürede yapılan bir şey yok.

Bir şey yapılmadığı gibi işin lafı bile edilmedi.

Ne “su krizi” dile getirildi ne de “engellendik” denildi.

Neyse…

Ortada Danıştay tarafından kesinleşmiş bir mahkeme kararı varken çalışmalarını yeniden başlatılması merak uyandırdı.

Soruldu da…

Okurlarımız anımsayacaklardır.

“Bu çalışmalar nasıl başladı” sorusu sütunlarımızdan da yöneltildi.

Sorulara verilmiş yanıt yok.

Bugün veryansın edenler ağızlarını açıp tek laf etmediler.

Şimdi anlaşılıyor ki Eskişehir Toprak Kurulu’ndan “arazinin tarım dışı amaçla kullanılması” izni alınmış.

Bu kararın yasallığı tartışmalı…

Onun için olsa gerek ki, bakanlıktan bir “uyarı” yazısı gelmiş.

Büyükşehir Belediye Başkanı’nın “engelleme” olarak gösterdiği işte bu yazı…

“Engelleyen” olarak verdiği bir isim yok.

Tarif ediyor.

Son çıktığı (daha doğrusu da yaptığı) TV programında tarifine yeni eklemeler yaptı.

“…Hatta öyle ki temel atılırken şimdi orayı durdurmak, geciktirmek niyetinde olan bugünün bir yerel siyasetçisi o tarihte iş makineleri varmış, onun temel atmasında da çalışmış. Hatta ‘ben de kullanırım’ diye binmiş kullanmış. İsmini vermiyorum tabi… Bunu ben de sonradan öğreniyorum…”

Eklemeli tarifi böyle…

“İsim vermiyorum” diyor.

Ağır suçlamalar yöneltiyor, deyim yerinde ise “Eskişehir düşmanı” ilan ediyor ama “isim” vermiyor.

Neden vermiyor ki?

Nedenini bilemiyoruz…

“Cevap hakkı doğmasın” diye olabilir.

O istediği kadar isim vermesin…

Yaptığı tariften kimi kastettiği belli…

Eskişehir Milletvekili Harun Karacan…

Onun “yerel siyasetçi” diye küçümsediğine bakmayın… Kendisi aynı zamanda Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcısı konumunda bulunuyor.

Harun Karacan, Büyükşehir Belediye Başkanı’nın tarifinden kendisini suçladığını anlamıyor mu?

Hiç anlamaz olur mu?

Elbette ki anlıyordur.

Ama nedense yanıt vermiyor.

“Üstüne alınmaz” gibi görünüyor.

Büyükşehir Belediye Başkanı’nın isim vermemesi ne kadar yanlış ise Harun Karacan’ın üstüne alınmaması da o kadar yanlış.

Doğrular yapılmadığı sürece olumlu sonuç alınabilir mi?

Elbette ki hayır… Alınmıyor da zaten…