Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Eskişehir Şube Başkanı Av. Oğuz Özdemir, konuğumuz oldu sorularımızı yanıtladı. Eskişehir'in sorunlarını değerlendiren MÜSİAD Eskişehir Şube Başkanı Av. Oğuz Özdemir, çözümün yalnızca Ankara'dan beklenemeyeceğini belirterek, “Ankara'dan sihirli bir değnek gelip bizim şehir içi yapılaşmamızı çözemez" diyerek kentin kendi sorunlarına sahip çıkması gerektiğini vurguladı.

Eskişehir avantajlı bir kent

2026 yılı bitmek üzere, iş insanları adına bu yılı nasıl değerlendirirsiniz, nasıl geçti?

Tabii ki Türkiye'nin genel ekonomisinden farklı değil. Eskişehir ekonomisi de aslında Türkiye'dekiyle paralel geçti. Eskişehir'in sadece buradaki avantajı gurbetçilerin buraya yaz aylarında çok sık gelmesi ekonomiyi biraz daha canlandırıyor. Bir de üniversite öğrencilerinin gelmesiyle bu hareketlilik biraz daha artıyor ve her geçen gün de iyiye gidecek diye düşünüyoruz.

Ama genel bir ekonomik daralma var, ekonomik sıkıntılar var. Bunlarda da şu dönemde, biz her üyemize daha dikkatli davranmasını, biraz daha ayağını yorganına göre uzatmasını tavsiye ediyoruz.

Eskişehir sanayisinin hala belli problemleri var

Yatırımcı açısından Eskişehir nasıl bir il sizce?

Yatırımcı açısından aslında Eskişehir hala potansiyelini tam olarak yakalayamamış bir şehir olarak görüyoruz. Eskişehir gerçekten hem bulunduğu konum itibariyle hem yetişmiş mavi yaka, beyaz yaka işçisiyle, aslında güzide sanayi şehirlerinden biri olması gereken bir şehir. Eskişehir bir kültür kenti, bir öğrenci kenti gibi görünse de, aslında Eskişehir'in sanayisi, havacılık sektörü olsun, beyaz eşya olsun, diğer sektörler olsun, aslında makine sektörü olabilir, plastik sektörü olabilir, bu sektörlerde de Türkiye'nin öncü bir şehri. Eskişehir ihracatta Türkiye'nin önde gelen şehirlerinden biri. Bu aslında Eskişehir sanayisinin gücünü gösteriyor. Ama tabii Eskişehir sanayisinin hala belli problemleri var. Serbest bölgenin olmaması, şu an hala bir tık Anadolu şehrine göre yatırım maliyetlerinin yüksek olması, birinci bölge olması sebebiyle bazı teşviklerin şehrimizde olmaması o potansiyelin tam olarak yakalanmasına engel oluyor. Yolların probleminin çözülememesi, URAYSİM’in hala bağlantısının tam olarak yapılmaması, bu potansiyellere Eskişehir’in ulaşamamasına sebep oluyor.

İnşallah bunlar da aşılırsa, hem liman bağlantısı, hem serbest bölge, hem de biraz daha OSB'deki yatırım alanlarının daha da artırılması, yeni iş alanlarının açılması, sadece büyük OSB değil, küçük ya da orta dediğimiz beş yüz, bin, bin beş yüz, iki bin metrekare kapalı alan işyerlerinin yapılması Eskişehir'in sanayisine katkı sunacaktır diye düşünüyoruz.

Bu şehir hala kısır döngülere maalesef kurban edilebiliyor

Eskişehir'in sorunlarının çözümü konusunda birlik ve beraberliğin sağlanabildiğini düşünüyor musunuz?

O konuda şöyle; sözde birlik ve beraberlik her zaman sağlanıyor ama gerçek anlamda bir birlik ve beraberliğin sağlandığını düşünmüyoruz. Bu şehir hala birtakım, kısır döngülere maalesef kurban ediliyor. Biz aslında Türkiye'de Eskişehir'deki hem iş insanlarının, hem odaların, hem belediyelerin hem siyasetçilerin, milletvekillerinin, il başkanlarının Eskişehir'in temel sorunlarında bir araya gelmesi gerektiğini düşünüyoruz. Yani bu konuda tam bir birliktelik maalesef sağlanamadı.

Belli başlı mücadeleler oluyor bununla alakalı. Girişimler de oluyor ama bu girişimler maalesef ya kısa süreli oluyor ya da sadece belli birkaç konuyla alakalı oluyor. Şehrin genel anlamında hala bir birliktelik sağlanamadı. Yani bugün şehrin imar problemleriyle alakalı maalesef bir birlik sağlanamıyor. Çevre yoluyla alakalı, Eskişehir'deki sıkıntılarla alakalı bir birlik sağlanamıyor. Eskişehir'in bu ülkedeki ekonomiden alması gereken pastadan bir pay var. Bu payın nasıl artırılacağıyla alakalı bir ortak akıl yürütülmüyor diye düşünüyoruz.

Bu işleri yapmak çok zor değil

Eskişehir'in en önemli sorunlarını sıralarsak; kentsel dönüşüm, çevre yolu, ulaşım, şehir içi ulaşım dersek bu sorunlarla ilgili herkes şunu söylüyor: "Bir masa etrafında oturulmalı, herkes fikrini söylemeli ve adım atılmalı” sizce bu neden gerçekleşemiyor?

Ben de aslında bunu merak ediyorum sizin gibi. Her zaman dile getiriyorum. Eskişehir'de inanılmaz bir imar problemi var. Hala belli başlı yerlerde kat artırımını veremiyoruz. Ada bazlı dönüşüm yapamıyoruz. Bu da Eskişehir'deki fiyatların sürekli artmasına sebebiyet veriyor. Aslında bu işleri yapmak çok zor bir şey değil. Yeni açtığımız alanlar var Eskişehir'de. Ticari alanlar yapmıyoruz. Bugün Aşağı Söğütönü komple baştan başa bir Atatürk Bulvarı olabilirdi. Yani hem aşağısı dükkan, yukarısı ticari, en azından ana arter üzeri. İnsanların şehir merkezine gelmesini engellememiz lazım. Bizim 71 Evler, Emek, Vadişehir, Batıkent, Söğütönü buradaki insanların orada ihtiyaçlarını görebilmesini sağlamamız lazım. Ama bununla alakalı yapılan imar düzenlemeleri bunlar düşünülmeden yapılıyor. Hala herkes şehir merkezine gelmeye çalışıyor. Niye? İhtiyaçlarını görmek için şehir merkezine gelmeleri gerekiyor. Biz bunu söylediğimiz zaman herkes hak veriyor ama olmuyor. Çevre yolu problemi… Eskişehir'de çevre yolu yapılsa da ben bu trafik sıkışıklığının gideceğini düşünmüyorum açıkçası. Osmangazi Üniversitesi'nde Rektör Hanım giriş çıkışları kapattı. Ben bir vatandaş olarak bu kararın arkasındayım. Bence çok doğru bir karar. Bir üniversitenin içi trafiğin rahatlatılması için kullanılmaz. Orada öğrenci var, hasta var, insanlar, öğrenciler oturacak, kalkacak, hasta yakınları oturacak, kalkacak. Ama orası bir kapandı, 25 dakika problem yaşıyoruz. Demek ki üniversite bütün yükü alıyormuş. Biz bunun yeni farkına vardık.

‘Mış’ gibi yapmak işte böyle bir şey…

Bu şehrin trafiğini çözebilecek düzenlemelere ihtiyacı var. Bugün mesela dernek binamıza gelirken park yeri arıyoruz. Bizim derneğimizin önüne bisiklet yolu yapıldı. Bisiklet yollarına karşı bir insan değilim. Ben kendim bisiklet kullanan bir insanım. Benim ofisimde iki tane elektrikli bisiklet var. Bir yerlere gideceğimiz zaman şehir içinde ben elektrikli bisiklet kullanan bir insanım.

Burada zaten trafik vardı. Buraya şimdi ben bakıyorum bazen, yirmi dakika bakalım hiç bisiklet geçmiyor. Yani hiç bisikletlinin geçmediği bir yerde biz yolu daralttık. Yani bisikletin çok kullanılabileceği yerlerde tamam ama yani yapmış olmuş gibi yapmak, ‘mış’ gibi yapmak işte böyle bir şey. ‘Mış’ gibi yapıyoruz, bu trafiği daha da karışık hale getiriyor. Bir de burası zaten çok yoğun, çok sıkışık bir yer. Şimdi burada mesela bisiklet yoluna ihtiyaç var mıydı? Bence yoktu. Ama bunun yerine belki altyapı çalışması yapılabilir, daha farklı şeyler yapılabilir. Bunlarla alakalı aslında çalışmak lazım. Bu da işte biraz dert edinmekle alakalı bir şey. Milletvekili şehrin problemlerini Ankara'da dertlenecek. Buradaki yerel belediye başkanları, siyasetçiler de şehrin buradaki problemiyle dertlenecek. Ama biz maalesef böyle bir dertlenmeyi göremiyoruz.

‘Nasıl olsa biz kazanıyoruz, hizmete gerek yok’ anlayışı mı var?

Böyle bir talep mi yok artık ya da ihtiyaç mı yok? Ya da ya nasıl olsa biz kazanıyoruz, hizmete mi gerek yok anlayışı var, onu ben bazen çok merak ediyorum. En basitinden bir imar problemiyle alakalı üyelerimiz "Başkanım altı ay oldu ruhsat alamadım" diyor. Altı ayda ruhsat nasıl alınmaz? Yani bu ne kadar sürebiliyor? Bu bir ay, iki aylık bir mesele.

Her gün boş yere giden bir yarım saati var herkesin

Sanayiyle alakalı da bin, bin beş yüz, iki bin kapalı alan orta büyüklükteki iş yerlerine hala ihtiyacı var bu şehrin ve bununla alakalı da bir düzenleme yapamıyoruz. Bunu anca kooperatifler yoluyla açmaya çalışıyorlar. Ama o şehrin baştan sona bir şey yapılması için ona göre planlanması lazım.

Her gün kırk bin kişiyi OSB’ye taşıyoruz, akşam da Eskişehir'e taşıyoruz. Ya bunu dağıtacağız, ya insanları artık yaşam alanlarıyla daha yakın yerlere bu işleri yapacağız. Bu problemleri bir şekilde çözmemiz lazım. Yani yazık günah hem milli servet her gün orada trafik kazası oluyor, boş yere yakılan benzin, mazot ve en önemlisi insanların vakti. Her gün boş yere giden bir yarım saati var herkesin. Gerekirse iki tane OSB kurulabilirdi Eskişehir'de. Türkiye'nin en büyük ikinci OSB'siyiz.

Ama neden bir tane OSB'miz var? Belki iki tane kurulup ya da işte sanayinin bir kısmını Tepebaşı'na taşınabilir. Ama şimdi yerleşim alanlarını bir yere yaptık, sanayiyi bir yere yaptık her gün taşımakla geçiyor.

Tabii çevre yolu bunun bir kısmını engeller ama tamamını da engelleyeceğini zannetmiyorum. Bunu yine şehrin kendi içinde bir çözüme kavuşturması lazım. Yani bunu kendi içinde bir çözüme kavuşturmazsa bu problem hala herkes tarafından dile getirilip ama çözülmeyen, yıllardır çözülmeyen bir problem olarak kalmaya devam eder.

Sorunları kendimiz çözmemiz lazım

Eskişehir'e sizce yeteri kadar yatırım yapılıyor mu? Ya da Eskişehir Ankara'ya sesini yeteri kadar duyurabiliyor mu?

Yatırımla alakalı ben çok fazla bir eksik görmüyorum. En önemli şey Eskişehir'de Eskişehirspor stadyumu var. Şehir Hastanesi var, hızlı treni var. Bir çevre yolunda yatırım olmadı ama o da hep dile getiriliyor. Çevre yolu bugün iktidar partisi de muhalefet partisi de zaten Eskişehir'de herkes dile getiriyor. Belki Gemlik liman bağlantı yolu sesimizi daha çok dile getirseydik, daha gür çıkarsaydık belki o problem çözülebilirdi. Ama genel anlamda ben şehrin kendi problemlerini kendinin çözmesine inanıyorum. Yani şu an Ankara'dan sihirli bir değnek gelip bizim şehir içi yapılaşmamızı çözemez ya da trafik problemimizi çözemez, trafik problemimizi çözemez. Onları bizim kendimizin çözmesi lazım. Kentsel dönüşüm de öyle. Bugün aslında çok zor değil. Yani bugün bu işi gerçekten bilen on tane müteahhite belki biz bu işi bıraksak, yani insanlar bazen düşünüyor ama müteahhit gözüyle bakmaktan bahsetmiyorum ben, tabii ki bir şehrin estetiği olacak. Sosyal alanı, yeşil alanı, yaşam alanları, ibadethanesi, okulu, sağlık alanı ama yani yapmak çok zor olmasa gerek. Bir sürü bilimsel olarak bu işi yapabilecek mimarlar var, şehir plancıları var. Onlardan güzel bir ekip kurup bu sorunların üstesinden gelinebilir.

Güzel bir şey yaptılar ama anlatamadılar

Yeşiltepe’de en son mesela gayet güzel bir şey yapmaya çalıştılar bence ama anlatamadılar. Yani o da ayrı bir şey. Aslında yapılmak istenen gayet güzel bir şeydi. Ama orada da işte diyalog eksikliği, insanlara bunun tam anlatılamaması, insanların neyle karşılaşacağını tam olarak bilmemesi ayrı bir problem oldu. İşte bazen de ne yaparsanız yapın biraz da anlatabilmeniz lazım.

Bir sürtüşmemiz, rekabetimiz olmuyor

MÜSİAD Eskişehir’in diğer kurum ve kuruluşlar ile ilişkileri nasıl? İşbirliği yaptığınız kuruluşlar var mı?

Kurumsal olarak öncelikle tabii ki bizim her kurum ve kuruluşla belli bir ilişkimiz olmak zorunda. Buna, ildeki milletvekilleri, il başkanları, belediye başkanları dahil. Tabii asıl bağımızda Eskişehir Sanayi Odası, Eskişehir Ticaret Odası, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi, Esnaf ve Sanatkarlar Odası gibi bizim sektörlerimizle bağlantılı ya da aynı amaç ve doğrultuda çalıştığımız kamu kurum ve kuruluşları oluyor. Onlarla gayet iyi ilişkilerimiz var. Onlar da biz de Eskişehir'in faydasına olabileceğine inandığımız şeyler yaptığımız için öyle bir sürtüşmemiz, rekabetimiz olmuyor. Sonuçta onlar da bizim gibi Eskişehir'in faydasına, ekonominin faydasına, şehrin ekonomisine katkı sunabileceğine inandığı projeleri hayata geçirmeye çalışıyorlar. Biz de aynı şeyleri yapıyoruz. Bunun dışında Eskişehir Valimiz sağ olsun bize kapısını her zaman açıyor. İl müdürlerimiz, bölge müdürlerimizle görüşüyoruz. Bu toplantılarımız da çok verimli geçiyor.

Son olarak okuyucularımıza ne söylemek istersiniz?

Teşekkür ediyorum öncelikle. Şehir Gazetesi ve siz gerçekten bizim her zaman ilgiyle takip ettiğimiz, yazılarını gerçekten önemsediğimiz bir gazetesiniz. Sizleri burada ağırlamaktan çok memnun olduk. Bu proje de çok güzel olmuş, ellerinize sağlık. İnşallah biz de güzel bir katkı sunabilmişizdir.