AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Türk iş dünyasının temsilcileriyle bir araya gelerek istişarelerde bulunmak üzere Brüksel’de düzenlenen bir programa katıldı. Program sırasında gazeteci Cüneyt Özdemir’le de fotoğraf çektirdi. Bana sorarsanız, tartışmanın ilk düğümü tam da burada atıldı. Çok eleştiri alan bir gazeteci. Elbette bu fotoğrafın tek başına ne anlama geldiğini tartışabiliriz. Ancak asıl mesele, fotoğrafın ardından yaşananlar…
Gelelim asıl konuya.
Cüneyt Özdemir, söz konusu programın ardından bir video yayımladı.
Videoda kullandığı ifadeler kısa sürede gündem oldu.
Özdemir, konuşmasında bir iş insanına şehirlerinde fon konusunun konuşulup konuşulmadığını sorduğunu, aldığı cevabın ise şu minvalde olduğunu aktarıyordu:
“Biz aynı zamanda AK Parti il teşkilatındanız. Yok, bizim ilde fonun F’si bile konuşulmadı. Yani anlıyorsunuz değil mi, AK Parti’nin ne kadar da az güçlü olduğunu bizim şehirde…”
Bu sözler, doğal olarak Eskişehir ve Gürhan Albayrak üzerinden yorumlanmaya başladı.
Peki, gerçekten söylenmek istenen bu muydu?
Ben açıkçası bu sözlerde bir ironi ihtimali görüyorum.
“Bizim ilde fonun F’si bile konuşulmadı, anlayın artık AK Parti ne kadar az güçlü” ifadesi, bağlamına göre tam tersini ima eden, espriyle karışık bir gönderme de olabilir. Yani Eskişehir’de bu konunun gündeme bile gelmemesi üzerinden yapılan ironik bir anlatım…
Elbette konuşmanın tamamını görmeden kesin hüküm vermek doğru olmaz.
Ancak birkaç cümle üzerinden kesin sonuçlara ulaşmak da en az bunun kadar sorunlu.
Üstelik Gürhan Albayrak’ı tanıyanlar, onun zaman zaman esprili bir dille, lafı soktuğunu bilir.
Eğer konuşmadaki ifade gerçekten ironik bir anlam taşıyorsa, bunun Cüneyt Özdemir’e yönelik bir gönderme olabileceğini düşünmek de mümkün.
Fakat asıl dikkat çekici olan, videonun ardından yaşananlar.
Uzun bir videodan alınan bir bölümün kesilerek sosyal medyada dolaşıma sokulması ve sözlerin doğrudan Gürhan Albayrak’la ilişkilendirilmesi, insanın aklına bazı sorular getiriyor.
Bu görüntüler neden bu şekilde paylaşıldı?
Konuşmanın tamamı neden değil de özellikle bu bölüm öne çıkarıldı?
Ve en önemlisi, bu tartışmadan kim, ne elde etmek istiyor?
Burada bir başka ihtimal üzerinde de durmak gerekiyor.
Acaba Gürhan Albayrak’ı AK Parti Genel Merkezi nezdinde tartışmalı hâle getirmeyi, hakkında olumsuz bir algı oluşturmayı ve görevden alınmasının önünü açmayı amaçlayan bir girişim mi var?
Yaşananların bu ihtimalin sorgulanmasını gerektirdiği de açık.
Daha da düşündürücü olan, tartışmanın AK Parti teşkilatları içindeki yansımaları.
Bir teşkilatın mensupları, kendi il başkanlarıyla ilgili bir tartışmada önce olayın tamamını anlamaya, sözlerin bağlamını öğrenmeye ve gerçeği ortaya çıkarmaya çalışmaz mı?
Elbette eleştiri olabilir.
Yanlış varsa konuşulur, hata varsa sorgulanır.
Ancak eleştiriyle peşin hükmü, sorgulamayla siyasi hesaplaşmayı birbirine karıştırmamak gerekir.
Eğer ortada gerçekten bir algı operasyonu varsa, buna bilerek ya da bilmeyerek katkı sunanların dönüp kendilerine şu soruyu sorması gerekir.
Biz gerçeğin ortaya çıkmasına mı hizmet ediyoruz, yoksa başkalarının hazırladığı bir senaryonun parçası mı oluyoruz?
Gürhan Albayrak’ın bir açıklamasında, söz konusu kişinin kendisi olmadığını ifade etmiş.
Peki, konuşmanın kime ait olduğu, hangi ortamda yapıldığı ve sözlerin tam olarak ne anlama geldiği açıklığa kavuştu mu?
Bunlar netleşmeden tartışmayı kişiselleştirmek, gerçeği aramaktan çok hüküm vermeye benziyor.
Çünkü bazen mesele, bir kişinin ne söylediğinden çok, onun ne söylediğinin nasıl gösterildiğidir.
Bugün birkaç saniyelik bir görüntüyle bir siyasetçi hedef hâline getirilebilir.
Bir cümle bağlamından koparılabilir.
Bir ironi itiraf gibi sunulabilir.
Üstelik bütün bunlar, aynı siyasi yapının içinden gelen yorumlarla daha da büyütülebilir.
O hâlde sorulması gereken soru şu:
Gürhan Albayrak gerçekten bir hata mı yaptı, yoksa birileri onun hata yaptığını mı göstermek istiyor?
Bu sorunun cevabını vermek için öfkeye, dedikoduya ya da sosyal medyadaki peşin hükümlere değil, videonun tamamına, somut bilgilere ve sağduyuya ihtiyaç var.
Siyasette bazen insanı rakibinin attığı taş değil, kendi mahallesinden yükselen sesler yaralar.
Ama bir il başkanını birkaç saniyelik görüntüyle harcamaya kalkışanlar varsa, asıl sorgulanması gereken yalnızca o görüntü değil, o görüntünün arkasındaki niyettir.
Çünkü gerçek ortaya çıkmadan hüküm vermek kolaydır.
Zor olan, kendi mahallenden biri söz konusu olduğunda bile gerçeğin peşinden gidebilmektir