Sezonun 12 haftası geride kaldı.

Eskişehirspor oynadığı maçlardan 3’nü kazandı.

Geriye kalan 9 maçın 5’nde berabere kalırken 4 maçını da kaybetti.

Topladığı puan sayısı 14…

Ne yazık ki sahada topladığı puanlardan 3’ünü masada kaybetti.

Şu an 11 puanı var.

Sıralamadaki yeri de 12’nci sıra… Düşme hattının hemen üzeri…

Şu anki durumu için “iyi” demek olanaksız…

İşin doğrusu “kötü” sayılır.

Evet, kötü olmasına kötü de düzelmez değil…

Elbette ki düzelebilir.

Bu futbolcu kadrosu bu durumu düzeltebilir.

“Futbolcu kadrosu” deyince...

Balıkesir’i kendi sahasında yenmeyi başardı.

Bu koşullarda bunu başarmak mucize gibi bir şey…

Tüm futbolcuları kutlamak gerek…

Helal olsun onlara…

Böylesine “mucize” yaratan bir kadro bugün “kötü” olan durumu yarın “iyi” hale getirebilir.

Ancak, durumu “iyi” hale getirmek yalnızca futbolculara bağlı değil…

Saha dışı koşullar da son derece önemli…

Öylesine önemli ki, sahaya doğrudan yansır.

Saha dışı koşullar ortada…

“Kötü” tanımlaması yeterli olmaz…

Bir önceki yönetimden devir olan büyük bir enkaz var.

Kaldırmak da kolay değil…

Başkan Sinan Özeçoğlu “enkazı kaldırmak” için büyük çaba harcadı.

Ne yazık ki, kaldıramadı.

Kaldıramazdı da zaten…

Sonunda “benden buruyu kadar” dedi.

Büyük enkazın üzerine bir de “yönetim krizi” eklenmiş durumda…

Krizin çözüleceği yer belli… Kongre…

Bugün olağanüstü olarak toplanıyor.

Gerçekleşmesi için gerekli olan katlımın sağlanıp sağlanamayacağı belli değil… Büyük bir olasılıkla da sağlanmaz.

Hoş sağlansa ne olacak…

Krizin çözüleceği zemin olan kongrede “krize çözüm” bulunması olanaksız…

Aksinin olacağı yolunda en küçük bir gösterge yok.

“Krize çözüm” bulabilecek olanlar belli…

Daha önce de defalarca dile getirdik.

Listenin başında Büyükşehir Belediye Başkanı yer alıyor.

Hemen onun altında sıralananlar da milletvekilleri…

Kişisel düşünceleri şu veya bu olabilir.

Futboldan hiç anlamıyor olabilirler.

Futboldan anlasalar bile Eskişehirspor’u sevmeyebilirler de… Hatta başka bir takımı tutuyor da olabilirler.

Kişisel düşünceleri ne olursa olsun hiç önemli değil…

Bulundukları konumların getirdiği yükümlülükler var.

Eskişehir’e hizmet vermekle, sorunlarına çözüm bulmakla yükümlüler.

Eskişehirspor’un Eskişehir için taşıdığı önem tartışılabilir mi?

Elbette ki hayır…

Son derece önemli…

Eskişehirspor için “Eskişehir’in en büyük değerlerinden birisidir” deniliyor.

Gerçekten de öyle…

Konumları gereği Eskişehir’e karşı yükümlülükleri olanlar Eskişehirspor’a karşı kayıtsız kalabilirler mi?

Kesinlikle hayır…

Kişisel düşünceleri ne olursa olsun bugün bulundukları konumların gereği olarak Eskişehirspor’a kayıtsız kalamazlar.

İlgilenmeleri, dertlerine derman aramaları gerekir.

Aslında “gerekir” demek çok doğru değil…

Eskişehirspor’la ilgilenmek, dertlerine derman arayıp bulmak zorundalar.

Defalarca dile getirildi.

Getirilmesine getirildi de boşuna…

Seslenişler, “göreve davet” çağrıları hep karşılıksız kaldı.

Yükümlülüklerini yerine getirecekleri yolunda en küçük bir işaret yok.

Derde derman aramaları söz konusu değil…

Aramadıkları gibi niyetleri de yok.

İnanılmaz bir “vurdumduymazlık” içerisindeler.

Sanki “Eskişehirspor’dan bana ne” der gibiler.

Onlar böylesi bir tavır sergiledikten sonra kongrede “krize çözüm” bulunabilir mi?

Elbette ki hayır…

İsteriz ki, tavırlarını değiştirirler…

İstemesine istiyoruz da ümidimiz yok.

Keşke bizi yanıltsalar…

Yanıltsalar da Eskişehirspor’un derdine derman bulunsa…

Aksi takdirde olabilecekleri düşünmek bile insanı ürkütüyor.